Deprem konusunda gerçekten uzman kime, "İzmit Bölgesi'nde deprem bekleniyor muydu" diye sorsanız (ki bu sorular canlı yayınlarda soruldu) cevap "Evet" (ki bu cevaplar canlı yayınlarda verildi).
Peki ilgililer bilgilendirilmiş miydi?
Cevap; "Evet"
"Tüpraş tesisinin böylesi bir deprem bölgesine yapılması sakıncalı" denildi mi?
Cevap; "Evet"
"İstanbul'da böylesi şiddetli bir deprem olacak mı?"
Cevap; "Evet. Evet. Evet!"
İzmit için yapılan uyarılara kulak asılmadığı sonuçtan belli!
İstanbul için iş başa düşecek, herkes kendi evinin, oturduğu bölgenin sağlamlığına bakacak.
Çünkü bina sağlam değilse tercihan deprem sizin başınıza yıkmadan sizin yıkıp yeniden yapmanız (veya taşınmanız) gerekecek.
İstanbul için işin önlem kısmı sürüyor.
İşin -maalesef- işten geçtiği deprem bölgesinde, yara sarma işlemleri ne durumda diye merak edecek olursanız, bugün yarın bilgi alacakmışız.
Devletimiz yara sarma çalışmaları koordinasyon masası görevi yapan, Başbakanlığa bağlı Kriz Masası'nın başı Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Şaar'ı arayıp sordum...
"Neler yapıldı, bir listesini verseniz" diye!
Önce "Çok şey var listelere sığmaz" dendi.
"En önemli çalışmaları başlıklar halinde sıralayıp kısa listeye indirgeseniz" dedik...
O da olurmuş da...
Bir rapor hazırlamışlar, önce siyasi irade görecek ondan sonra basına verilebilecekmiş.
Bugün Başbakanlığa çıkan rapor öğleden sonra basına ulaşacak dendi.
Onun için sabırla bekliyoruz!
Umarız "siyasi iradenin" basından evvel görmesi, yaraların bir an evvel sarılmasında çok önemli bir unsur olur da bu kez işe yarar!
(Özel istek... Basınla ilişkilerde Milli Savunma Bakanlığı modeli her birimce örnek alınsa gerçekten faydalı olacak. Telefon edin, Türkiye'nin savunma projelerini isteyin, en geç 10 dakika içinde fakslıyorlar.)
Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Bağcılar, Bahçelievler, Zeytinburnu, Fatih, Kadıköy, Maltepe, Kartal ve Pendik bölgesinde senaryo depremde çok katlı orta yükseklikte betonarme binalardan ortalama yüzde 50'sinin yıkılacağı veya tekrar kullanılamayacak derecede zarar göreceği...
Bayrampaşa, Eyüp, Beyoğlu, Beşiktaş, Üsküdar ve Ümraniye bölgelerinde bu oranın yüzde 22 olması...
Ve Kağıthane, Sarıyer ve Beykoz'da ise yüzde 9 olması bekleniyor.
Yani bu bölgelerde oturanlar riskli bölgelerde ve risk faktörleri de yıkılması beklenen bina yüzdesi olarak yukarıda belirtiliyor.
Kimse tedbir almazsa, en azından içinde oturanlar bu hususta bilgi sahibi olsun diye düşünmek herhalde "Panik yaratmak" kapsamına girmez!
Bilinen gerçekleri kulakardı ettik, başımıza ne geldiğini çok acı bir tecrübe olarak biliyoruz.