kapat

22.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
BAYRAKTAR BAYRAKLI (bayraktar.bayrakli@sabah.com.tr )

Nefsin depremi

Depremin bir fiziki, bir nefsi, bir de sosyal boyutları vardır. Bu üç boyut, birbiri ile yakından ve derinden alakalıdırlar.

Fiziki deprem

Bu depremin nasıl oluştuğunu bilim tespit etmekte ve hangi kurallara göre cereyan ettiğini ortaya koymaktadır. Yeryüzünde bazı bölgelerdeki faylar, o bölgeleri deprem için hassas hale getirmektedir. Bu, işin yerbilimlerine kalmış boyutudur.

Nefsin depremi
Fiziki depremin tahribatının büyüklüğünü, genişliğini ve ağırlığını bu deprem türü belirlemektedir. "Hak onların arzularına uysaydı, gökler, yeryüzü ve oradakiler düzensizliğe uğrardı..."(Mu'minun, 71)

Yüce Allah bu ayette insan nefsinin gücünü belirlemektedir. Nefisten beyne ve gönüle giden iki tane fay vardır. Bu faylar harekete geçince, gönüldeki sevgi, iman, irade, sadakat ve ahde vefa gibi değer abideleri yıkıma uğramakdadır.

Beyne giden fay da harekete geçince, insanların düşünce abidesi yerle bir olmaktadır. Bütün bu abidelerin yıkılmasını temin eden nefisteki sarsılmadır.

Gönül ve beyindeki abideler yerle bir olan insanın davranışlarında da büyük bir deprem yaşanmaktadır. O zaman, o insan mühendis, müteahhit veya bu işlerle sorumlu bir insan ise, bütün işlerinde noksanlıklar yaşamaktadır. Kendi iç aleminde depremler olan bu insanların, yaptıkları binalarda dayanıksız olmaktadır. Nefisleri onlara, "Çal" diyor, "Rüşvet ye" diyor ve insanalara "Sakat bina yap" diyor. İşte bütün bu kötü işler, nefsin fısıltılarından başka bir şey değildir. Demek ki asıl deprem, bu insanların nefsinde yaşanmaktadır. Kısa bir zamanda köşeyi dönmek, ihtiras, doyumsuzluk gibi nefsin istekleri zamanla bir ikinci bir zulme dönüşmektedir. Bu zulüm, ilahi takdiri harekete geçirmektedir. İnsanlar binalarını sağlam yapsaydı, depremler hakkında cehahletle hareket etmeseydi, Allah bu kadar cana kıyıp yakınlarına ızdırap verir miydi?

Bu deprem, cehaletin nefsin ve kötü niyetlerin depremidir. Bu depremin yaptığı tahribatın çoğunu, malzemeden çalarak sakat binalar yapanların nefisleri meydana getirmiştir. Onlara müsaade veren ve onları denetlemeyen insanlar, Allah indinde sorumludurlar.

Sosyal deprem
Nefis depremi, sosyal hayatı bozmakta ve orada büyük sarsıntılar meydana getirmektedir. İnsan ilişkilerinin haram üzerine kurulması, hırsızlığın artması, yalanın çoğalması, rüşvetin alabildiğine genişleyip derinleşmesi, vurdum duymazlığını kol gezmesi, sosyal hayatın değerlerini alt-üst etmiştir. İşte bu değerler kaybı, aslında sosyal hayatta hissedilmeden yaşanan büyük bir depremdir.

İnsanların bu yapıp ettikleri tabiata aykırı olduğu için, bazen bir bela şekline dönüşmektedir. İşte bu bela bir fiziki deprem şeklinde de tecelli edebilmektedir. İnsanların yayıp ettiklerine tabiat bile dayanamamakta, dayanıksızlığı patlayıvermektedir.

Yüce Allah, Rum Suresi'nin 41. Ayeti'nde şöyle buyuruyor: "İnsanların kendi yaptıkları yüzünden karada ve denizde fesat (bozuşma) meydana geldi. Allah istediklerinin bir kısmının cezasını tattırsın onlara, belki dönerler."

Kara ve denizdeki bozuşmanın, yani fesadın sebebi insanın kendi yaptıklarıdır. Bu yaptıklarını Allah onlara ceza şekline çevirir ki, ibret alsın da cehaletten, nefsin arzularından dönsünler.

Aklın, bilginin ve imanının olmadığı yerde bozuşma, deprem ve zulüm baş gösterecektir. Cehaletten dönüş aklı kullanmak ve bilgi ile; zulümden dönüş de iman ile olacaktır.

Şehirleşmenin fay hattı üzerine kurulmayacağının bilgisine önem verip uygulamamak cehaletin depremini meydana getirecektir. Demirden, çimentodan, kontrolden ve imandan çalmasının depremi de yüreklere acılar veremekle bitecektir. Durdurun şu beyinlerde, gönüllerde ve nefislerdeki depremi, durdursun Allah fiziki depremi. Millete Allah sabırlar versin, ölenlere de rahmet.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır