


Üç yazı, üç yanıt...
Sekreterim, "İstanbul Ülkü Ocakları'ndan arıyorlar" dedi, ben de "Bağla" dedim. Arayan kişiyle aramızda aynen şu diyalog geçti:
- Abla, sen şimdi bir yazı yazmışsın geçen gün. Şimdi bak, ben sana Ülkü Ocakları Başkanımın açıklamasını göndereceğim, anladın mı..
- Kiminle görüşüyorum?
- Ben Ülkü Ocakları basın sözcüsü (Adını söyledi ama hatırlamıyorum)... Bak şimdi abla.. Sen demişsin ki...
- Bir dakika. Ben konuşma tarzınızdan hiç hoşlanmadım.
- N'oldu abla?
- Ben sizin ablanız değilim, sizi tanımıyorum. Bu tarzda bir konuşmayı sürdüremem. Söyleyeceğiniz bir şey varsa, lütfen faks çekin.
- Tamam abla, anladın mı... Çekiyorum...
Kim olursa olsun, ilk kez sizi arayan ve böyle konuşan biriyle konuşur musunuz? Onu ciddiye alır mısınız? Anlaşılan MHP Başkanı Devlet Bahçeli'nin giyinme, konuşma talimatlarını pek kaale alan yok. Basın sözcüsü bile böyle konuşuyorsa, diğerlerinin vay haline...
Arkasından İstanbul Ülkü Ocakları'nın deprem faaliyet raporunu anlatan bir faks geldi. 150 kişilik ekiple yola çıkmışlar, arama-kurtarma çalışması yapmışlar, 21'i ceset, 3'ü sağ 24 kişiyi çıkarmışlar. Gıda, ilaç, temizlik maddesi yardımı da yapılıyormuş. Nedense ben şu bölüme takıldım: "Gölcük'e intikal eden grubun 10 tanesi ülkücü doktor, 3 tanesi ülkücü eczacıdır."
***
Bir iki gün sonra da MHP Milletvekili Melek Denli Karaca aradı. Sabah'ı ve benim yazılarımı severek okuduğu, bu nedenle kendisiyle ilgili eleştiri yazımın çıkmasına çok üzüldüğü girişinden sonra, "dönmelerle, yöre halkının ahlakının bozulduğuna dair" bir açıklama yapmadığını söyledi. Tabii benim gibi birinin, araştırma yapmadan yazı yazmayı beklemediğini de eklemeyi unutmadı. (Biliyorsunuz herkes gazeteciliği çok iyi biliyor ve bu konuda tüm gazetecilere ders vermeye hazırlar.) Araştırdığımı söyleyince, o muhabirin taraflı olduğunu belirterek, genel olarak ahlakın bozulmasından sözettiğini belirtti. "Müteahhitler çalıyor, ötekiler çırpıyor, ahlak tamamen gitti, manevi değerler yıkıldı", bunu demek istemiş...
***
TRT 1'de seyrettiğim "Hepsi Bir Düştü" adlı filmle ilgili de bir yanıt geldi. Elektronik posta kutumda buldum, kısa ve çok nazik bir nottu. "Sayın Güler, yazmış olduğunuz 'Her şey bir düştü' adlı TRT filmi ile ilgili güzel yazınız bizi çok mutlu etti. Çok kanallı televizyon yayınlarında dikkatinizi çeken ve beğeninizi kazanan bu filmin yönetmeni olarak, TRT ve kendi adıma size teşekkür etmek istedim. Fide Motan."
Üstelik ben kendisinden sözetmemiştim...
e-mail: sguler@sabah.com.tr