|
|
A'dan Z'ye Esra
Öğle kuşağı programları arasında en uzun süreli olan ve en çok izlenen A'dan Z'ye programının yapımcısı ve sunucu Esra Ceyhan'ı en sevdiği yer olan kendi stüdyosunda konuk edip, sevdikleri üzerine konuştuk. Bu görüşme sonunda anladık ki Esra Ceyhan ekranda da görüldüğü gibi herkesi ve her şeyi, yani "tüm evreni" çok seviyor.
Özellikle kadınlar tarafından en çok izlenen programlar arasında yer alan A'dan Z'ye programını hazırlayan ve sunan Esra Ceyhan elde ettiği bu başarının insanları çok sevmesinden ve insanların bu sevgiyi hissetmelerinden kaynaklandığını düşünüyor. Sevdiği kadar sevildiğini, sevildiği kadar sevdiğini söylüyor.
"Yaradılmış olan her şeyi seviyorum"
Esra Ceyhan son derece sevgi dolu, durmadan sevgi üreten bir insan. Hatta ona kısaca "sevgi insanı" bile diyebiliriz.
"Hayatı çok seviyorum, insanları çok seviyorum. İnsanlara faydalı bir şeyler üretebilmenin hoş olduğunu düşünüyorum. Onun için de yaptığım programı çok seviyorum. Bence çok farklı bir program yapıyoruz; bütün varlığımla ve ruhumla içinde olduğum bir program çünkü. Ben insanları, evreni kısacası yaratılmış olan her şeyi çok seviyorum."
"Gece ikiden sonra eğlence olmaz"
En sevdiği mekânı konuşurken, evinden sonra en çok zamanının geçtiği yer olan stüdyosunu çok sevdiğinin altına çiziyor Ceyhan.
"Yalın, sade çizgilere sahip, iyi yemek yapan -özellikle sebze yemekleri-, insanları oturup iki laf konuşabildikleri yerleri seviyorum. Gürültülü, gümbürtülü yerlerden olabildiğinde uzak durmaya çalışıyorum. Ben gece ikiden sonra nasıl eğlenildiğini bilmiyorum. Ben eğlenemiyorum. Bana göre ertesi gün işi gücü olan, bir şeyler yaratmak zorunda olan hiçkimse de doğru düzgün eğlenemez."
Alışveriş canavarı
Esra Ceyhan hayatını yaptığı işe göre ayarlarken, yaptığı işe karşı olan sorumluluğunu sonuna kadar hissettiğini her fırsatta belli ediyor. Günlük program hazırlayan ve sunan bir kişinin, daha program biter bitmez yarını düşündüğünü, bunun için de işinin hayatının her alanında olduğunu söyleyen Esra Ceyhan, bulabildiği ender boş zamanlarda en çok alışveriş yapmayı ve kitap okumayı seviyor.
"Kendime ait zamanda sinemaya gitmekten çok hoşlanıyorum. Çok kitap okuyan bir insanım. İşe gelirken bile yolda mutlaka bir şeyler okurum. Bir de alışveriş yapmaktan büyük zevk alıyorum. Alışveriş yaparken deşarj oluyorum. Spor yapmaktan çok hoşlanıyorum. Yüzmeye çok hevesliyim ama saçlarım uzun olduğundan özellikle soğuk havalarda kendimi iyi koruyabileceğimden emin olamıyorum. Çok hassas bir bünyeye sahibim. İnsanların karşısına aksırarak, öksürerek çıkmak istemiyorum. Hatta daha kötüsü olabilir, hiç çıkamam ki bunu asla istemiyorum. Programla yaşıyorum. Her şeyim programla içiçe. Programdan çıkıp, hayatıma devam edeyim olmuyor. Her şeyimi ona göre ayarlıyorum. Bunun yanı sıra Neşe Erberk Ajansa kayıtlıyım, farklı gecelerde görev alabiliyorum, ya da farklı öneriler geliyor, bunları değerlendiriyorum."
