kapat

26.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ATİLLA DORSAY(adorsay@sabah.com.tr )


Sinemada deprem

Doğal felaketlerin en görkemlisi deprem, sinemanın 'şaşırtma, sarsma' işlevlerine çok uygundu; çokça da kullanıldı. Hatta, zaman zaman deprem sahnelerinin insanları sarsan koltuklarla desteklendiği bile oldu..

Sinema baştan beri sarsmayı, şaşırtmayı ve şoke etmeyi amaçladı. Bu açıdan doğal felaketlerin en görkemlisi olan deprem de filmlere konu oldu. 1930 ve 50'lerde iki kez filme alınan "The Rains Came-Hint Rüyası", Hindistan'da bir deprem ve onu izleyen su baskını sahneleri içeriyordu. 40'lı yılların ünlü melodramı "Yeşil Yunus Sokağı" da öyle..

Kimi filmlerde deprem-sonrası bir dünya gösterildi : "Superman" ya da "Los Angeles'ten Kaçış" gibi. Belleklerde yer eden en ünlü deprem filmi, 70'lerde felaket filmlerinin moda olması sırasında çekilen Mark Robson imzalı "Deprem"di. Los Angeles'i yerle bir eden depremin perdedeki görüntüleri benzersizdi. Hele Ava Gardner'ın lağım sularına kapılıp gittiği ve vefasız kocası Charlton Heston'un onu kurtaramadığı sahne!... Bu film için sinema koltuklarını sallayan ve seyirciye gerçek bir sarsıntı duygusu veren surrasound adlı bir sistem bile icat edilmişti!

Bu filmin gördüğü ilgi üzerine Türk sineması bile bir "Deprem" çekti. Şerif Gören'in filminde Türkan Şoray ve Kadir İnanır vardı. Ve filmin deprem sahneleri olduğu gibi o yıllarda bizde de oynayan bir yabancı filmden, "Mc Kenna'nın Altını" adlı Western'den alınmaydı!...

Daha sonra depremi bir simge olarak kullanılan filmler yapıldı: Robert Altman'ın "Short Cuts"ında koşut biçimde anlatılan bir dizi öykücüğe sembolik bir final oldu deprem.... İranlı usta Abbas Kiarostami ise "Ve Yaşam Sürüyor"da deprem görmüş bir yöreyi, bir sinemacının öyküsüne fon olarak kullandı.

Felaketlerin en büyüğü olan depremi ve onun çaresiz kıldığı insanları rahat sinema koltuğunda izlemek bir tür keyif olabilir. Ama Allah bu felaketi insana gerçekten tattırmasın ve gelecekte göreceğimiz tüm depremler, beyazperdeden taşmasın!.. Amin...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır