kapat

27.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Felaket, tatilde geldi
Tatilini geçirmek için halasının Yalova Çiftlikköy Sema Sitesi'ndeki evine giden 18 yaşındaki

Esra Sılay, üç saat sonra kurtulabildi.
Esra Sılay, annesi Fatma Sılay, akrabası Nermin Eren ve 9 yaşındaki yeğeni Eren ile birlikte halasının Yalova'daki yazlığına tatile gitmişlerdi. Deprem gecesi de diğer günler gibiydi...

"Akşam gezintiye çıkmıştık. Uzun bir süre de dolaştık. Sonra evin önünde oturmaya başladık. Saat 03.00'e geliyordu. Bu sırada annem geç olduğunu söyledi ve içeri girmemizi istedi. Depremden birkaç dakika önce eve girdik. Eve girdikten kısa bir süre sonra daha ne olduğunu anlayamadan 5 katlı bina üzerimize çöktü. O anda ne yapacağımı bilemedim. Sadece Allah'a dua ediyordum."

Genç kız daha sonra yaşadığı dehşeti söyle anlatıyor:

"Ayağımın üstüne bir beton parçası düştüğünden neredeyse kıpırdayamıyordum. Anneme ve Nermin'e seslendim. Nermin'in sesi pek iyi gelmiyordu. Onun da ayağının üzerine beton parçası düşmüş. İlk şoku atlatıp 'yardım edin' diye bağırmaya başladım. Elime geçirdiğim taş parçasıyla ayağımın sıkıştığı beton parçasına vurarak küçük küçük kırdıktan sonra ayağımı kurtardım. Dışarıdaki insanların yardımıyla kurtarıldık."

"Hâlâ şoktayım"
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne getirilen genç kız, "Annem taburcu oldu. Benim sağ ayağımda çatlak var. Ezilmeden dolayı belki de kesilecek. "

Enkaz altında üç saat kaldığını belirten Esra Sılay, "Ama bana bir ömür gibi geldi. Kurtarıldıktan sonra 'Hala, anne!' diye bağırıp camların üzerinde bilinçsizce yürümüşüm. Depremin etkisi hâlâ sürüyor ve ben hâlâ kendimde değilim," dedi.

Özer KILIÇ

Ölüme direndiler
Sefaköy'deki 23 daireli binadan iki nişanlı genç kız kurtarıldı. Bunlardan birisi 20 yaşındaki Ömür Kınay diğeri ise 23 yaşındaki genç modelist Safiye Özdemir.

Depremde sağ kurtarılan iki genç kızdan Safiye Özdemir, birkaç aya kadar, Ceylan Holding'in Kağıthane İlköğretim Okulu inşaatında şantiye şefi olarak çalışan Mehmet Reis'le evlenecekti.

Depremden 18 saat sonra kurtulan Safiye'nin nişanlısı, İnşaat Mühendisi Mehmet Reis şunları anlatıyor: "Bizim evimiz birkaç sokak ilerde. Deprem olduğunda yatağımdan fırladım. Baktım benim ailemde bir şey yoktu. Hızlı bir şekilde Safiyeler'in evine doğru koşmaya başladım. Evleri enkaz halindeydi. Her tarafı toz bulutu kaplamıştı... İçerden ne bir ses ne bir feryat ne de bir bağırma sesi geliyordu. Toz dumanından bir şey göremiyorduk.

Ya yaşıyorsa...
Daha sonra kurtarma çalışmalarına başladık. İlk saatlerde kurtarılanların hiçbirisi Safiye değildi. Bekledikçe daha kötü oluyordum. Saat 20:00 sularında Safiye kurtarıldı. Ne çektiğimi ben bilirim. O bekleyerek geçirdiğim 18 saat, 18 bin saat gibi geldi. Bir taraftan enkaza bakıyordum, Safiye'nin yaşaması çok zordu, diğer taraftan da 'ya yaşıyorsa' umudu içerisindeydim. Kurtulduğunu görünce çok sevindim. Dünyaya yeni gelmiş gibiydim. Yaşadıklarımı bir ben biliyorum bir de Allah..."

Anne ve babasının da depremde öldüğü iddia edilen Safiye Özdemir hala Özel Güneşli Hastanesi'nde tedavi görüyor. Şimdilik yaşamsal tehlikeyi atlatmış ama vücudunun her tarafı ezik içerisinde. Diğer taraftan inşaatın müteahitleri Şemsettin Tekin ve İsa Saksı'dan ise bir haber alınamıyor.

Tebernüş KİREÇÇİ

Kaybedilen eşin acısı
Göçük altından 5 saat sonra çıkarılan Saadet Özer kolları arasında ölen kocasıyla birlikte ölmek istediğini söylüyor.

Gölcük Şehitler Mahallesi'ndeki evlerinde eşiyle birlikte uyurken yakalamış deprem Saadet Özer'i. Üç yaşındaki oğluyla birlikte kurtulan ancak eşini enkaz altında cansız bırakan Saadet Özer kabus dakikalarını şöyle anlatıyor:

"Ne olduğunu anlayamadım. Yataktan kalkmaya fırsatımız olmadı. Sarsıntı bittikten sonra baktım kocamdan ses seda yok. Kocam ölmüştü. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Kolum betonun altında kalmıştı. Evsahibimizin sesini duydum. Çok uğraştılar beni kurtarmak için. Hastaneye götürülürken oğlumu da gördüm."

Bize kim bakacak?
Çok kısa bir süre önce eşinin tersanede çalışmaya başladığını söyleyen 26 yaşındaki Saadet Hanım, bu acılı saatleri anlatırken gözyaşlarına hakim olamıyor ve "Keşke ben de ölseydim' diyorum ama sonra çocuğumu düşünüp güçlü olmaya çalışıyorum. Fakat ne yapacağımızı bilmiyorum. Artık ne bize bakacak birisi, ne de başımızı sokacak bir evimiz var," diyor.

Yusuf DEMİR

Yeni bir yuva
İzmit'te yerle bir olan binalarda enkaz kaldırma çalışmaları devam ederken, yardıma muhtaç ailelere yardımsever vatandaşlar kucak açıyor.

Kadir Akalın'la 12 yıl önce evlenen Gülsüm Akalın, bu evlilikten Semra (11), Osman (9) ve 7 yaşında Ahmet ve Muhammet isimli ikizler dünyaya getirdi.

Kadir Akalın, ikiz çocukları doğduktan sonra cezaevine girdi. Hakkında 15 yıl hüküm verildi. Genç kadın çaresizlik içinde 1.5 yıl önce Savaş Kaya ile imam nikahlı olarak yaşamaya başladı. 6 ay önce Gökhan dünyaya geldi.

Korkunç deprem, Gülsüm ile Savaş Kaya'nın evlerini yerle bir etti. Genç kadın çocukları ile beraber enkaz altında kurtarılırken Savaş Kaya'dan bir haftadır haber alınamadı.

Devlete başvurdu
Çaresizlik Gülsüm Akalın'ı yeniden çözüm arayışına yöneltti. Valilik önünde kurulan çadırda hizmet veren Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne başvurdu.

Yetkililer, daha önce kendilerine başvuran ve iki çocuklu bir aileye bakabileceğini söyleyen Naim Kara isimli hayırsever vatandaşa haber vererek yardıma muhtaç bir ailenin bulunduğunu söylediler. Kara, hemen Gebze'den İzmit'e gelerek Gülsüm Akalın'ı ve 3 çocuğunu alarak yeni yuvalarına doğru yola çıkardı.

Özer KILIÇ

Sahilde bekleyiş...
Değirmendere'de kendisine ait işletmelerle birlikte sulara gömülen ve cesedi bulunamayan İsa Karan'ın annesi feryat ederek ağıtlar yakıyor.

Deprem felaketi, Değirmendere sahillerinde bulunan otel, çay bahçesi ve lokanta ile birlikte birçok küçük işletmeyi sulara gömdü. Gölcük'ün tanınmış işadamlarından Gaziantepli Ünlüoğlu Baklavaları sahibi Mevlüt Karan'ın oğlu olan İsa Karan, yıllardır işlettiği sahildeki işyerlerinin kendisine mezar olacağını tahmin dahi edemezdi. Üstelik yeni alanlar üzerine sahili güzelleştirmek için projeler üretiyordu.

Baba Mevlüt Karan, oğlu İsa'nın o gece arkadaşları ve personeli ile sahili güzelleştirmek için yeni çalışmaları konuştuğunu belirterek "Yerli ve yabancı turisler için yeni yapılacak dinlenme ve eğlence yerleri ile turizme katkı sağlamak için kolları sıvamışlardı. Ancak düşünülenin aksine sahil o gece İsa Karan'a kötü bir oyun oynadı. İsa işyerinde personeli ve arkadaşları ile birlikte deprem felaketi sonucu güzelleştirmeye çalıştığı sahil de işyerleri ile sulara gömüldü" diye konuştu.

Marmara, oğlumu ver!
Değirmendereliler ve yakınları ile birlikte sahilde Marmara denizine gömülen işletmelerden oğlunun cesedinin çıkarılmasını bekleyen anne Hacer Karan, baba Mevlüt Karan, kız kardeşi Ayşegül Karan ve aile yakınları deniz kenarında boş gözlerle Marmara sularını seyrederken arama yapan balıkadamlardan gelecek müjdeli haberi bekliyor.

Mehmet KAYNAR


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır