Turizm sektörü, Abdullah Öcalan'ın yakalanması ve global kriz ile yediği darbeyi atlatamadan, deprem felaketinden darbe yedi. İlk yarayı Abdullah Öcalan'ın yakalanmasını izleyen bir haftada, rezervasyon ve yurtdışı organizasyonlarının iyi olduğu dönemde yiyen sektör, global krizle müşteriyi Uzakdoğu ülkelerine kaptırdı. Umudunu eylül ayındaki son dakika satışlarına bağlayan turizmciler bu kez de depremle iş kaybedince kan kaybı önlenemez boyuta ulaştı.
TÜRSAB Genel Sekreteri Çetin Gürcün, depremin çok olumsuz etkileri olduğunu belirterek, "Hiç kimse sürekli sallanan bir ülkeye gelmek istemiyor. Ben de olsam gitmezdim" dedi. Gürcün, "Ekim ayında, sektörün içinde bulunduğu zor durumun tablosu ortaya çıkacak. Çok ciddi kan kayıpları olacak. Özellikle büyük firmalar bu krizden daha fazla yara alacak. Piyasadan silinenler olacak" diyerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Sektör, temmuz ile başlayan ağustos ve eylül ile devam eden yüksek bir sezon yaşar. Bu sezon bütün bir yıla bakar. Ama bu yıl bu aylar çok kötü geçti. Böyle bir kötü dönemi yaşayan sektörün yara almadan hayatta kalması mümkün mü? Sezonun kapandığı ekim ayında ayakta kalanlar ile batanlar belli olacak."
Turizmdeki sıkıntı, uçak bileti satmaya yetkisi olan seyahat acentalarının, bağlı oldukları kuruluşa borçlarını ödeyememesiyle de yeni bir boyut kazandı. Tekser Turizm Genel Müdürü Feyyaz Yalçın, bilet satmaya yetkili seyahat acentalarına lisans veren IATA'nın bu nedenle yaklaşık 20 acentanın lisansını elinden aldığını belirterek, "Büyük bir firmanın aylık 600-700 bin dolarlık IATA ödemesi olur. Çoğu ödeyemiyor" dedi.