İdealleri var
Bulunduğu yerden son derece memnun olmasına rağmen Esra'nın televizyonda yapmak istediği daha çok şey var. Günbegün bunları gerçekleştirme yolunda adım atıyor. "Programda yapmak istediklerimin tabii ki hepsini yapabilmiş değilim. İnsanlar yapmak istediklerinin hepsini, hiçbir yerde yapamazlar diye düşünüyorum. Ancak ben programla ilgili kafama koyduğum, hayata geçirmek istediğim her şeyi atv'de yapabiliyorum. Ben sadece kadınlara hitap etmiyorum. Erkekler de bizi seyrediyorlar. İzlenme oranlarımız çok iyi ama kafamda farklı düşünceler var. Sadece öğle kuşağında sınırlı kalmak istemiyorum. Ama ben öğle kuşağının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Benim bulunduğum yer çok değerli, çok saygı duyulacak bir yer ama daha yapmak istediğim çok şey var."
Kadınlar onu seviyor
Kadınlar hemcinslerini, hele ki göz önünde, hoş hemcinslerini, ufak çapta rakip olarak gördüklerinden mi nedir, pek fazla sevmezler. Ama pek çok kadın Esra Ceyhan'ı tüm bu özellikleri taşıdığı halde çok seviyor. Esra bunu cinsiyeti aşmalarından ve ondaki yapmacıksızlığı farketmelerinden kaynaklandığını söylüyor.
"Hoş oldu mu, birkaç bir şey bir arada oldu mu, kadınlar kadınları pek fazla çekemezler. Ama bizde durum çok farklı. Beni kadınlar da çok seviyor ve eşlerinin beni sevmeleri de hoşlarına gidiyor. Buna benim de şaşırdığım zamanlar oluyor. Ama sanırım aramızda ciddi bir güven oluşmuş durumda. Biz demek ki artık cinsiyet kavramını aşmışız. Ben bir kadınım, kadın olmaktan çok keyif alan ve zannediyorum ki bunu da yansıtan biriyim ama bu kimseyi rahatsız etmiyor."
Her şey planlı...
Son derece planlı ve düzenli bir hayat yaşayan Esra Ceyhan, çocukları sevdiğini ve planları arasına alırsa çocuk yapabileceğini söylüyor. Ama ona göre çocuk çok ama çok büyük bir sorumluluk...
"Çocuk yapmak büyük bir sorumluluk. Bu kadar iş varken, çocuk için daha erken. Çocuk yapmayı bir planlasam, 'şöyle yaparım, böyle yaparım, onun için şöyle zaman ayırırım' diyebildiğim an hemen yapabilirim. Planlı ve programlı bir insanım. Bir şeyleri iyi yapmak isteyen, planlı programlı olmak zorunda. Evimde de her şey inanılmaz düzenli olmak zorunda. Çekmecelerimden, eşyalarıma kadar her şey düzenli olmalı."
Özel hayatın özelliği
Kendinden bahsetmeyi sevmiyor Ceyhan. Öyle magazin sayfalarında falan da yer almıyor. Yakın zamana kadar evli olduğu bile bilinmiyordu. Çünkü o sorulmadan özel yaşantısıyla ilgi konuşmanın gereksiz olduğunu düşünüyor.
"Ben programımda ve konuşmalarımda çok alâkası yoksa hemen hiç kendi hayatımdan bahsetmem. Sorulmadan özel hayatım hakkında bir şey anlatmayı doğru bulmuyorum. Yapılan her türlü spekülasyona da açıklama yapmak yerine yorumsuz kalmayı tercih ediyorum.
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi... Esra Ceyhan için de bu söz geçerli... "Olmazsa olmaz olan en önemli şey sağlığım. İşim, sevdiklerim tabii ki. Beni seven insanlar olmazsa olmaz. Hatta o zaman ben olmam."
Öğrenmeyi seviyor
Sürekli okuyor ve araştırıyor Esra Ceyhan. Tabii hem yaptığı program hem de yaptığı hazırlıklar sayesinde her gün pek çok yeni şey öğreniyor. Bundan yüksünmediği gibi, öğrendiklerini hayatına geçirecek kadar da açık fikirli. "Her gün programdan ben de yeni bir şey öğreniyorum. Ve bunların bana çok faydası oluyor. Çünkü ben öğrendiğim şeyleri hayatıma uygulayan bir insanım. Kendimi bilmeye başladığım yaşlardan beri annemle ve babamla oturup, konuşanak, tartışarak doğruyu bulmayı öğrenmiş bir insanım. Hâlâ da bu alışkanlığım devam ediyor. Annemle babamla öğrendiklerimi paylaşırım."
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|