


Tek katlı ve bahçe içinde...
İzmit/Gölcük...
Felaketin tüm sonuçları, sadece müteahhit Veli Göçer'in, Veli Göçer tipi müteahhitlere yapı ruhsatı verenlerin, dinozorlaşmış Kızılay'ın, projelere uygundur diye mühür basan fakat yapıyı hiç kontrol etmeyen rüşvete batmış belediyelerin, bölgesinin lider devleti olmaya soyunmuş fakat bir deprem köpeği bile eğitememiş sivil savunmanın, deprem olduğu gece Afet İşleri'ni harekete geçirmeyi ve askeri devreye sokmayı unutan şaşkın hükümetin değil kuşkusuz... Bu felaket 50 yıllık erozyonun sonucu...
50 yıllık oportünizm...
Fırsatçılık, avantacılık...
Bu felaketi hazırladı...
Otomobilden hiç inmeden İzmit'den Gölcük'e doğru geçtiğimiz şu yerlere bakıyorum... Buraları 1980 öncesi tamamen bağlık, bahçelik, fındıklık, elmalıktı...
Döngel...
Bahçecik...
Yeniköy...
İhsaniye...
Değirmendere...
Tütünçiftlik... Gölcük....
Yalova... İzmit'te Mahle Piston Fabrikası ile Seka'nın güneyinde kalan bölge ve İzmit Cumhuriyet mahallesi, Mehmet Ali Paşa mahallesi, 42 Evler, Derince'de 62 Evler, E-5'in sağlı sollu çevresi... Deprem en çok buralarda yıkım yarattı. Buralarda 1984 öncesi tek bir yapılaşmaya izin dahi yoktu. 1984 yılında Turgut Özal, başbakan seçilebilmek için imar affı sözü verip affı da çıkartınca Türkiye'nin en yoğun yapılaşma merkezi bu bölgeler oldu.
En yüksek ölüm bu bölgede...
10 bin kişi öldü...
Deprem gören 8 kentte toplam ölü 25 bin tahmin ediliyor. Fakat sadece İzmit, Gölcük, Yalova'da 10 bin kişi öldü... Değirmendere Belediyesi'nin 5 katlı oteli dahil yüzlerce bina Körfez'in sularına gömülmüş yatıyor. Buradakilerin bana anlatıkları doğruysa, Körfez'in şimdi ölüm kokan sularında en az 2 bin ceset İstanbul kıyılarına doğru geliyor.
***
Turgut Özal'ın affı...
Diğerlerinin onu izlemesi...
Af çıkartarak toplumu hizmet ettiğini sananların bilime, akla sırtını dönmesi...
Fırsatçılık, rüşvet...
Ve bu fırsatçılığa sarılıp kötü kentleşmeyi kalkınma zanneden ve altı çürük zeminde apartman, kat, dükkan, kooperatif evi, deniz kıyısı villası sahip olmayı zenginleşme sayan halkın da bu felaketin sonuçlarında payı var. İzmit ve Gölcük'de de tıpkı Adapazarı'nda olduğu gibi deprem son 30 yılda zenginleşmiş olanları ve yüksek gelir gruplarını vurmuş. Bölgenin apartmana, kata yatırım yapmış 30 yıllık birikimi 45 saniyede beton molozuna dönüşmüş.
İzmit'te, Gölcük'te duydum...
200 bin insan göç etmiş...
1 milyon insan da şehrin parklarında, cami önlerinde, caddelerinde, yıkılmış yok olmuş evlerin yanıbaşında çadırlar kurmuş yaşıyor. Evleri az hasarlı olanlar bile korkudan ve psikolojik çöküntüden ötürü evlerine girip uyumuyorlar.
Bu felaketten ders çıkıyor mu?
Evet çıkıyor...
İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen'in söylediğine göre, Vali'nin başkanlığında bölgenin 45 belediyesi biraraya gelmiş. Zemini sağlam yeni yerleşim alanları saptanmış. Buralarda 400 metrekare bahçe içinde tek kat evler öneriyorlar.
Filmlerde görüyoruz...
ABD, Avrupa evleri gibi...
400 metrekare bahçe içinde 1 kat, 1.5 kat damında demir filiz olmayan, yanından bir kaçak ilave çıkmayan, balkonunu kapatıp mekan genişletmeyen bir yeni yapı türü öneriliyor. Adapazarı dahil 2,5 milyon insan bu bölgeyi terk edip, dağa çıkamayacağına göre, bahçe içinde tek katlı evlerde yaşamayı kabul edecek...
***
Deprem bölgesinden yükselen...
Diğer öneriler de var...
Okullar, ekimde açılsın...
Depremde zarar görmüş, evi yıkılmış vatandaşın önüne seçenekler konulsun. Örneğin ayda 100 ile 150 milyon lira arasında kira yardımı yapılsın. Bölgeye bağımlı olmak durumunda olmayan vatandaş Türkiye'nin neresine istiyorsa oraya gitsin. Zemini sağlam yeni yerleşim yerleri tespit edilince vatandaşa yapılacak evin projesi verilsin... 85 metrekare ya da 100 metrekare sosyal konuta harcanacak para dolar üzerinden vatandaşa ödensin, vatandaş isterse gitsin evini kendisi yapsın.
Bu bölgede çok emekli var. Çok da kiracı var. Emekliler, bu bölgeden gitmek isteyebilirler. Kirada oturan ve depremle oturdukları apartmanlar yıkılmış olan kiracılara ise 20 yıl vadeli sıfır faizli konut kredisi verilebilir.
Yarın: Sanayi büyük darbe yedi...