|
|
Biraz ses ver
Enkaz altını telsizle dinleyen Emre Ayan Atina'da 2 kişinin kurtulmasını sağladı
Ali ÖZLÜER (SHA)
Adana Depremi ile adlarını duyurmaya başladılar, ardından Marmara Depremi'nde onlarca can kurtararak gönülleri fethettiler. Ondan sonra da Atina geldi. Türkiye'nin dostluk eli oldular, yardıma koştular.
AKUT adını artık suyun öbür yanındaki komşular da biliyor. Onları kendi ekipleriyle birlikte, yakınlarını, canlarını enkaz altından çıkartmak için canla başla çalışırken görüyorlar ve onlara teşekkür ediyorlar.
İşte o AKUT'u tamamı gönüllülerden oluşan, kendini hayat kurtarmaya adamış insanlar oluşturuyor. Günlerce İzmit'te, Gölcük'te, Adapazarı'nda enkazların başında çalıştıktan sonra "dinlenmeyi" düşünmeyen insanlar.
Emre Ayan da onlardan biri. Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nde okuyor. O, AKUT'un sessiz kahramanı. Çünkü işi dinlemek ve gözlemek... Arama kurtarma çalışmaları sırasında yapılması gereken tüm teknik işlemlerden sorumlu.
Karanlığa sorular
Emre'nin işi enkaz başında telsiz dinlemek. Beton yığınlarının arasında canlı olup olmadığını anlamak için. "Sesimi duyan var mı?", "Duyuyorsan ses ver, duvara vur", "Neredesiniz?"... İşte Emre Ayan hep bu soruları soruyor karanlığa doğru. Sonra tekrar ölümcül sessizliğe döndürüyor çevredekileri ve tekrar tekrar dinliyor.
Sonra duyduğu iniltileri, nefes alış verişleri, tıkırtıları anlatıyor arkadaşlarına. Enkaz altındakinin yerini tarif ediyor ve böylece kurtarıyor hayatları. Atina'daki Ricomaks isimli temizlik fabrikasının enkazından sağ çıkartılan Andreas ve Mansatir isimli evli çiftin yerini bulan da o...
Gözleme işine gelince, Emre bunu İzmit'te ABD'li ekibin AKUT'a bağışladığı "search cam"le yapıyor. Enkazın içine sarkıtılan bu kamera ile, içeride sıkışıp kalan kişinin yerini belirleyebiliyor, ya da arkadaşlarının kullanabileceği kestirme geçitleri buluyor.
Hiç yorulmamış
Ne Marmara'da, ne de Atina'da çalışırken hiç yorulmamış Emre Ayan. "Bir canlıyı çıkardığınızda hissettiğiniz o sevinç her türlü yorgunluğu, açlığı ve susuzluğu alıp götürüyor" diye konuşuyor. Ayan, şu an çalıştıkları 7 katlı fabrika enkazının 2 katının yerin dibinde olduğunu ve vinç olmadığı için çalışmalarının zorlaştığını anlatıyor.
"Buraya gelirken bize alet getirmememizi söylediler. Ama burada ağır makineler yok, vinç yok. Yunanlılar vinç kullanmıyor, çalışma sistemleri farklı" diyor genç AKUT'çu ve ekliyor, "Ne kadar zorlansak da elimizden geleni yapacağız."
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|