kapat

10.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Tarih ve gelecek

Türkiye ve Yunanistan'ı doğa birbirine yaklaştırıyor. İster ilâhi ister doğal bir uyarı deyin. Ve toplumlar gereken mesajı alıyor..

Marmara depreminden üç hafta sonra Atina felâketi yaşadı.

Dün Çanakkale ve çevresi 5.1 şiddetinde bir depremle sarsıldı.

Büyük depremle oluşan kırılmadan etkilenen jeolojik yapı yerine oturana kadar aynı kaderi paylaşmaya devam edeceğiz.

Korkunun terbiye edici etkisi mi, yardımlaşma duygusunun faziletli dayanışması mı; ne derseniz deyin, göz yaşartıcı şeyler oluyor.

Kıtaları birbirine iten güç, insanları da birleştiriyor.

AKUT, iki halk arasında oluşan gönül köprüsünün Türkiye ayağını inşa ediyor. Yunan ekibi Marmara depreminde görevini yapmıştı.

Yunan gazeteleri "Biz yaşamın dilini konuşuyoruz, politika politikacıların işi" diyen Türk ekibinin, Yunanlı askerlerle birlikte verdikleri çabanın, Yunan halkının hafızasından asla silinmeyeceğini yazdılar.

Ankara'daki Yunanistan Büyükelçiliği'ne dün meslek sahibi bir Türk genci gitti.

Bilgisayarcı Aydın Türkgücü'nün elinde Atina'daki depremzedelere ulaştırılmak üzere vermek istediği 100 milyon lira ve duygularını döktüğü bir mektup vardı..

Mektupta, iki kutsal kitaptan iki alıntı:

"Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır." (Kur'an-ı Kerim)

"Komşunu kendin gibi seveceksin." (İncil)

Ve iyi dilekler:

"Yaradana giden yol evrensellikten geçer.. Maddi ve manevi varlığımızla yanınızdayız. Beraber yaşadığımız acılarımızdan sonra beraber yaşayacağımız mutluluklarımızı paylaşmayı diliyorum.."

Siyasetin buzlarını deprem kıramaz.

Ama dostluğun sıcaklığı eritir.

Türk ve Yunan halkları hep savaşların tarihini yazdı ve yaşadı.

Artık geçmişin ve depremin enkazından geleceğin kardeşliğini çıkarıyorlar.

Züğürt toprak ağası
Dünya Bankası'na göre "bedelli askerlik"ten gelecek para, depremin yaralarını sarmaya yetmeyecek..

Büyük dış yardım gelecek ama Türkiye'nin yeni iç kaynak yaratması da beklenecek.

Dileriz hükümet, yeniden vergi salma yanlışını tekrarlamadan önce, iş dünyasının yaratıcı yeteneğine başvurmayı bu kez ihmal etmez.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan "100 milyar dolalık bir hazine"yi işaret etti.

"İstanbul'da 7 milyon bina var, yüzde 70'i kaçak. Devlet 'Bana arsa payımı ver, ben de sana ruhsat vereyim' dese olağanüstü gelir rakamlarına ulaşılır. Devlet bugün buralara hizmet götürüyor ama vergi alamıyor. Bedelini bizler ödüyoruz.."

Gerçekten de devlet toprak ağası gibi..

Ama topraklarını değerlendiremeyen bir züğürt ağa.. Toprağını vatandaşın yararına sunmuyor, kaçağı, işgali tahrik ediyor ve güvenliğini, estetiğini denetleyemediği gibi vergi de alamıyor. Ufuksuzluğunun cezasını, kaydına aldığı bir avuç vergi mükellefinden çıkarıyor.

Çağlayan'ın altında susuzluk çekmek bu..

Hükümet, Çağlayan'ın önerisini ciddi olarak ele almalı.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır