Ve bu Galatasaray dün gece bu tip maçta nasıl oynanacaksa öyle oynadı. Özellikle maçın genelinde çok iyi pres yaptı. Böylece topu kendi kalesinden hep uzakta tuttu. Belki bazıları Galatasaray'ın oyununu beğenmediler. Orada 3 atmış, burada da 5 atsın istediler. Futbolda böyle şey yoktur. Hep garanti oynayacaksın, maceraya girmeyeceksin. Bu G.Saray son 8-10 yıldır Avrupa'da her yönüyle Türkiye'yi en iyi temsil eden bir organ. Bir de TC devletinin organlarını düşünün şu deprem felaketinden sonra. Dünyaya ve Avrupa'ya nasıl rezil olduğumuzu. O büyük anlı şanlı devlet adamlarımızın yıllardır milleti nasıl uyuttuklarını. Eğer onlardan devlet adamı olursa, benden de kesin olarak "ABD Başkanı" olur. O zaman Türkiye'yi bir kulüp takımının yıllarca Avrupa'da hatta dünyada nasıl temsil ettiğini ve nasıl başarılı olduğunu tartışmak yanlıştır.
Bazı futbolcular vardır. Devamlı oynadığı zaman hissedemezsiniz. Hatta onları acımasızca eleştirirsiniz. Ama onları oynamadıkları zaman daha iyi anlarsınız. İşte Hakan Şükür. Oyunda kaldığı sürece Rapid'in hücuma çıkış ve çıktıktan sonraki cesaretini, dün gece maçı canlı izleyenler bariz farkettiler. Sarı-kırmızılılar 90 dakika boyunca özellikle müdaafada rakipten hep fazla oynadılar. Sahanın en iyi futbolcusu bücür Emre idi. Böyle devam ederse, 1 sene sonra Avrupa'nın her takımında futbol oynar.
Capone'yi önce Trabzon'da sonra da dün gece izledim. Galatasaray için büyük kazanç. Özellikle hava toplarında mükemmel. Ve hücum eden rakibin üzerine balıklama atlamıyor. Kendisini değil, onu zorluyor. Tugay herhalde filmin sonunu hissetmiş olacak ki ilk defa, "Ben bu işin kralı gibiyim" değil de takıma yeni girmiş Emre gibi mücadele etti. Çünkü Sırat Köprüsü'nden geçiyor. Bir düşerse cayır cayır yanacak.
Hakem Collina, genelde rahat ve iyi bir maç yönetti. Okan'ın bariz gol şansında rakibe gösterdiği kırmızı kartı doğruydu. Karşılıklı iki kasıtlı dirsek vuruşunu göremedi.