kapat

28.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ALİ KIRCA(alikirca@sabah.com.tr )


Yaşama sevinci

Sibel 17 yaşındaydı.. Liseyi bu yıl bitirmişti.. Üniversiteye başlama heyecanı yaşıyordu.

Yalova'da 17 Ağustos saat 03.02'de can verdi..

Babası, "not defterini" enkazın arasında buldu.

Alıp bize getirdi.

- Kızımı tanımıyormuşum! dedi.

- Meğer ne kadar zeki, ne kadar hassasmış!

Yalova'da yaz sonuna kadar amcasının evinde tatildeymiş Sibel..

Ancak; erken dönmek, geçen Çarşamba günü mutlaka İstanbul'da olmak, Ali Sami Yen'de Galatasaray-Rapid Wien maçını izlemek istiyormuş..

"Fatih Terim ve Hakan Şükür'le çekilmiş resmini hep yanında taşırdı" dedi babası, "Fatih ikinci babası gibiydi.."

***

Galatasaray, Çarşamba gecesi Şampiyonlar Ligi'ne yükseldi.

Maçın ilk dakikalarında Yalova'daydım. Yayın sonrasında arabayla İstanbul'a dönerken, çok sonra aklıma geldi radyoyu açtırmak..

Maça gitmek, maçı televizyonda izlemek hatta radyodan dinlemek...

İçimden gelmemişti...

Hayatımda ilk defa...

Hayatımda ilk defa, bana yaşama sevinçlerinin en ölçüsüzünü bağışlayan "futbol"a ve bir "Galatasaray maçı"na yabancılaştığımı hissettim.

Ve hayatımda ilk defa, bir Galatasaray maçını dinlerken, arka koltukta uyuyakaldım.

Sadece yorgunluk olabilir miydi "zihnimin göz kapakları"nı "yaşama sevinçleri"ne kapatan?

Deprem bölgesine adım attığımdan bu yana hiç müzik dinlemediğimi, hiç televizyon izlemediğimi, gazetelerde "deprem" haricindeki başka haberlerle ilgilenmediğimi de hatırladım.

Yalnızca o mu?

Ekipteki herkes, akşamın bir saatinde peynir-ekmekli sandviçlerini yerken gözucuyla çevreyi kolaçan ediyordu.

Boğazdan zor geçiyordu hayata dair her şey...

Gündelik alışkanlıklarımızın üstüne kilit vuruluyor; yaşama sevinçlerimiz yüreklerin sandık odalarına kapatılıyordu...

***

Oysa...

Ülkemizin ve insanlarımızın geleceği üstüne çöken "enkaz"ı kaldırabilmek için yaşama sevinçlerine ihtiyacı var hepimizin...

Başka yolu yok...

Silkinip kalkacağız ayağa...

Açacağız kilitlerini sandık odalarının...

Mesela, "kurşun gibi ağır" havayı dağıtmaya sıradan "geyik muhabbetleri"yle başlayabiliriz.

Öyleyse;

"Welcome to Republic of The Geyics Muhabbet..."

Yalova'da 17 yaşında ağır bir enkazın altından melek olup kanatlanan Sibel'in "not defteri"ne verdiği isim bu...

Yani "Geyik Muhabbeti Cumhuriyeti"ne hoş geldiniz...

Defterine yazdığı satırların ne kadarı "o"na ait, ne kadarı alıntı bilmiyorum.

Çok zeki ve çok duyarlı olduğunu, defteri elimde tuttuğum an hissettiğim Sibel'in hanesine yazdım okuduklarımın tümünü.

Evet, biliyorum, -ilhamını nereden alırsa alsın- bu özgün satırların altında Sibel imzası var.

Ve... "Yaşama sevinci"nizi yeniden kımıldatacak ilk deneme ve ilk satırlar Sibel'den geliyor işte. 17 yaşında ölen ve sonsuza dek 17 yaşında kalacak olan Sibel'den... Melekler aleminden:

***

Bütün gece havadan sudan konuştuk. Sabaha karşı ZEHİRLENMİŞİZ.

...

Tanrım grip olmuşum! Birinden kapmış olmalıyım. Evet, evet, demek ki YALNIZ DEĞİLİM.

...

Bugünün tembelliğini yarına bırakma!

...

Bugün Allah için neler yaptın?

- Ezogelin çorba, İzmir köfte, Kemalpaşa tatlısı...

...

Örtmenim;

Bırakın artık suratıma "çarpma"yı

Beni komünist yapıp dersi "bölme"yi

Yazılı kağıtlarını "toplama"yı

Gelin hayatın tadını "çıkarma"ya...

...

- Haydee Adapazarı, Hipoteez, Sovaan!..

- Bak gene üniversite mezunu bir seyyar satıcı geçiyor evlat!..

...

Hiç, vardan iyidir..

...

Asgari ücret, asgari erkek..

...

Atasız kul olmaz.

...

Derdime bir çare doktor!

Toplumla uyum halimdeyim.

...

İnsanın özünde yalnızlık vardır.

Mahsustan birlikte yaşayıp ürerler.

...

Yaşamda bazen mücadele edecek şeyler bulamadığımızda;

öteki dünyada ateş dansı yapıyor olacağız.

...

Hayat dersleri;

İnsanlar ikiye ayrılır:

MAFolanlar

MAFYA olanlar..

...

Cahil insan davul gibidir. Sesi çok çıkar ama içi boştur.

...

YAŞAMAK dediğin

Bizde sadece küçük bir KAÇAMAK!

...

Şimdi kocan olsaydı ne biçim dayak yerdin. İyi ki evde kaldın kız!

...

- NOBODY UNDERSTAND ME ABİ

- Hiç kimse beni anlamıyor, dediğinizi anladım!

...

Sevgilim, Nisan yağmuru değil bu yağan

Resmen asit yağıyor gökten

Sülfirik asit, sinirler monoksit

Aşkımız şimdi bir karbon dioksit

Peşin fiyatına yaşadığımız hayatta

Bu ödediğimiz ilk ve son taksit...

...

Şöhret, gençlik ve gurur

Mezar, hepsini alır...

...

Ağlamak acizliktir. Gül gülebildiğin kadar...

...

Valla, artık benden PASolini!

***

Kalemimi bir güzel açtım

Bıçakla açmadım, kalemtıraşla açtım

Bıçağı sevmiyorum!

Ak kağıt üstüne bi güzel yazdım

Öğrendiğim ilk sözcükleri!..

...

Evler çizdim kırmızı kiremitli

Bacalarından dumanlar tüten

Bacası tüten evleri seviyorum!

Analar babalar çocuklar el ele

Çiçekler ağaçlar gülüyor

Ağaçları, çiçekleri, insanları seviyorum!

Güneş cömertçe uzatmış

Işınlarını herkese cömertçe ve eşit

Güneşi, cömertliği, eşitliği seviyorum

Tüm güzelliklere yetiyor kalemim

Ölüm, kavgalar, kalleşlikler neden?

Onları zaten çizmiyorum, sevmiyorum!

...

Oh ya!

Ölürsem mezarıma gelmeyin/gelmezsiniz ya!

Anmayın adımı/anmazsınız ya!

Bakmayın fotoğraflarıma/bakmazsınız ya

Ve bir gün ölür de/buluşuruz ya

Oh ya!

...

Sibel "Duvar yazıları"nı topladığı "not defteri"nin başına Kayahan'dan bir alıntı yapmış: "Yolu sevgiden geçen herkesle, bir gün bir yerde buluşuruz." Buluştun işte sevgili SİBEL, buluştun işte...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır