kapat

26.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Altı ayda atlatırız
TUSİAD Başkanı Erkut Yücaoğlu depremin maliyetinin 20 milyar doları bulacağını belirtirken, 2000'in ilk çeyreğinden sonra etkilerin silineceğini söyledi

TUSİAD Başkanı Erkut Yücaoğlu Türkiye'nin yaşadığı acı deprem tecrübesinin ekonomiye maliyetinin 20 milyar dolar olduğunda ısrar etti. Yücaoğlu, Türk ekonomisinin depremin etkilerinin 2000 yılının ilk çeyreğinde atlatacağını söyledi. Yücaoğlu, TÜSİAD olarak bu yıl için büyüme rakamını eksi 1-2 seviyesine çektiklerini belirtti. Yücaoğlu sorularımızı şöyle yanıtladı:

Zararın 20 milyar dolar olarak açıkladınız. Çıkardığınız rakam abartılı değil mi?
Hayır. 20 milyar dolar bir tahmin. Bir varlık kaybı var. Bir de bu senenin gelir kalemlerini ya da Türkiye'nin gelir yaratma kalemlerini etkileyecek unsurlar var. En büyük parça, milli gelir hesabına girmeyecek ama varlık olarak kaybolan evler. 60 bin konutun yıkıldığı söyleniyor. Binaların toplamı 10-15 milyon metrekareden az değil. Biz metrekare başına 500 dolar maliyet koyduk.

500 doların içinde inşaat maliyetinden, bir evin içinde olması gereken bütün eşyalar da var. Dolayısıyla depremde kullanılamaz evlerin toplamının 10 milyon metrekare olduğunu düşünürsek en az 5-6 milyar dolar sadece hane halkının kaybolan varlıkları var. İkinci parça, tamamen sanayi tesislerin varlıklarını oluşturuyor. En az 100-120 fabrikanın hasar gördüğünü, ayrıca bakkalından tüpçüsüne 1000'e yakın ticarethanenin ortadan kalktığını biliyoruz. Artı bir de TÜPRAŞ var. Bütün bu firmaların, stok kayıpları var, bina hasarları var. Bu zararın toplamını da 4 milyar dolar olduğunu düşünüyoruz.

Bir üçüncü parçada ise altyapı kayıpları var. Buradaki hasar da 1-2 milyar dolar. Üç parçada verdiğimiz ilk grupta 10-12 milyar dolarlık bir kayıp var. Ama bu kayıp Türkiye'nin sadece varlık kaybıdır. Milli gelirden eksilen bir rakam değildir. Orta vadede bu varlık yeniden yapılanmayla yaratılacaktır. İkinci grupta milli gelirden kayıplar var. Milli gelirden olan kayıpların birinci kategorisi işin insan boyutu ile ilgili olarak devletimizin ve bütün sivil toplum örgütlerinin ve özel sektörün yaptığı insani yardımlardır.

Bağışların toplamını çıkartmak mümkün mü?
İşin en ölçülemeyen tarafı bu. Ama 1-2 milyar dolardan aşağı olamaz. İkinci parçası ise, üretim kaybı. Üretim kaybı konusunda DPT'den, Hazine Dış Ticaret Müstaşarlığı'ndan yapılan değişik tahminler var. Ama günlük üretim kaybının 100 ile 200 milyon dolar civarında olduğu söyleniyor. Eğer günlük rakamı en hafifinden 150 milyon dolar olarak alsak, 1 aylık bir üretim kaybı varsa en az 4-5 milyar dolardır.

Bir de ekonomiyi endirekt etkileyen kalemler var. Devlet bir ek bütçe çıkardı. Bu devletin daha çok borçlanması demektir. İlave faiz maliyeti var. Artı dış ticaretimizde 2-3 aylık ufak tefek oynamalar olacak. İhracatta düşüklük olacak. ithalat artacak. Dolayısıyla buradan da devletin bütçe ve dış ticaretin finansmanının açığı nedeniyle belki 1-1.5 milyar dolar daha ilave bir zarar olabilir. Bu uzun vadeli bir etkidir. Önümüzdeki 6 ay, belki 1 yıl bunları hissedeceğiz. Bu unsurlar bize zararın 20 milyar doları bulabileceğini gösteriyor.

Peki bu kayıp Türkiye'yi kaç yıl geriye götürür?
Türkiye 15-20 milyar dolarlık bir kaybı süratle giderebilecek bir güce sahip. Türkiye aylar mertebesinde bu ekonomik felaketin altından kalkacak güçtedir. Bu felaketten ötürü ekonomimiz bir yıl bile zafiyet içinde olmayacaktır.

Bu yıl büyüme eksi 1-2 olur
TÜSİAD Başkanı Erkut Yücaoğlu, deprem sonrası büyüme rakamını revize ettiklerini ve 99 için küçülme öngördüklerini belirterek şöyle konuştu: "İlk altı ayda yaşanan daralmadan sonra bütün yılın yüzde 1-1.5 büyüme ile biteceğini tahmin ediyorduk. Şimdi eksi 1-2 ile büyüme olabilir diyoruz. Ama çok büyük bir eksi büyüme olacağını sanmıyorum. Depremin üretim gücünde yarattığı olumsuz etkilerin 2000 yılının ilk üç ayından itibaren kaybolacağını düşünüyorum."

Eksiğimiz bilgi ve teknoloji
Depremden çıkarılması gereken sonuçlar neler?

Bilgi eksikliği olduğunu görüyoruz. Ne kadar iyi niyetli olursanız olun, bilgi ve teknolojiniz eksikse birşey yapamıyorsunuz. Bu depremden çıkan en çarpıcı sonuç bu. Bizim birçok idari mekanizmamızda bilgi ve teknoloji eksikliği var. Bunun giderilmesi lazım. İnsanlar bilgili olduğu zaman tavırları da değişecektir. Sanırım bu eksiklik giderildiği zaman devletin topluma olan duyarlılığı da artacaktır.

Dış kaynakla rayına oturur
Dış basında, depremin geriye gidiş anlamı taşıdığı belirtiliyor...
Şu anda çok büyük bir felaket yaşandığı için tüm dikkatler başka tarafa toplanmıştır. Ama bu Türkiye'nin özellikle ekonomisini düze çıkarmak için yapması gereken reformlara mani değildir. Reformaların yürütülmesinde bir aksama olmazsa biz yine 2000 yılı için tasarladığımız vizyona yaklaşabiliriz. Dış kaynak ve proje kredilerinin gelmesiyle Türk ekonomisinin tekrar büyüme rayına oturması işten bile değil. Bu sadece birkaç ay ertelendi.

Mine ŞENOCAKLI


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır