


"Ulan" demenin işkencecesi!..
(Bu yazı deprem arefesi yazılmıştı..
Zeynep Atikkan'ın Hürriyet'te "İşkence 'Ulan' ile başlar" başlığı ile çıkan yazısı üzerine.. Gündem hızla değişince ertelendi, ama güncelliği yitmedi.
İnsanlar yaşadıkça da yitmeyecek..)
Hayır hayır.. Geri kalmış ülkelerden değil, faşist-komünist diktatörlüklerden de değil, Fransa, Almanya, İtalya, İngiltere, Amerika gibi uygar ülkelerden söz ediyorum..
Fransa'yı en başa koydum.. Çünkü İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini onlar yazdılar..
Siz hiç Fransa'da polisin eline düştünüz mü?..
Ben düşmedim, ama düşen biri konuştum.. Cani, falan değil.. Maçta taşkınlık yapmış diye alıp götürmüşler.. 24 saat..
Şimdi maç lafı duymak istemiyor, taşkınlığı geçin..
Düşünün o 24 saati..
St.Tropez dönüşü Nice havaalanında Gencay Çakıcı'ya rastladım. "Ağabeyimn dilekçe verdi" dedi.. "Beni Türkiye'ye iade edin, diye.."
Yakalandığı zaman dava üstüne dava açan, "Beni asacaklar, sakın iade etmeyin" diye Fransa'nın en pahalı avukatlarını tutan Alaattin Çakıcı şimdi Türkiye'ye dönebilmek için can atıyor..
"Neden" dedim Gencay'a..
"Hıncal ağbi bilemezsin, çektiği işkenceyi.. İki metre kare bir hücrede kapalı.. Ben kardeşi dahil, ancak polisin izin verdikleri ile görüşebiliyor.. Günde 10 dakika volta atmaya bile bırakmıyorlar. Ölecek hücrede.. Türkiye'ye dönebilmek için can atıyor.."
Hasan Pulur anlatsın size insan haklarını.. Üstelik ne şüphe var, ne ihbar.. Üstelik Almanya'nın en prestijli firması BMW'nin konuğu olarak geliyor Münih'e.. BMW'nin adamları kapıda karşılamış, "Bizim konuklarımız" demişler.. Umurunda değil Alman polisinin.. Girişte kelle sayıyorlar.. 50 mi, 100 mü, kime denk gelirse sayıyor, alıyorlar içeriye.. Çırılçıplak soyarak arıyorlar.. BMW'nin davetlisi, Türkiye'nin en saygın gazetecisi, ola ki Almanya'ya eroin soka..
Şimdi benim "Demokrat" entellerim bunları bilmez mi?..
Bilirler.. Bu insan haklarının en tepedeki savunucuları da polislerin nasıl çalıştığını benden iyi bilirler de, gene de "Öyle bir yasa çıkarın ki 'Ulan' demek bile işkence olsun" derler..
İstedikleri, polisin elini kolunu iyice bağlamaktır.. CMUK yetmedi, bu ülkedeki tüm köpekleri salıverip tüm taşları bağlamaya.. Şimdi bir de polisi fiilen yok edecek yasa istiyorlar ki, Türkiye soygun, gasp, cinayet ve hepsinden önemlisi terör cenneti haline gelsin..
Siz bu ülkede, işini yapmadı, herhangi bir suçu faili meçhul bıraktı diye ceza alan polis duydunuz mu?..
Tek örneği yoktur.. Ne gelirse işini yapanın başına gelir..
Şimdi bir de böyle "Ulan" yasası çıkarırsan eğer, polis elini sürer mi?..
"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.."
İşte size bir sahne..
Polis istihbaratı haberi getirmiş.
İstanbul'un çok önemli ve çok kalabalık bir yerinde saat 17.00 de bomba patlayacak.. Ak Merkez mi?.. Conrad Oteli mi?.. Ortaköy meydanı mı, belli değil.
Bombayı koyacak iki kişilik ekipten birini yakalamışsınız.. İçeri almışsınız..
Sahneye bakın?..
Saat 16.30.. Artık her saniye kıymetli..
"Benim sevgili terörist kardeşim.. Çay mı, kahve mi?.. Şurdan bir de sigara yak.. Puro mu içersin?.. Bir dakika bizim müdürde Cohiba bulunur bazan, hemen haber salayım yollasın bir tane.. İstersen bir tek de at.. Ama fazla vermem.. İçki içirip sarhoş etmem de işkence mişkence sayılır ne me lazım?..
Sandalyen çok mu sert?.. Popon mu acıdı?.. Dur bir koltuk çekeyim altına..
Hava sıcak.. İstersen bir duş al, serinle, daha rahat konuşuruz Sevgili terörist kardeşim benim.."
Bu arada saat 17.00.. Boooom.. 68 ölü, 297 yaralı..
Olsun.. Maksat insan hakları..
Peki ama ölenler insan değil mi?..
Hayır..
Bu ülkede sadece suçlular insan muamelesi görmeye layıktır. Onun kılına zarar gelmemesi için yüzlerce insanın yok olması, bu ülkenin insan haklarına ne kadar bağlı olduğunun göstergesidir. Onurudur..
***
"İşkence 'Ulan'la başlar" diyen Sevgili Zeynep Atikkan kardeşime, hep verdiğim bir örneği sunmak isterim..
Bir an, bir an için düşünsün..
5 yaşındaki şeker hastası çocuğu kaçırıldı. Akşama insülini yapılmazsa ölecek. Polis şebeke elemanlarından birini yakaladı.. Sorguda kendisi de var..
Polis, anlattığım çay kahve edebiyatı ile adamla insan insan konuşuyor ve bu arada bebeği her an ölüme yaklaşıyor..
O adamı değil, o polisi ne yapardın Zeynep?..
Bana değil, kendine yanıt ver..
Televizyona çıkıp, bebeğini kaçıranı ihbar edene 1 milyon dolar vaad etmen de işkence olmaz mı, çocuk kaçırıcısına.. Etrafındaki herkesten ve herşeyden şüphe ederek yaşayacak, zavallıcık.. Strese bak.. Ruh sağlığı bozulur vallahi.. Dayaktan beter olur..
***
Tabii İşkence insanlık dışı birşey.. Tabii yapılmamalı.. Ama "Yapmayacağız" derken ipin ucunu kaçırmamak, polisin elini kolunu yasal bir tehditle bağlamamak gerek..
İnsanlıktan zerre nasip almamış canilerin hakları uğruna, masum insanları kurban etmek diye bir düşünce olabilir mi?..
Zeynep, kendi gazetende bugüne dek Apo için neler yazıldı, ne sıfatlar kullanıldı bir düşünsene..
Mesela İngiliz basını kendi IRA teröristlerinden "Mr." diye bahsederken üstelik..
Hürriyet'in ve tüm medyanın cezası henüz kesinleşmemiş Bay Öcalan'a hergün nasıl işkence(!) ettiğinin farkında değil misin?..
Niye onu da yazmıyorsun?..
Apo insan değil mi?.. Nerde onun hakları, benim demokrat kardeşim!..
SEVDİĞİM LAFLAR
"Doğru yolda bile olsanız, eğer oturursanız, sizi ezip geçerler.
Will Rogers (1879-1935)
944 kilometre!..
944 kilometre.. İstanbul'dan Ankara'ya kara yolu ile gidiyor, geri dönüyorsunuz.. Devam edip Edirne'ye varıyorsunuz..
Mesafe bu..
Doğduğunuz anda üretmeye başlıyorsunuz.. Hayat boyu ürettiklerinizi yolun kenarına serseniz mesafe işte bu olacak..
Tabii bu normal insanlar için.. Bize göre değil..
Anladınız herhalde..
Saç..
Normal insan kafası hayat boyu 994 kilometre saç üretirmiş.. Daha doğrusu üretmeliymiş..
Biz 100 metreye razıydık!..
Merhemimiz olsaydı, yani!.
BİZİM DUVAR
Yaralar sarılacaktır.. Devlet büyüktür.. Önlemler en kısa sürede alınacaktır.."
İşinizi yapmıyorsunuz bari kaseti değiştirin hiç değilse.. Her afette aynı teraneden bıktık.
Hakan / Utku
Üç rahibe günün birinde bir defalık şeytanlık yapmaya karar vermişler. Yaptıklarını da birbirlerine anlatacaklarmış.
Bir hafta sonra buluşmuşlar..
Birinci rahibe şeytanlığını anlatmış: "Ben baş rahibin yatağının başına bir prezervatif koydum.." İkinci: "Aaa" demiş.. Sen mi koymuştun onu.. Ben de iğne ile delikler açtım üzerinde.."
Üçüncü rahibe bayılmış!..
Neymiş, neymiş!..
Floridalı genç kızın internet aracılığı ile açık arttırmaya çıkardığı şeyi okuyanlar, ne yapacaklarını şaşırdılar..
Şaka mı, ciddi mi, tartışmaları yapılırken, İnternet polisi (!) olaya el koydu ve satış duyurusu ekranlardan kayboldu.
Genç kız bekaretini en fazla arttırana verecekti!..