kapat

22.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


Korku, ecel ve şans

Sallandığımız o 45 saniyeyi hiç unutamıyoruz...

Meğer ne kadar uzunmuş 45 saniye diye, hâlâ saat tutuyoruz, ölçüp biçiyoruz.

Sinirimiz bozuldu... Huzurumuz kaçtı.

Her an yeni bir deprem olur diye, iğne üstünde oturuyoruz.

Uyuyamıyoruz.

Çalışamıyoruz.

Üretemiyoruz.

*

Bu böyle gitmez.

Yeniden hayata dönmek lazım.

Tabii ki tedbirimizi alalım, korunmak için ne gerekiyorsa yapalım, ama depreme teslim olursak, ha geldi ha gelecek diye 24 saat onu beklersek, bunun sonu yok ki...

İstanbul'u bekleyen bir büyük deprem daha varmış. Anladık.

Ama ne zaman?

1 ay içinde mi, 1 yıl içinde mi, 10 yıl, 30 yıl, 40 yıl içinde mi? Belli değil.

Peki ne yapacağız?

Oturup hergün onu mu bekleyeceğiz?

Tekrarlıyorum: Ne tedbir varsa hepsini alalım. Ama lütfen kafamızın içinden depremi atalım... Ondan sıyrılalım..

Bekleyen bir sürü iş var.

*

Hükümet de depreme kilitlendi kaldı.

Elbet, bir âfettir. Devletin bütün imkânları seferber olacaktır. Ve olmuştur. Ama hükümetin sadece depreme endekslenmesini isteyebilir miyiz?

Ekonomi var.

Yarın öbürgün okullar açılacak. Eğitim var. Sağlık var.

Turizm var. İhracat var. Vergi var. Adalet reformu var. Sosyal Güvenlik Yasası var.

Sıra sıra özelleştirmeler var.

Varoğlu var.

İki binli yılların Türkiyesi'ne hazırlanıyoruz... Oysa bütün kurumlarımız stop etmiş durumda.

Çok sürer mi?.. Eğer sürerse, bir tür deprem de bu... Çünkü o da bir tahribat.

*

Ben, depremden çok korkarım. Belki herkesten fazla korkarım. Ama deprem ihtimalı var diye, günlük işlerimi, dersimi, ödevimi ihmal etme hakkını kendimde görmem.

Yine tekrar edeyim:

- Sanki 5 dakika sonra deprem olacakmış gibi tedbirli olmaya devam.

Ama hiç deprem olmayacakmış gibi çalışmaya da devam.

Bütün kurumlarıyla birlikte Türkiye, yoluna devam... Devam.

*

En çok neye üzülüyorum, biliyor musunuz?

- Ecevit, çok şanssız bir Başbakan.

Bütün dürüstlüğüne, bütün çalışkanlığına, bütün bilgi ve yeteneklerine rağmen, sahiden çok şanssız.

Gerçi atlattığı bâdirelere bakılırsa, Demirel de şanssız bir Başbakandı ama Ecevit daha şanssız.. Ne zaman Başbakan olsa - savaş dahil - büyük aksilikler hep onu buluyor.

Şimdi de tahkim ve benzeri bir dizi hayati icraat'la boğuşurken, bu def'a da büyük bir deprem felâketiyle karşılaşıyor...

İnşallah, bu sonuncu şanssızlıktır...

İnşallah Apo'nun yakalanışıyla başlayan bir şanslı süreç, artık galip gelecektir.

*

Dağıtmayalım.

Türkiye, depremi takmayacak kadar kaderci olamaz... Tedbirini elbet alacaktır.

Ama Türkiye, tüm fikrini ve zikrini depreme fikse edemez... Asla teslimiyetçi olamaz.

Bu yazı, depreme rağmen yazılacak... Bu gazete, depreme rağmen yarın çıkacak.

Tıpkı bunun gibi...

Türkiye, depreme rağmen hayata ve yola devam edecek.

Matem başka, havlu atmak başka...

Herkes işinin başına.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır