kapat

27.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET TAN(tana@sabah.com.tr )


Altı da bir üstü de

Deprem kurşun yarası gibi. Yürek delen acısı aradan zaman geçtikçe daha çok hissediliyor.

Yokolup giden, hastanelerde kıvranan canlar, geride kimsesiz kalmış bebekler, çocuklar ve evleri, işleri darmadağın olmuş depremzedeler artık sözcüklere sığmıyorlar... Ama depremin ekonomideki faturasını rakamlara sığdırmak için yavaş yavaş kollar sıvanıyor.

Marmara'da o kadar bina yıkıldı, işyeri yokoldu. Bunların kredi borçları vergi borçları vardı elbette... Bankalar Birliği'nin "Bankaclıık 1999" tarihli çalışması, Marmara'daki depremin ekonomiyi de can evinden vurduğunu bu kez TL cinsinden ortaya koyuyor. Türkiye kredi kullanım bakımından tam dokuz bölgeye ayrılmış. Bu 9 bölge arasında kullanılan gayrimenkul ve meslek kredisi bakımından Marmara bölgesi neredeyse ülkenin yarısına eşdeğer.

1999 itibariyle Akdeniz, Ege, Karadeniz ve öteki bölgelerde 14 katrilyon 122 trilyon lira kredi kullanılmış... Yalnızca Marmara bölgesi bunun 6 katrilyon 232 trilyon lirasını... Neredeyse yarısı Marmara bölgesine gitmiş.

Marmara bölgesi elbette ve çok şükür depremde bütünüyle zarar görmedi. Ama kredi verenler de kredi alanlarla birlikte felaketten etkilendi.

Sadece Yalova'da 1.1 trilyon lira meslek kredisi kullanan olduğu dikkate alınırsa ekonominin geçirdiği sarsıntının boyutu da görülmüş olur.

Kocaeli 7.3 trilyon lira gayrimenkul kredisi kullanmış. Bu kredilerle yapılan yapıların kaçta kaçı şimdi ayakta hâlâ belli değil.

Marmara bölgesinin Türkiye bakımından ağırlığını görmek için şu kredi rakamlarına bakmak yeterli.

Akdeniz, Ege, Güneydoğu, Karadeniz ve bazı Orta Anadolu kentlerini kapsayan 50'nin üzerindeki şehrimizde kullanılan toplam gayrimenkul kredisi 150-200 trilyon lira dolayında. Bunun 131 trilyon 554 milyar lirasını yalnızca Marmara bölgesi kullanmış.

Buralardaki inşaat yoğunluğu ve inşaat yaygınlığı yalnız ekranlara yansıyan enkaz yığınlarından değil, Bankalar Birliği'nin gayrimenkul kredileri çizelgesiyle de ortaya çıkıyor.

Enkaz haline gelen binaların gayrimenkul kredilerinin geri ödemelerini ertelemek hiçbir biçimde çözüm değil. Ortada olmayan yapılardan artık hiçbir kazanç sağlama olanağı yok ki, altı ay veya bir yıllık vade uzatımının bir yararı olsun.

"Devletin enkazın altında kaldığını" ilan etmenin acı, öfke ve isyan yüklü depremzedeler ve depremzede olmayan ama yüreği yananlar üzerinde büyük bir ferahlatıcı etkisi var.

Bir kesim "Hiç değilse böyle bir ferahlık verelim" diye bir çözüm keşfetmiş durumda.

Bu kaşifler arasında bizzat bazı hükümet üyelerinin bulunması da ilginç.

"Devlet enkaz altında" lafı elbette en azından "mezarda emeklilik" sözü kadar edebi bir çarpılcılığa sahip.

Ama hepsi o kadar:

Devlet enkaz altında kalamaz.
Hırsız müteahhitleri, onlarla iş bitirir uğursuz kamu görevlilerini yargılayıp cezalandırdığı zaman bunu kanıtlayacaktır.

Bunu yapamazsa, zaten enkazın üstünde de olsa, altında da olsa pek fark etmez!

Bunu yapamazsa zaten üstünde de olsa, enkaz haline gelmiş demektir.

Bu durumda da, bu ulus, kurtuluş savaşında kanıtladığı gücünü bir kez daha ortaya koyarak devleti yeniden yaratacaktır.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır