|
|
Bizi yıkan fay hattı değil, "pay" hattı oldu!
Oncelikle tüm insanlarımıza başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hepimizin ortak acıları paylaştığı şu günlerde insanın içinden kara mizah yapmak bile gelmiyor.
Bu nedenle bir süre için kadın türü ile ilgili yazılarıma ara veriyorum. Şimdi kadınlardan çok daha tehlikeli türden söz edeceğim.
Hani Pitukya gibi bazı kadın türleri bile eninde sonunda insana en yakın yaratık olarak icabında insanın içinde "küçüğünü bulsam da beslesem" gibisinden duygular uyandırsa da sözünü edeceğim yaratık türü, insanlarda sadece sonsuz bir öfke, bir iğrenme, irkilme, isyan ve çaresizlik duygularının karışımı ve bir mide kasılmasına neden oluyor. Bu yaratık türüne paranın icadından bu yana dünyanın hemen her yerinde rastlanıyor. Kısaca adlarını Patanya olarak koyabiliriz. (Paraya Tapan Yaratıklar!)
Bu Patanya'ların iç örgütlenmeleri ve uluslararası örgütlenme ve dayanışmaları CIA, FBI, MOSSAD gibi örgütleri geride bırakmıştır. Dünyanın neresinde para ve çıkar üstüne operasyon olsa, bu Patanya'lar iş bitirmişler ve geride sadece cesetler kalmıştır.
Şimdi bu acı deprem sonrası herkes koro halinde müteahhitleri suçluyor. Yerel yönetimleri suçluyor. Devleti suçluyor. Koro halinde suçlama edebiyatı sürüyor. Bu tür suçlamalar bence ağaçları görüp ormanı göremeyenlerin suçları.
Şimdi basitçe gözünüzün önünde canlandırın:
Adam arsasını müteahhite veriyor. Kimi seçiyor? Kendisine en çok kat bırakanı. Peki adamın bunu yaparken malzemeden çalacağını biliyor mu? Yanıt; Evet biliyor, daha pazarlığını yaparken biliyor. Çünkü o da kendisine kalan daireleri elden çıkaracak. Peki müteahhit ne yapıyor? Kendisine, hırsızlığına göz yumacak hatta işbirliği yapacak, mimar-mühendis, usta, kalfa vb. buluyor. Tüm bu takım inşaat işine giriştiklerinde malzemeden çalındığını, zemin incelemesi yapılmadığını, her şeyi ucuza getirmenin temel felsefe olduğunu bilmiyorlar mı? Bal gibi biliyorlar. Peki bu projeler, ruhsatlar, izinler nereden alınıyor? Belediye ve il yetkili organlarından. Onlar bu projelere izin verirken, ruhsat verirken ne verdiklerine değil, ne aldıklarına baktıkları için burada hiç sorun yok. Bu devlet daireleri ve belediyelerde çalışanların para yediklerini, amirleri, bürokatlar, politikacılar bilmiyorlar mı? Biliyorlar. Çünkü onların çoğu da o kademelerde yetiştiler ya da malın büyüğünü zaten onlar götürüyorlar. Peki bunların bir hırsızlık, rüşvet ve görevini kötüye kullanma çetesi oluşturduğunu ortalama bir vatandaş, yandaki komşu, ordaki savcı, ordaki polis bilmiyor mu? Biliyor tabii ama "ya bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyerek sırtını dönüyor ya da mücadelesinde yarı yolda kalıyor, pes ediyor ya da ettiriliyor. Bu mimar, mühendis ve benzerlerinin mensup olduğu oda yetkilileri kimlerin ne halt karıştırdıklarını bilmiyorlar mı? Biliyorlar tabii ama "efendim ispat edemiyoruz" deyip yan çiziyorlar, çünkü onların da bir kısmı bu kirli paylaşım hattının içinde yer alıyor. Bu pay hattı sadece bina yapımı ile ilgili bölümcük. Yerel yönetimlerin birçok birimi bu kirli paylaşım hatlarının merkezlerinde kavşak noktalarında yer alıyor. Ve bunu da herkes biliyor. Trafikçisi rüşvet alıyor, denetimcisi rüşvet alıyor, memuru-amiri rüşvet alıyor, diğerleri de veriyor ve tahsil ediyor. Hatta tahsilat için devletin güvenlik kuruluşlarından çeteler kuruyor. Tüm bunların hepsi mahkeme kayıtlarıyla birer birer kanıtlanmadı mı? Bu pay hattı çetesi o kadar yaygın ki, zaman zaman sizler bile bu çeteye girip çıkmışsınızdır. Bir düşünün ağır trafikte giderken kaçınız "güvenlik şeridine" girmedi? Kaçınız trafik polisine rüşvet vermedi? Kaçınız devlet dairesinde iş gördükmek için rüşvet vermedi? Kaçınız yanınızda işlenen suça tepki gösterdi? Kaçınız bu çetelerin başı olduğunu bildiği halde bazı politikacılara oy vermedi? Kaçınız hesap sordu?
Demek ki bizi yıkan bu Kuzey Anadolu Fay hattı değil, Tüm Anadolu Pay Sathı'dır. Hatta hat ya da satıh değil Pay Network PN'üdür. Bu Patanya'ların oluşturduğu Network'ten bir an önce çıkın, suça iştirak etmeyin, suçu önlemek için sadece felaket anlarında değil, sürekli olarak sivil savunma halinde olun.
İnsana düşen görev budur, insan türünü diğer yaratık türünden ayıran da budur: İnsanlık bilinci ile hareket etmek!
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|