Artık ev alırken, ev yaptırırken ona göre sigorta ettirmek, depremin vereceği zararları tazmin ettirebilmek için şartlar koymak gerekiyor. İşte bunun için de yukarıda bahsettiğim deprem hukukunu geliştirip, yürürlüğe koymamız lazım. Çünkü eski usül devam edersek, vatandaşların biriktirdikleri üç-beş kuruşu yine sokağa dökülecek ve yine vatandaş kazıklanmış olacak...
İnsanlarımızın çoğu bütün ömürlerinde başlarını sokacak bir ev alma çabasındadır. Bunu gerçekleştirdiğinde ise, kendini mutlu hissetmekte ve çoluk-çocuğuna hiç olmazsa bir ev bırakmanın zevkini sürer. Benim vatandaşım böyledir, biz böyleyizdir. En ufak bir olumlu hareket onu mutlu eder. Ama görülüyor ki, şimdi bu garip insanlarımızın başına bir de bu dert çıktı. Onun için bu konuda kanunlar düzenleyerek yürürlüğe sokmamız şart... İnsanımız bir ev almaya kalktığı zaman, bundan böyle onun aldığı evin 30-40 saniyede yok olduğu taktirde avcunu yalamaması gerekir.
Benim bahis konusu ettiğim mesele de bu... Tez elden kanunlar, kararnameler çıkarılarak inşaat yapmak sorumluların eline bırakılmalıdır. Bu da kanunlarla zorlanmalıdır. Yani yeni ev alacak bir insan o evini sigortalamaya teşvik edilmeli, ayrıca yapacağı mukavele ile depremde yıkıldığı taktirde en az o evinin değeri kadar tazminat alabilmeli. İnşaat sektörüne böyle bir kural getirildiği taktirde hem inşaatlar daha sağlam yapılır, hem de vatandaş daha az zarar görür. Evet bu felaket Allah'dan geliyor ama tedbir almak da kulların elinde...