Ne kadar haklı olduğunu ilk devrenin son dakikalarını izlerken yaşadım. 0-0 bitsin diye dua edenlerden biri de bendim. G.Saray, maça çok gergin başladı. Rapid de inanılmaz bir presle saldırınca oyunun ağırlığı birden Viyanalılar'a geçti. Zaman zaman top çıkaramaz hale geldik. Sağdan, soldan, ortadan bastırdılar. Her yerden şut attılar. Ama Allah'tan çerçeveyi bulamadılar. En yakın topları hepimizin yüreğini ağzına getirdikten sonra direkten döndü. Ayağımızda top tutamıyor, maçı bir türlü kontrol edemiyorduk. Bu arada, 10 kişi oynuyorduk. Ümit, akıl almaz bir şekilde sahada yoktu. Ne hücumda, ne defansta görünüyor, adeta toptan saklanıyordu.
İkinci yarı, sanırım soyunma odasında Fatih Hoca'nın fırçaları, tribünde seyircinin cehennemi tezahüratıyla canlandık. Sahada öyle bir G.Saray fırtınası esmeye başladı ki, Rapid tam anlamıyla şaşkına döndü. Bu kez müthiş presi yapan bizimkilerdi. Rapid topu ancak taca atarak rahatlama imkanı bulmaya çalışıyordu. Ama bu imkanı da vermedik. Gerçekten tekrar tekrar seyredilmeye değer, harika bir gol attık. Top nasıl hızlı ayaktan ayağa dolaştı, hücum adamları nasıl hızla deplase oldular ve Okan işi nasıl harika bitirdi, görülmeye değerdi.
Golden sonra G.Saray oyunu tamamen rölantiye aldı. Gol Rapid'in son ümidini de bitirince ortada sadece Hagi'nin şovları kaldı. Muhteşemdi Hagi. Öyle muhteşemdi ki, tribündeki bazı seyirciler "Yahu bu adam futbolu bırakırsa ne seyredeceğiz?" demeye başladılar. Rapid'in ikinci yarıya Saviçeviç ile başlaması böylece hiçbir şeyi değiştirmedi. G.Saray turu geçmekle kalmadı. Türkiye'ye de 6 altın puan kazandırdı.
B.Hakan'ın yokluğunun rakibi nasıl rahatlattığını gördük. Hakan'ı 2 hatta 3 kişiyle çevreleyen Rapidliler, o oyundan çıkınca rahat oyuna dönme imkanı buldular, bir. Tugay, G.Saray'daki bu yılın en güzel oyunlarından birini oynadı, iki. Fatih Hoca bu takımın bu kadar kolay, bu kadar anlamsız sarı kart görmesine engel olmalı, üç. Bu basit sarı kartlar Şampiyonlar Ligi'nin en kritik maçlarında bizi çok üzebilir.
Sahanın bir muhteşem adamı da hakemdi. Olağanüstü güzel bir maç yönetti. Collina'yı Hagi'ye durmadan saldıran bizim hakem eskileri ve kasıtlı medyamız iyi izlesin. Hakem Hagi'yi korursa, adam kimseye itiraz etmiyor görüyorsunuz. İtalyan'ın Hagi'ye çaldığı faullerin 4'te üçünü bizim hakemler çalmıyorlar. Sonra Hagi isyan edince, "Vay efendim! Sarı kart!" Hagi'nin dün ortaya koyduğu futbol şovunun asıl yaratıcısı, işte bu alkışlanacak hakemdi.