105 yılın tanığı
Türk basın tarihinin yaşayan en eski gazetesi, Ege'nin güçlü sesi Yeni Asır, okurlarından aldığı büyük güçle 105'inci yaşına da dev gibi adımlarla girdi
Osmanlı İmparatorluğu'nun o en nazik döneminde, "Hürriyetin Kabe"si kabul edilen ve "Kabe-i Hürriyet" denilen, ayrıca "Hürriyetin beşiği" olduğu için "Mehd-i Hürriyet" adıyla da anılan Selanik'de, Ağustos 1313 (1895) günü ilk Türk gazetesi yayına geçmişti.
Bu, sonraki yıllarda "Yeni Asır" adıyla anılacak "Asır" gazetesiydi.
İttihat ve Terakki'nin Genel Sekreteri Mithat Şükrü (Bleda) Bey'in o yıllarda kaleme aldığı anılarında dediği gibi, "Yeni Asır bu asrın başında, Selanik'de, düzene karşı mücadele veren Meşrutiyetçiler'in bir fikir istinadı"ydı.
Haftada iki gün, yani Çarşamba ile Cumartesi günleri yayınlanırdı. Dört sayfaydı. Önceleri Hamidiye Mektebi Matbaası'nda, sonraları kendi makinasında basıldı. 21 Temmuz 1908 günü adının başına "Yeni" kelimesi koyan "Yeni Asır"da, aynı gün çok önemli bir haber duyurulmuştu. Bu 2. Meşriyet'le ilgiliydi ve 2. Meşrutiyet'i bizzat gazete olarak kendisi ilan etmişti. Halbuki ortalıkta ne Meşrutiyet vardı, ne Meşrutiyetçiler. Nitekim bir gün sonra Meşturiyetçiler, 24 Temmuz'da da Padişah ortaya çıkıp 2. Meşrutiyet'i ilan edeceklerdi.
Devrimlerin bekçisi
"Yeni Asır"ın Evlad-ı Fatihan Diyarları denilen Rumeli'nin önemli merkezi Selanik'de 1912'den 1924'e kadar geçen yılları pek çok acılarla, elem ve kederlerle doluydu.
Hele hele Balkan Savaşı'ndan sonra elimizden çıkan Selanik'deki yaşam tam bir ızdırap kaynağı olmuştu. Yeni Asır pek çok defa kapatılacak, yazarları demir parmaklıklar ardına konulacak, hatta matbaaları yakılacak, yıkılacaktı. Ama bütün bunlara rağmen gazete kimi zaman Eskitürkçe "Necet" (Kurtuluş), kimi zaman Fransızca "Nouveau Siecle " (Yeni Asır) adlarıyla yaşamını sürdürecekti.
1924'ün Eylül'ünde ise "Yeni Asır'ın Selanik Yılları" bitecek ve bu kez "İzmir Yılları" başlayacaktı. Atatürk'lü yıllarda "Yeni Asır" bütün yaşamını devrimci kadroyla birlikte geçirecek, devrimlerin koruyucusu ve kollayıcısı olacaktı.
Bu nedenledir ki daha 1924'de başlığının altına "Cumhuriyet ve eserlerinin bekçisi" kaydını koymuştu.
Yeniliklerin öncüsü
Yeni Asır, tarihi boyu adı gibi yeniliğe açık bir gazete oldu.
Yayın hayatında ardında bıraktığı bir asırdan fazla zaman içinde, teknolojinin bütün yeniliklerinden faydalanmasını bildi. Matbaa hamallarının çevirdiği baskı makinalarının yaygın olduğu Selanik yıllarında mazotlu, sonra elektrikli ilk basım makinasını Yeni Asır kullandı. İzmir yıllarında ilk rotatifi, 60'lı yılların ikinci yarısında, 1967'nin 15 Kasım'ında ilk ofseti, 80'li yıllardan sonra da ilk bilgisayar düzenini hep "Yeni Asır" Türk basınına getirdi.
Bu koca 105 yıl boyunca hep doğruluğun peşinde olan, halkın yanından bir an olsun ayrılmayan, sürekli yeniliklerin, atılımların peşinde koşan Yeni Asır, okurundan aldığı güçle 2000'li yıllara eskisinden de güçlü giriyor.
Politikadan ekonomiye, kültürden spora, magazinden çevreye en canlı haberlerle her gün okuruyla buluştuğu Ege'nin gururu olan Yeni Asır, 104 yıldır sürdürdüğü kesintisiz yayınını, geleceğe de en son teknolojiyle taşıyor. Giderek büyüyen, her geçen gün gelişen Yeni Asır ailesi, bugün bünyesinde bulundurduğu üç radyo ve bir de televizyon istasyonuyla halkın sesini çok daha güçlü duyuruyor.
Beğeniyle izlenen Yeni TV, bölgesel yayıncılığın güçlü örneklerinden biri olarak yoluna devam ediyor, gelişimini sürdürüyor.
Türk basının en eski gazetesi Yeni Asır, 2000'li yıllara da ardında bıraktığı 105 yılda olduğu gibi halkın güvenini ve sevgisiyle adım atıyor...
2 ilginç haber
Dönemin İzmir Valisi Namık Kemal Şentürk, 1973 Haziran'ın 25'inde Çiğli Havaalanı'nda düzenlenen bir törenle İstanbul'a uğurlanmıştı. Artık o İstanbul Valisi'ydi. Yeni Asır'dan Ahmet Yazıcıoğlu ile foto muhabiri Ercüment Bartın, Şentürk'ün İstanbul'daki ilk gününü izlemek üzere Vali Bey'le uçağa bindi.
Buraya kadar herşey tamamdı. Ama ertesi günlerde Yeni Asır'da yayınlanan Ahmet Yazıcıoğlu'nun haberi, muzip dillerde yankılanacaktı.
Ahmet Yazıcıoğlu haberinde şöyle yazıyordu: "İstabul'a atanan Vali Namık Kemal Şentürk'ü makamına kadar sağ selim götürüp oturttum... Vali Şentürk, odasına girip de makamına yönelince hemen koltuğunu düzelttim. Ona yeni koltuğuna otururken yardım ettim. Bu hareketimden çok memnun oldu..."
"Koca aslan beni yemedi"
Yeni Asır'ın, şimdi paparazzi denilen o dönemlerin magazin muhabiri Güngör Öcal, arkadaşları arasında "Fareden korkan oğlan" diye tanınıyordu. Güngör Öcal bu yakıştırmadan kurtulmak için çılgınca bir denemeye kalkışmış, aslan kafesine girmişti. Arkadaşlarının dilinde "Ringo" diye anılan Mehmet Ali Varış da poz poz resimlerini çekip bunu haber yapmıştı. Aslında bu aslan, o günlerde Kübana adlı eğlence yerinde yabancı strip-teas artistleriyle özel kafesinde cilveleşip gösteri yapan yaşlı bir aslandı. Bebekliğinden bu yana sakinleştirici iğnelerin de yardımıyla süt dökmüş bir sirk kedisine benzeyen, garip bir aslan..
Baki kalan bu kubbeden
19 AĞUSTOS 1895:
Selanik'de Abdurrahman Nafiz, Fazlı Necip ve Abdurrahman Arif Beyler, gazeteleri "Asır"ı Çarşamba ve Cumartesi günleri olmak üzere haftada iki gün yayına geçirdi. Asır, iki yaprak ve dört sayfaydı. Fiyatı iki kuruştu.
22 TEMMUZ 1908:
II'inci Meşrutiyet'in ilanında, gazetenin adı "Yeni Asır" oldu. Cuma tatil olduğu için, Cumartesi hariç her gün yayınlandı.
7 TEMMUZ 1909:
Abdurrahman Nafiz ve Fazlı Necip Beylerin İstanbul'a taşınmaları üzerine, Yeni Asır'ın imtiyaz sahipliğini Abdurrahman Arif (Bilgin) Bey üslendi.
10 AĞUSTOS 1910:
Abdurrahman Arif Bey, oğlu Ali Şevket (Bilgin) Bey'i imtiyaz sahibi yaptı.
7 EYLÜL 1924:
Lozan Antlaşması'nın getirdiği mübadele ile Selanik'den göçeden Ali Şevket Bey ve ailesi, Yeni Asır'ı İzmir'de yayın hayatına geçirdi. Yeni Asır da, iki yaprak ve dört sayfaydı. Fiyatı üç kuruştu.
14 MAYIS 1930:
Yeni Asır, düz baskıdan "rotatif" baskı düzenine geçti. Gazetinin yaprak sayısı 6'ya, sayfa sayısı ise 12'ye çıktı. Fiyatı beş kuruştu.
24 EKİM 1938:
Bir kelime hatasından dolayı, Celal Bayar Hükümeti'nin kararıyla 45 gün kapatıldı.
1 EYLÜL 1939:
Yeni Asır, İkinci Dünya Savaşı'nın çıkması üzerine kesintisiz günlük yayına başladı.
1 OCAK 1946:
Demokrasi mücadelesi başlattı. Nitekim bir süre sonra Demokrat Parti (DP) kuruldu. DP'nin sözcüsü değildi ama, demokrasi mücadelesinde en etkin gazetelerden biriydi.
14 MAYIS 1950:
Demokrat Parti iktidarı seçimi büyük bir çoğunlukla kazanmıştı. Yeni Asır'ın bu konuda Ege'de büyük payı vardı. Yeni Asır, artık DP'nin sözcüsü durumundaydı. Ne var ki bu sözcülük durumu, körü körüne bir bağlılık olmayacaktı.
27 MAYIS 1960:
Ordu yönetime el koymuştu. DP'liler için büyük bir tutuklama kampanyası başlatıldı. Yeni Asır bu kampanyanın içine alınmıştı. Kapandı kapanacaktı.
15 KASIM 1967:
37 yıldan beri kullandığı rotatif düzenden ofset düzene geçti ve Türkiye'de bu sistemi kullanan ilk gazete ünvanını aldı. 6 yaprak 12 sayfaydı. 50 kuruşluk fiyatı, 70'li yıllarda 100 kuruş olacaktı.
1 OCAK 1972:
Yeni Asır'ın ikinci ofset yılları başladı. Yeni mekanı ilkine nazaran çok daha gelişmişti. Yeni Asır, o günün 50 yıl ilerisine fırlayan bir hamlenin içindeydi.
20 AĞUSTOS 1980:
Yeni Asır bu günden itibaren bilgisayar düzene geçti ve ofset düzende olduğu gibi bilgisayarda da Türk Basını'na öncülük etti.
20 AĞUSTOS 1995:
Bilgisayar düzeniyle donatılmış modern binasına geçti. Bu binada "Yeni TV", "Yeni Radyo" ve "Romantik Radyo" yayınlarını sürdürmekteydi.
26 AĞUSTOS 1999:
Bugün, Ege'nin tek güçlü sesi Yeni Asır 105 yaşında. Dile kolay, tam 105 yıl gelip geçti ama, o hala genç ve dinamik.
|