kapat

28.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Tsunami'yi biz yarattık
Körfez'de Tsunami değil, normalden büyük deniz dalgası oluştu. Ama yapılaşma öyle çarpık ve çürük ki, dalganın verdiği zarar, Tsunami'nin hazırlıklı bir ülkede verdiğinden çok daha fazla...

Tebernüş KİREÇCİ (SHA)

DEPREMDEN etkilenen sahil bölgelerinde, üç günde toplam 17.5 saat dalış yapan İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Araştırma Görevlisi Ayhan Dede, gördüklerini, "Dolgu yapılan alanlar çökmüş. Diğer alanlarda bir şey yok" diye özetliyor. Tsunami dalgalarının Gölcük kıyılarını vurduğu iddialarını ise Yard. Doç. Dr. Hüseyin Öztürk yalanlıyor. Bunun teknik olarak mümkün olmadığını vurgulayan Öztürk, "Tsunami noktasal kaynaktan her yöne birden yayılan dalga olduğu için İzmit ve Kocaeli kıyılarını da vurması beklenirdi. Oysa suların baskını bölgesel değil, nokta olarak Gölcük kıyılarının vurulduğunu gösteriyor" dedi.

Denize gömüldüler
İstanbul Üniversitesi'ne ait Yunus Araştırma Gemisi'yle deniz altındaki enkazlardan ceset çıkarma çalışmaları yapan Su Ürünleri Fakültesi Araştırma Görevlisi Ayhan Dede, gözlemlerini şu şekilde anlattı: "Su altında görüş mesafesi 1 metreden fazla değildi. Kıyının 100 metre açıklarına kadar yaptığımız arama tarama çalışmalarında, çıkartılabilecek bir tane cesete rastladık. Diğerleri enkaz altındaydı. Deprem anında Ulaşlı, Karamürsel, Değirmendere ve Kavaklı sahilinde olduğu söylenen onlarca insan cesedine rastlamadık. Bu durumda iki ihtimal var; ya akıntı cesetleri sürüklemiş ya da cesetler enkazların oluşturduğu tepecikler altında kalmış. Dalış yaptığımız yerlerde gördüğüm kesin bir şey vardı; denizin sularına gömülen toprak, dolgu yapılan toprak birikimi"

Zemin sıvılaşması
Deniz Jeolojisi ve Kıyı Yönetimi Araştırma Grubu yöneticilerinden Yard. Doç. Dr. Hüseyin Öztürk ise, bölgede kesinlikle Tsunami dalgalarının olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Gölcük başta olmak üzere denizin karaları istila etmesinin ana nedeni zemindeki oturmalardır. Zemin, sarsıntı sırasında tanelerin yeniden paketlenmesiyle ve içindeki suları yukarı salmasıyla oturmuş. Otururken yanal yönde denizler ilerlemiş. Böylelikle aşağıya inen alanlar deniz sularıyla kaplanmıştır. Zemin sıvılaşması olarak adlandırdığımız bu olay yer yer kitlesel kaynakları da tetiklemiş, deprem bu alanlarda yıkıcı etki gösterirken Gölcük İskelesi'ndeki gibi denize doğru kaymalar olmuş" Hüseyin Öztürk, Tsunami oluşmadı iddiasına gerekçe olarak, deniz seviyesine inen araçların ve bazı apartmanların camlarının inmemesini, suların baskın olduğu alanlarda görülen narin ağaçların bile hala sular üstünde yüzüyor olmasını gösterdi.

Bir geldi mi yıkar, geçer
Japonca'da liman ve dalga kelimelerinin birleşiminden oluşan Tsunami, genellikle büyük denizlerde meydana gelir. Şiddetli depremlerde ortaya çıkan Tsunami, sarsıntının deniz dibinde oluşturduğu büyük enerjinin bir ürünüdür. Açık sularda geniş bir tabana yayılan ve yüksekliği az olan dev dalga, kıyıya yaklaştıkça büyür ve duruma göre 30 metreyi aşar. Bugüne kadar en büyük Tsunami'ye Japonya, Endonezya ve Nikaragua'da rastlandı.

Erken uyarı sistemi var
* Tsunami tehlikesi olan deprem bölgelerinde erken uyarı sistemi bulunmalı. Bu, dünyada deprem bölgesi olan bir çok ülkede mevcut. Sistem dalganın gelişini birkaç dakika önceden haber verebilir. Ancak bazen haber verme süresi çok kısalabilir. Bu durumda ilk yapılması gereken tüm su, gaz ve elektrik şebekelerini devre dışı bırakmaktır. Ardından bölgenin boşaltılması için harekete geçilir.

* Unutulmaması gereken Tsunamiler'in art arda gelebileceğidir. İlk vuran Tsunami her zaman en zayfıdır. Şiddetini gittikçe artırır. Eğer ilk dalgadan kurtulduysanız hemen bölgeyi boşaltmanız gerekir. Ve gerekli tespit yapılana kadar bölgeye dönülmemeli.

* Tsunami felaketinden sonra bölgeye dönüldüğünde, tüm besin maddeleri ve sular testten geçirilmeli. Çünkü denizden gelen bu dev dalgalar tehlikeli mikropları karaya taşıyabilir. Ayrıca binaların elektrik, gaz tertibatları dönüş öncesi yeniden kontrol edilmeli.

* Tsunami tehlikesinin geçtiği anons edilinceye kadar insanlar bölgenin yüksek kesiminde tutulmalı. Bu arada Tsunami sırasında denizde olanlar için en sağlıklısı karaya değil açıklara doğru yönelmektir.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır