kapat

27.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


Dışta ve içte...

Televizyonlarda izliyorsunuzdur. Keşke o manzarayı her kanal, sık sık tekrarlasa...

İspanya'da yapılan Dünya Atletizm Şampiyonası açılışında, Türk Kafilesi "anonsla birlikte" stada girer girmez, büyük bir alkış tufanı koptu.

80 bin kişi ayakta alkışladı...

Tabii o alkışlar da televizyon yayınlarıyla milyonlarca eve yansıdı.

Çok hoş bir manzaraydı.

*

Bu nedir?

Bu alkışın anlamı nedir?

Sırf acıma duygusu'ndan mı ibaret? Zannetmem...

Bir âfet'e karşı büyük gayret ve cesaretle direnen Türkiye için takdir hisleri mi bu? Bilemem.

İçinde bir şefkât var mı, yoksa sadece centilmenlikten mi kaynaklanıyor? Tercümesini tam yapamam.

Kimbilir... belki de depremi vesile edip günah çıkarttılar.

Sebep ne olursa olsun.

Hangisi olursa olsun.

Türk Kafilesi, uluslararası bir platformda, ilk def'a özel muamele görüp dakikalarca alkışlanıyor.

Sahiden çok güzel bir manzaraydı.

*

Ben buna barıştık diyorum.

Barıştık.

Batı'yla aramızda geçen kırgınlıkları ve çekişmeleri geride bıraktık.

Taze bir başlangıç yakaladık.

Öyleyse bu bir fırsat...

Her alanda değerlendirebiliriz...

Onlarla olan siyasi ilişkilerimizi bir daha gözden geçirebiliriz.

Ticari ilişkilerimize yeni bir yön verebiliriz.

Eski sitemlerimizi rafa kaldırabilir, yeni bir üslup sergileyebiliriz.

Şimdi girişeceğimiz her PİAR, etkili olacaktır. Muhakkak ses getirecektir.

Hiç durmayalım.

*

İşte burada siyasi irade mühim.

Statükoculuğu bırakıp, bizim Ankara, artık kendini aşmalıdır.

Tabuları bile yıkmalı, çıtayı yükseltmeli, hedefi büyültmelidir.

Ne yapalım?

Olanlar olmuş, binlerce ocak sönmüş, on binlerce ev yıkılmış... Geçmişe çare bulamayız, ama gelecek, avucumuzun içindedir.

Önce izm'ler kendine bir çekidüzen vermeli...

Muhafazakârlık ve milliyetçilik, yeni bir yörüngeye oturmalı, sosyal demokratlık, yeniden tarif edilmeli.

Herşey Türkiye için değil mi? Türkiye için.

Öyleyse saplantılar bırakılmalı...

Devir, ne go home devridir, ne Sam Amca, ne de Hans Amca devri.

Esasen böyle bir kompleks, Türk'e yaraşmaz.

Bizim kim olduğumuz belli.

*

Biraz da içeriye dönelim.

Deprem başka şeyler de öğretti bize.

Çürümüş kurumlarımızı tanıdık... Onları onaracağız.

Tertip ve organizasyon gücümüzü sınadık... Derhal takviye edeceğiz.

Yönetim basiretimizi ölçtük... Karar ve uygulama sür'atimizi gördük... Artık organize olmayı öğreneceğiz.

Ruhsat ve iskân dalındaki köhne yöntemleri keşfettik... (Yarın yazacağım) Onları derhal düzelteceğiz.

.......

Bence en mühimi de, şükretmeyi unutmuştuk... Şimdi nimet ve kıymet bileceğiz.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır