kapat

10.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Sibirya çadırı

Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan dün sabah makam odasına girdi... Daha koltuğuna oturmadan telefonu çevirdi:

- Durum nedir?

"Karşı taraf" rapor verdi:

- Saat 04.32'de... Dört nokta altı şiddetinde... İstanbul'da...

Hüsamettin Özkan sonra "başka bir numarayı" çevirdi:

- Durum nedir?

"Karşı taraf" başladı anlatmaya:

- Amerika'dan... Atlanta'dan yardım gelecek... Diyorlar ki... 1.800 adet su arıtma cihazı... Altı bin litrelik... Ayrıca, şu, şu, şu malzemeler... Ve üç milyon dolar da para... Ancak bir sorun var.

- Ne sorunu?

- Efendim, diyorlar ki, Kızılay'a göndermeyiz.

Hüsamettin Bey sinirlendi:

- Nasıl olur?.. Koskoca Kızılay.

- Efendim, biz de söyledik... Ama sonuç alamadık... Diyorlar ki, "Yardım malzemeleri hazır... Bize Kızılay dışında bir adres gösterin."

Başbakan Yardımcısı Özkan "ahlayıp, puflayarak Kızılay dışında bir "adres" söyledi:

- Başbakanlık Kriz Merkezi'ne göndersinler.

***

Odada DSP Genel Sekreteri, Ankara Milletvekili Zeki Sezer de vardı.

Hüsamettin Bey:

- Kızılay, bizim Kızılayımız.

Zeki Sezer:

- Yıkmak kolay, yapmak zor... Kızılay yara almamalı.

"Söylenenler" doğru.

Kızılay'ı ne atabiliriz, ne satabiliriz.

Ama Kızılay'ın "ağır biçimde yara aldığı" da ortada.

Kızılay ne yapıp, yapmalı, hızla "yeniden yapılanmalı."

***

Hüsamettin Bey yine "bir yeri" çevirdi:

- Durum nedir? Rusya'dan haber var mı?

"Karşı taraf" bir şeyler anlattı.

Başbakan Yardımcısı:

- Kış şartlarına dayanıklı olacak... Sibirya'da kullandıkları çadırlardan... Hemen... Gecikmeden... Ne kadar çok olursa, o kadar iyi... Rusya ile görüşmeleri sürdürün...

***

Prefabrik ev yapılacak...

Yarım kalmış kooperatif inşaatları hızla tamamlanacak.

Ama bütün bu önlemlere rağmen pek çok kişi, "kışı, çadırda geçirecek."

Hükümet şimdi "Kardan... Yağmurdan... Ağır kış şartlarından" etkilenmeyecek "Sibirya çadırı" getirecek.

***

Özkan yine telefonu çeviriyor:

- Rapor gönderiliyor mu?

- Düzenli olarak efendim... Ve gizli.

Demirel'e ve Ecevit'e her gün "gizli" damgalı rapor gidiyor.

Başlığı:

- Durum Değerlendirme Raporu.

***

Bölge acaba "tek bir otoriteye" bağlansaydı...

Doğru olmaz mıydı?

Hükümet "bunu" düşünmüş.

"Deprem Bölge Valiliği" kurmayı.

Ama sonra "Uygun görülmemiş... Vazgeçilmiş."

Hüsamettin Bey'in "çalışması" sürüyor.

Bölgede... Özellikle de Adapazarı'nda bazı "uygunsuz işler" var.

Felaketten çıkar sağlamak... Karambolden yararlanmak... Yardım malzemesini çalmak isteyenler gibi.

"İçişleri"ne haber veriliyor.

Valiler uyarılıyor.

***

Devlet, elinden geleni yapıyor.

Ama "yetmiyor."

Zira "olay çok büyük."

Özkan diyor ki "Bakanlar Kurulu'nu bekle."

Bakanlar Kurulu'nun bugün yapacağı toplantı çok önemli.

Dün... Bütün gün "bugün için" hazırlık yapılıyordu.

Özkan:

- Getireceğimiz tedbirlerin ana felsefesi şu... Deprem bölgesindeki insan "Bugün, dünden daha iyi... Yarın, bugünden daha iyi olacak" diyebilmeli.

***

Ve saat 11.15...

Bakan'a "son rapor" geliyor:

- Efendim... Yine deprem... Gökçeada... şiddeti beş nokta...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır