kapat

28.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kötü sınav verdik
Depremle ortaya çıkan mahalli düzeyde örgütlenme gerekliliğini vurgulayan Yılmaz, Kızılay'ın da yeniden yapılanmaya ihtiyacı olduğunu söyledi

ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, "Marmara depreminde sivil savunma hizmetleri konusunda kötü bir sınav verdik" itirafında bulundu ve mahalli düzeyde örgütlenme gerektiğini söyledi. Yılmaz, "Türkiye artık 1940'ların, 1950'lilerin idari şemasına göre yönetilemez" dedi.

atv'nin dün sabah canlı yayınına katılan Yılmaz, deprem felaketinin boyutlarının tahminlerden daha büyük olduğunu vurgulayarak, anahatlarıyla şunları söyledi:

DERS ALMALIYIZ: Eğer Erzincan depreminde olduğu gibi 50 bin kişi değil de, 14-15 bin kişi hayatını kaybetmişse, bu, aradan geçen zaman zarfında depremin zararlarının önlenmesi, depremzedelerin hayata döndürülmesi için gerekli sağlık hizmetlerinin sağlanması konusunda kaydettiğim gelişmenin de sonucudur. İlk anlarda önemli aksaklıklar ortaya çıktı ama, süratle giderildi. Zannediyorum en fazla sıkıntı çekilen alanlardan birisi kurtarma hizmetleri, sivil savunma hizmetleri oldu. Bu da, bu depremin devlet olarak bize vermesi gereken en önemli derslerden biridir.

YAPILMASI GEREKENLER: Meclis tatilinden sonra Mahalli İdareler Reform Yasa Tasarısı'nı gündeme getireceğiz. Orada yapmamız gereken önemli yeniliklerden birisi, sivil savunma hizmetleri alanında da mahalli idarelere daha fazla sorumluluk vermektir. Sivil savunma hizmetlerinde kötü bir sınav verdik.

İMAR VE SİGORTA: Sorgulamamız gereken ikinci konunun Türkiye'deki imar düzeni olduğunu düşünüyorum. Türkiye'de yapılaşma alanında esas sorumluluk mahalli idarelere aittir. Ama bu depremin de bir defa daha açık şekilde ortaya koyduğu gibi, mahalli idareler yetki açısından olmasa da donanım ve kadro açısından ciddi yetersizlikler içindedirler. Bunun gibi, zorunlu yapı sigorta sisteminin mutlaka hayata geçirilmesi gerekiyor.

ZARAR ÇOK BÜYÜK: Son 10 yıl içinde Türkiye'de 3 tane afet yaşadık. Bu 3 depremde de deprem sonrası yaraların sarılması konusunda devlet başarılı sınav vermiştir. Yıkılan evler yapılmıştır. Burada maalesef, bu depremlerin çok daha ötesine taşan bir zarar ile karşı karşıyayız.

ZORUNLU TAKVİYE: Nasıl sevgi paylaştıkça çoğalırsa, acılar da paylaştıkça azalır. Gönüllü yardımlarla bu zararın tümüyle giderilmesi maalesef mümkün değildir. Onun için zorunlu takviye ihtiyacı vardır. Bu anlayışıyla Maliye Bakanlığımız bir vergi yasa tasarısı hazırlamış ve Meclis Plan Bütçe Komisyonunu'nda kabul edilmiştir. Dün yaptığımız görüşmede, henüz hasar tespitinin sağlıklı olarak yapılamamış olması nedeniyle bu tasarının bir süre ertelenmesini kararlaştırdık. Sağlanacak muhtemel gelirin 3-4 katı kaynağa ihtiyaç vardır.

DIŞ YARDIM: Daha önceki depremlerde de Türkiye'ye uzun vadeli kredi imkanı sağlamış olan Avrupa İskan Fonu gibi, Dünya Bankası gibi kuruluşlarla zaten temas kurulmuştur. Sanıyorum o kuruluşlardan bir miktar yardım sağlanacaktır.

ATİNA'YLA İLİŞKİLER: Türkiye'de Yunanistan gibi aynı coğrafyayı aynı tarihi paylaşan ve ilelebet komşu olarak yaşayacak olan iki ülkenin aralarındaki sorunları çözmek yerine bunları çözümsüzlüğe terketmelerinin her iki ülkenin de yararına olmadığı yine her iki ülkenin de bilmesi gereken bir gerçektir. Bugün AB'nin telkini ile belki ABD'nin zorlamasıyla Yunan hükümetinin bu konuda takdire değer yaklaşımı içine girdiğine müşahade ediyorum.

BAŞBAKAN'IN YETKİSİ: Medyamızın habercilik alanında büyük bir hizmet yaptığına inanıyorum. Depremin boyutlarının vatandaşlarımız tarafından daha iyi algılanmasını sağladı. Bu Ama bazı kanallarda ekrana getirilmemesi gereken bazı görüntüleri ekrana getirdikleri ve hatta bu depremin hükümet ile olan hükümet içindeki partilerle olan siyasi hesaplaşmaların da bir vesile olarak değerlendirme eğilimi içinde olduklarını gördüm. Olağanüstü hallerde sayın Başbakan'ın RTÜK'ün 20. maddesine göre, televizyon yayınlarını süresiz men etme yetkisi vardır. Ama sayın Başbakan, bana göre bazı kanallar için haklı olarak kullanabileceği bu yetkiyi dahi kullanmamayı tercih etmiştir.

KIZILAY İYİLEŞTİRİLMELİ: Bu deprem bize devletin çeşitli kuruluşlarında kurumlarında ciddi iyileştirilmelere gidilmesi gerektiğini, daha açık ortaya koymuştur. Kızılay, Türkiye'nin en önemli yardım kurumudur. Ama yaşanan afetin büyüklüğü karşısında bu kurumumuzun da yeniden bir yapılanmaya girme çağın gereklerine uyma konusunda ciddi bir ihtiyaç içinde olduğu ortaya çıkmıştır. Basınımızın bu konudaki duyarlılığı dikkate alarak bu kurumda kendisini yenileme konusundaki bu talebe cevap verecektir.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır