Mimar Erhan İşözen geldi.. "Hıncal Ağbi bunlar politika da bilmiyor" diye..
"Yahu millet yardım için kolları sıvamış.. Para, mal ne bulursa, koşturuyor.. Şimdi sen 475 trilyon vergi dersen, herkesin elindeki cep telefonuna kadar göz dikersen, bu yardımlar yavaşlamaz mı?.. Senin vergi toplaman yıllar sürer. Oysa bugün en acil yardıma ihtiyaç var!."
Yerden göğe haklı..
Devlet sensin.. Güç sende.. Vergiyi istediğin gün nasılsa alırsın..
Tam böyle günde vergi lafı etmek kimin aklı?.. Eli biraz dar olan "Devlet nasılsa zorla alacak benden yardımı.. Hele dur biraz" derse kendi kendine, haksız mı olacak?..
Görün bakın yardımların hızı nasıl kesilecek şimdi?..
Bu mu politika?..
Depremi oyuna çevirmek..
Başlık sizi şaşırttı mı?..
Binlerce insanın öldüğü, yüzbinlerce insanın evsiz kaldığı depremi oyuna çevirmekten söz ediyorum..
Şaşacaksınız tabii..
Ama şaşırmayın..
Çocuklarımızdan söz etmek istiyorum bugün.. En acil önlem alınması gereken, deprem yöresi çocuklarından..
Müthiş bir şok yaşadılar.. Pek çoğu enkaz altında kaldı. Pek çoğu en yakınlarını kaybettiler.. Deprem bitti çevrelerindeki trajedi bitmedi.. Feryad edenler, ağlayanlar arasında yaşıyor ve ne olup bittiğini keşfetmeğe çalışıyorlar.. Oysa imkan yok.. Minik beyinleri buna hazır değil.. Öyle hazır değil ki.. Her an yıpranabilir.. Hayat boyu sürecek ruhsal bozukluklara yakalanabilirler..
Kocaman kocaman insanların ne hale geldiklerine bir bakarsanız, çocuktaki deprem şokunu bir ölçüde tahmin edebilirsiniz.. Onları kurtarmanın yolu?..
Onları kurtarmanın yolunu, 1945 kasımında Van'da bizim büyüklerimiz bulmuşlardı.
İlk şok atlatılıp çadırlara çıkılınca, biz çocuklara gündüzler için ayrı bir yer ayrıldı.. Oraya birkaç çadır dikildi.. Başımıza da aklı başında bir abla kondu..
Bize söylenen "Hadi bakalım okullar da tatil.. Hem de bütün arkadaşlar bir aradasınız, bu tatilin keyfini çıkarın.. Akşama kadar canınız ne isterse oynayın.. Ablanız size yeni oyunlar öğretsin.. Gece ailenizin çadırına, yatmaya dönersiniz.."
Depremden kaçmamış, bir dağ kampına çıkmıştık sanki.. Nasıl oynadık, nasıl eğlendik, bakın hala unutmuyorum..
Başımızdaki abla depremi bile oyuna çevirmenin yolunu bulmuştu.. Deprem oyunu oynuyorduk.. Halka olup oturuyor, sıra ile saymaya başlıyorduk.. Ona kadar.. Artçıl depremler durmadan sallıyordu ya Van'ı.. Kim ona kadar sayarken sallanırsak, o puan kazanıyordu..
İnsan oyuna çevirdiği şeyden korkar mı?.. Depremden daha o yaşta, ana ve ilkokul çağında korkmamayı öğrenmemiz, o oyunlar sayesindedir.
Faciayı büyükler yaşamaya devam ediyor, biz herşeyden habersiz oynuyorduk.. Bunalımlı durumlarda çocuğun en iyi yardımcısı çocuktur. Bir araya getirdiniz mi, kendi dilleri ile anlaşır, herşeyi unuturlar..
Van'da o zaman hangi büyük ruh bilimci vardı da, bu organizasyonu yaptı bilmem..
Yoksa en büyük ruh bilimci, babam mıydı?..
Babamın biz çocuklar için yaptığı organizasyonun ne demek olduğunu, bu sezon "Hayat Güzeldir" filmini izlerken anladım.. Roberto Benigni, dünyanın en zalim, en acımasız gestapo toplama kampını nasıl bir oyuna çeviriyordu, küçük oğlu için.. Nasıl koruyordu onun ruhsal sağlığını..
Deprem bölgelerinde, derhal, hiç vakit geçirmeden çocukları büyüklerden ayıran, bir araya getiren kamplar, çadır kentlerin hemen yanıbaşına kurulmalı..
Çocuklar enkaz aralarından, yemek, malzeme kapışmalarından uzaklaştırılmalı.. O yörelerde yığınla ana ve ilkokul öğretmeni, çocuk uzmanı insan vardır.. Başlarına bunlar konmalı.. Bırakılmalılar oynasınlar, deprem dehşetini hergün yeniden yaşama yerine.. Dünyanın bütün depremleri biter.. Bütün acıları biter.. Ne acılar bitti..
Acıyı veren Allah dayanma gücünü de vermiş..
Ama..
Ama eğer çocuklarımızı bu facianın içine almazsak, ama eğer çocuklarımızı koruyamazsak, yarın öylesine ruh sağlığı bozuk bir kuşakla karşılaşırız ki, işte o deprem bitmez..
Deprem yöresindeki çocuklara sahip olmak, onların depremini oyuna çevirmek, artık birilerinin görevi olmalı..
Mesela Milli Eğitim Müdürleri'nin..
Haydi vakit geçirmeden görev başına..
Bu çocuk oyun kamplarını bugünden tezi yok kuralım!..
Ve sizler, deprem yöresine yardım gönderenler.. Bu kamplara oyuncak gönderelim.. Bol bol oyuncak.. 5-12 yaş arası çocukların oynayacağı herşey!..