kapat

26.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Meclis el koydu
SABAH'ın haberi üzerine tüm partilere mensup 43 milletvekili, Kızılay'ın çadır fiyaskosu ile ilgili Meclis Araştırması istediler

SABAH'ın gündeme getirdiği Kızılay'ın çadır fiyaskosu, milletvekillerini harekete geçirdi. Meclis'te grubu bulunan tüm partilerden 43 milletvekilinin imzaladığı önergede, Kızılay'ın geliri ile verdiği hizmetlerin bağdaşmadığı vurgulandı ve "Asıl amacı afetzedelere yardımda öncü olan Kızılay'ın modern dünyanın yakaladığı hizmet standardını neden yakalayamadığı, yaşanan bu tarihi derpem sonucunda kamuoyunun dikkatlerini üzerine toplamıştır" denildi

ANAP-FP-MHP-DSP ve DYP milletvekillerinin önergesinde, Kızılay'ın depremzedelere dağıttığı çadırlar için "Kızılay'ın deprem bölgesindeki afetzedelere verdiği çadırların, yardım gönderen diğer ülkelerin çadırları ile mukayese edildiğinde, aradaki farkın çağdaşlık boyutları Türk milletini utandırmış ve Kızılay'a olan gönül bağının zedelenmesine neden olmuştur" denildi. Önergede şu görüşlere yer verildi:

"Türkiye Kızılay Derneği, bugüne kadar gerek Türkiye'de ve gerekse diğer ülkelerde meydana gelen doğal afet ve savaşlarda çok önemli görevler üstlenmiş, çadır, ilaç, kan, gıda yardımı gibi insan hayatının devamı için zorunlu ihtiyaçları karşılamış, ülkemizde ve diğer dünya ülkelerinde binlerce insanın hayatını kurtarmış bir kurumdur.

Kızılay son derece önemli bir gelir portföyüne sahip, ülkemizin her yerinde değerli mülkleri olan ve aynı zamanda menkul ve gayrimenkullerden oluşan mal varlığını, yardımsever halkımızın bağış ve katkıları ile elde etmekte ancak gelirlerin artış oranı ile şu anda verilen hizmetlerin oranının bağdaşmadığı tartışmaları gündeme gelmektedir."

"Çadırlar utandırdı"
Önergede Kızılay'ın buna rağmen son depremde de başarısız bir sınav verdiği vurgulanarak şöyle denildi: "Deprem sonrasında Kızılay tarafından alınması gereken önlemler ile yardımları zamanında yeterince yapmadığı, stoklarında mevcut çadırların günün koşullarına göre ihtiyacı karşılamadığı çok eski ve yağmur geçirdiği gerek afetzedeler ve gerekse basınımız tarafından ciddi eleştiri konusu yapılmıştır.

Çadır dışındaki diğer yardımlar konusunda da hazırlıksız olduğu görülmüştür. Asıl amacı afetzedelere yardımda öncü olan Kızılay'ın modern dünyanın yakaladığı hizmet standartının neden yakalayamadığı, yaşanan bu tarihi derpem sonucunda kamuoyunun dikkatlerini üzerine toplamıştır. Kızılay'ın, deprem bölgesindeki afetzedelere verdiği çadırların yardım gönderen diğer ülkelerin çadırları ile mukayese edildiği aradaki farkın çağdaşlık boyutları Türk milletini utandırmıştır ve Kızılay'a olan gönül bağının zedelenmesine neden olmuştur."

"Hesapları incelensin"
Meclis Araştırma istenen önergenin son bölümünde ise şu ifadelere yer verildi:

"Yıllardır çok ulvi görev ifa eden Kızılay'ın 2000'li yıllardan Türk milletine yakışan içerde ve dışarda çağdaş hizmetler sunarak halkımızın güvenini tekrar kazanabilmesi için kurumun şu andaki durumunu araştırmak, sorunlarını tesbit etmek, finansman kaynaklarının amacına uygun kullandırılması imkanlarını araştırmak ve tesbit edilecek sorunlara çözüm yolları bulmak için Anayasa'nın 98 içtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz."

Öncelikli görüşülecek
Kızılay'la ilgili araştırma önergesinden önce TBMM başkanlığı'na 69 araştırma veya genel görüşme önergesi verilmişti. Eğer Danışma Kurulu tarafından Araştırma önergesi, Meclis gündeminin son sırasına girdi. TBMM Genel Kurulu, sadece salı günlerini denetime ayırdığı için, Kızılay'la ilgili önerge normalde 70 hafta sonra görüşülebilecek ve komisyon kurulmasına karar verilebilecek. Ancak beş partinin anlaşması sonucunda önergeyle ilgili görüşmelerin Danışma Kurulu kararıyla ön sıraya çekilmesi bekleniyor. Önergenin bugün Genel Kurul'da okutulmasının ardından Danışma Kurulu'nun belirleyeceği günde görüşülerek 15 kişilik komisyon kurulacak. Komisyon iki ay boyunca Kızılay'ı enine boyuna inceleyecek.

Bu süre yetmezse bir ay uzatılabilecek. Sürenin sonunda komisyonun hazırlayacağı rapor Genel Kurul'da okunacak. Eğer ciddi yolsuzluklar ve usulsüzlükler bulunduğu tesbit edilirse, milletvekilleri tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunulabilecek.

İşte imzalayanlar
Önergeyi imzalayan milletvekilleri, partilere göre şöyle dağılıyor:

DSP: Masum Türker, Süleyman Yağız, Arif Sezer, İsmet Vursavur, Hasan Konyalı, Ahmet Arkan.

MHP: Nazif Okumuş, Melek Denli Karaca, Nesrin Ünal, Bedri Yaşar, Mehmet Şandır, Mehmet Kaya, Süleyman Coşkuner.

ANAP: Aydın Ayaydın, Yılmaz Karakoyunlu, Ali Er, Ali Kemal Başaran, Işılay Saygın, Ahmet Kabil, Mehmet Ali Bilici, Sühan Özkan, Şamil Ayrım, Güneş Taner, Cengiz Aydoğan, Ömer Ertaş, Hakkı Oğuz Aykut, Hasan Özyer, Nihat Gökbulut.

FP: Yakup Budak, Ali Coşkun, Mahfuz Güler.

DYP: Oğuz Tezmen, Necati Yöndar, Sabahattin Karakelle, İbrahim Konukoğlu, Ramazan Gül, Fethullah Gültepe, Faris Özdemir, Mehmet Yalçınkaya, Kemal Kabataş, Ali Naci Tuncer, Nidai Seven, Hüseyin Çelik.

Bir önerge daha
FP ayrıca bir önerge vererek, depremde sorumluluğunun gereğini yapmadığı gerekçesiyle Kızılay Derneği hakkında Meclis Araştırması açılmasını istedi. FP'li Cemil Çicek ve arkadaşları tarafından verilen önergede, "varlık sebebi bugünlerde insanımızın yardımına koşmak olan Türkiye Kızılay Derneği'nin kendinden bekleneni veremediği, tam bir sorumsuzluk ve başıboşluk örneği sergilediği" öne sürüldü. Önergede, Derneğin tüm çalışmalarının gözden geçirilmesi, kaynaklarının nasıl ve ne ölçüde maksada uygun kullanıldığının belirlenmesi için Meclis Araştırması açılmasının zorunlu olduğu kaydedildi.

"25 yıl sefa sürüp Kızılay'ı sömürdüler"
KIZILAY'ın çadırları Meclis Genel Kurulu'nda da tartışıldı. Sosyal Güvenlik yasa tasarısı görüşülürken söz alan FP Bingöl Milletvekili Mahfuz Güler, "Kızılay'ı 25 yıldır sömüren yöneticilerden hesap sorulmasını" istedi. Meclis Başkanlığı'na verilen dilekçede de imzası olan Güler, Türkiye'deki her afetten sonra Kızılay'ın fekaletzedelerin yardımına koştuğunu ancak son depremde sınıfta kaldığını belirterek, şöyle konuştu: "Depremi yaşamayan, depremi görmeyen, depremin ne anlama geldiğini bilemez. Ben 1971 yılında Bingöl depremini yaşadım. Yıkıntıların arasından canımı zor kurtardım. O zaman, deprem sabahı Kızılay yanımızdaydı. Enkazın altından zor çıktım ve kafamı kaldırdığımda Kızılay'ı yanımda gördüm. Tam 28 yıl önce Kızılay Bingöl depremi sabahı yanımızdaydı. 1999 da ise Kızılay maalesef, tam beş gün sonra deprem bölgesine gitti ve hiçbir iş de beceremedi."

Kızılay'ın, deprem bölgesine gönderdiği çadırlara da değinen Güler, şöyle devam etti:

Çadırlar çağdışı
"Kızılay'ın dağıttığı çadırlar tamamen çağdışıdır. Kızılay'ın bugünkü yöneticileri, Ankara'nın göbeğinde sefa sürmek için dünyanın en lüks binasını yaptılar. Bu kurumun başındakiler tam 25 yıldır, bu kurumu sömürmektedirler. Kızılay hakkında gerekli işlem yapılmalı, bunlardan hesap sorulmalıdır. Rusya'dan, İsveç'den, Norveç'den Kızılhaç teşkilatları depremin ertesi günü bölgeye ulaşmışlardır. Kızılay'ın ise bölgeye gelmesi tam beş gün sürmüştür. Beş gün sonra geldiklerinde de hiç bir işi becerememişlerdir."

FP'li Mahfuz Güler, 1967 Varto ve 1971 Bingöl depreminde evleri yıkılan vatandaşlara yeni konutlarının da hala verilmediğini ve devletin vatandaşa olan konut borcunu ödemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

TSE Başkanı: Standarta uymuyor
TSE Başkanı Ahmet Cafoğlu, Kızılay Genel Başkanı Kemal Demir'in önceki gün yaptığı açıklamada çadırların TSE'nin standartlarına uygun olduğu sözlerini değerlendirdi.

TSE'nin çadır bezi standardı bulunduğunu belirterek, Kızılay'ın da zaman zaman standardlara uygunluk konusunda kendilerine başvurduğunu belirten Cafoğlu, yapılan denetimler sonucunda, bazı çadır bezlerinin standarda uygun, bazılarının ise uygun olmadığının anlaşıldığını belirtti. Cafoğlu, "Hepsi uygun olsaydı, depremzedelerin başına bunlar gelmezdi" dedi. Ahmet Cafoğlu, bir gazetecinin çadır için standard getirilmesinin mümkün olup olmadığı şeklindeki sorusu üzerine de, bu konuda bir standart hazırlanabileceğini, ancak, bu standardın sınırlayıcı olabileceğini kaydetti. Cafoğlu bir başka soru üzerine, TSE'nin uygunluk belgesi almamış bir firmayı, belge almaya zorlama gibi bir yetkisinin bulunmadığını kaydederek, ancak, uygunluk belgesi almış firmalarda ara denetimler yapabildiğini söyledi. de yerine getirilmediği bildirildi.

Kızılay çiftliği
Kızılay'daki çadır skandalının ardından bu kez de "akraba ve hemşehri" skandalı patlak verdi. 1.900 personeli bulunan kurum çalışanlarının çoğunun merkez yöneticilerinin ve siyasetçilerinden yakınlarından oluştuğu belirlendi. Kurumda çalışan personelin çoğunun doğum yerinin bu kişilerin memleketi olan Bolu, Sivas, Rize, Ankara, Urfa, Adana olduğu dikkati çekiyor.

Kızılay Başkanvekili, eski parlamenter ve avukat olan Nurettin Özdemir'in oğullarından Serhan Özdemir, derneğin kadrolu avukatları olmasına karşın "sözleşmeli avukat", diğer oğlu Gültekin Özdemir Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdür Muavini olarak görev yapıyor. Özdemir'in, yeğeni Mesut Özdemir şef, başka bir akrabası Metin Özdemir ise Kan Merkezi'nde çalışıyor.

Genel Merkez Kurulu üyesi Fadıl Ünver'in kardeşi Şahin Ünver, Kızılay'ın tüm şubelerinin müdürü. Yeğeni Cengiz Ünver de, Fen İşleri'nde teknisyen.

Genel Merkez Kurulu üyesi Ahmet Kalkanoğlu'nun yeğeni Hayati Kalkanoğlu, Kızılay'da Alım Satım Müdürü. Kalkanoğlu, Hukuk Müşaviri Osman Kocamemik'in de eniştesi. Başka bir akraba Haldun Kalkanoğlu, Plan Bütçe Mali Kontrol Müdürlüğü'nde kontrolör, Özlek Kalkanoğlu ise Haberleşme ve Arşiv Müdürlüğü'nde memur olarak görev yapıyor.

Hoşver'le Kemaloğlu yarışı
Genel Merkez Kurulu üyesi Cahit Ulutaş'ın kızı Yasemin Ulutaş, Gençlik Müdürlüğü'nde memur. DYP Bolu Milletvekili Necmi Hoşver'in yakını olduğu bildirilen Hüseyin Çatana Alım Satım Müdür Muavinliğini yürütüyor.

Eski DYP'li ANAP Muş Milletvekili Erkan Kemaloğlu'nun da pekçok yakını ve hemşehrisi kurumda çalışıyor. Kemaloğlu'nun yeğenleri Yusuf Kemaloğlu ve Tuğlan Kemaloğlu da Fen İşleri Müdürlüğü'nde çalışıyorlar.

Genel Müdür'ün itirafı
Kızılay Genel Müdürü Fatih Evren, Kızılay'a personel alımında mülakat yaptıklarını açıkladı. Evren, SABAH'ın sorusu üzerine, personelin çoğunun Yönetim Kurulu ve Genel Merkez Kurulu üyelerinin yakınları olduğunu belirtmemiz üzerine, şöyle dedi: "İnsan olan her yerde bu tür şeyler yaşanır. Türkiye'nin her yerinde bu böyle yürümüyor mu? Sizin bir yakınınız, ya da benim oğlum bir işe girecek olsa, işe alınması için tanıdıklarımızı aramıyor muyuz? Arıyor referans veriyoruz. Bunu herkes yapıyor. Bu bizim genel karekterimiz. Her kurumda bu ilişkiye rastlamak mümkün."

Enişteye ihale
Afetlere bütçesinden yüzde 5, inşaat işlerine ağırlık veren Kızılay Derneği yöneticilerinin, inşaat ihalelerinin çoğunu eş, dost ve tanıdıklara verdiği ortaya çıktı. Kızılay'ın Çilimli'de çöken rant tesisi binasının inşaatını yapan müteahhidin Genel Merkez Kurulu üyesi Mahmut Hoşver ile DYP Milletvekili Necmi Hoşver'in eniştesi Dursun Özcan olduğu ortaya çıktı. İş merkezi şeklindeki binanın Kızılay'a ayda 650 milyon lira gelir getirdiği belirlendi.

Afetlere bütçesinden yüzde 5 pay ayıran Kızılay, 1999 yılı bütçesinden inşaat işlerine 5 trilyon liraya yakın pay ayırdı.

700 milyarlık skandal!
Kızılay'ın çadır ihalesinde skandal yaşandığı ortaya çıktı. Alınan bilgilere göre, Kızılay, 1999'daki çadır ihtiyacını karşılamak amacıyla 1998 Aralık ayında çadır bezi ihalesi açtı. 700 milyarlık ihaleye Denizli'de üretim yapan Us Branda ve Yıldırım Ticaret katıldı. İhale komisyonundaki bazı üyelerin çadır bezlerinin şartnameye uygun olmadığını, su geçirdiğini belirtmelerine karşın ihale tamamlandı. 2 firma, Kızılay'a 80 milyarlık mal tesliminde bulundu.

Kızılay Genel Başkanlığı'na, Yönetim Kurulu üyelerine, Genel Merkez yönetim kurulu üyelerine gelen ihbarlar üzerine Kızılay Teftiş Kurulu soruşturma açtı. Müfettişler, çadır bezlerinin çadır yapımına uygun olup olmadığını belirlemek için TSE'de inceleme yaptırdı ve standartlara uygun olmadığı ortaya çıktı. Buna rağmen 80 milyarlık malın teslim alındığı, Kızılay'ın zarar ettiği belirlendi. Malın geri kalan kısmı alınmayarak, firmalara iade edildi. Soruşturma raporunda, olayın yargıya intikal ettirilmesi istenmesine karşın savcılığa suç duyurusunda bulunulmadığı gibi, raporların gereğinin de yerine getirilmediği bildirildi.

700 milyarlık çadır bezi alımının gerçekleştirilememesi nedeniyle Kızılay son deprem felaketinde çadır skandalı yaşadı. Deprem bölgesine depolarda kalan eski ve kullanılmış çadırları gönderen Kızılay'ın bugünlerde ihaleyi yeniden gerçekleştireceği bildirildi.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır