


İnsanlar.. Aynı insanlar..
Birisi.. İstanbul'un en sağlam evlerinden birinde oturuyor.. Sağlamlığı kanıtlanmış.. Nasıl kanıtlanmış.. 7.8 gibi korkunç bir deprem, hem de 45 saniye sürmüş.. Evinde en ufak hasar yok.. Tavandan sıva düşmemiş.. Dolapta bardak devrilmemiş..
Korkular öyle içine işlemiş ki..
Korkuyor.. Neden korkuyor..
Çünkü deprem kültürü yok.. Ne okulda, ne evde verilmiş. Ne bir kitap okumuş, ne bir radyoda, TV'de izlemiş.. Onu hiç bilgilendirmedikleri için her söylenene inanıyor.. Ama daha çok korkulması gerekene inanıyor..
CNN demiş ki.. Yeni deprem gelecekmiş.. Hadi pırrr!..
Kandilli demişki.. Bu kıpırdayan başka fay.. Hadi pırr!..
Komşu demiş ki "Alkent'te iki hasarlı bina var, saklıyorlar.." Hadi pırr!..
Pırr da, nereye pırr?..
Kuruçeşme Parkı'na.. Bebek, Ortaköy sahillerine..
Yahu gazeteler İstanbul'un deprem haritasını yayınladı. En tehlikeli bölge siyah.. En tehlikesiz olanı da beyaz.. Arada ara renkler..
Beyaz bir yer var.. Etiler.. Ordan pırr bizimki.. Nereye.. Kuruçeşme'ye.. Haritada simsiyah.. Etiler'i yıkacak bir deprem, Kuruçeşme'de seni anında denizin hem de nasıl içine çeker, düşünen yok..
Neden?.. Bilmiyorlar çünkü..
Deprem kuşağı üzerinde oturan ülkeye, hiç kimse deprem kültürü vermeyi düşünmemiş, 75 yıllık Cumhuriyet tarihinde.. Şimdi saldır bu hükumete..
Can pazarı.. Enkaz altında canı var adamın, tabii öfkeli olacak.. Onu anlarım.. Ama masasının başında oturup ahkam kesenlerin öfkesini anlamam..
400 atom bombası şiddetinde bir depreme yetişecek organizasyon dünya üzerinde yok..
Palavrayı bırakın..
Hele bir de, deprem paniği içindeki insanlar gidiş geliş tüm yolları kesmişse..
Tabii hata olacak.. Neden olmasın.. Bu insanlar gökten gelmedi ki.. Onlar da bizim insanlarımız.. Onlar da deprem felaketini yaşıyor.. Önce kendi ailesini kurtarmayı düşünen adam kendi işine gecikecek tabii..
Yapmayın.. Bu kadar insafsız olmayın.. Felaketi oya çevirmek isteyen muhalefetin kucağına oturmayın..
Haa.. Bu hükumet bu felaketten ders almaz, 75 yıldır ihmal edileni yapmaya başlamazsa, o zaman saldıralım..
Ama o zaman saldırmayız. Çünkü en evvel biz unuturuz. Dünyanın en unutkan medyası ünvanını kimselere bırakmadığımız için..
* * *
Ötekisi..
7.8 depremi yıktığını yıkmış.. Enkaz dolu her taraf.. Artçıl o 4.5, 5.5'luk falan depremler her an bu enkazda yeni göçüklere sebep olabilir.. Günde ortalama 200 böyle deprem oluyor..
Yani ülkenin en riskli yeri, bu enkazlar..
Ve ekranda görüyoruz.. Yüzlerce, binlerce isimsiz kahraman bu enkazın içine ellerini kürek yaparak dalıyor..
Kendi ailesi için tamam.. Hadi komşusu için o da tamam.. Ama adam hiç tanımadığı birini, o da "Belki kurtarırım" ümidi ile enkazın altında.. Dev gibi beton kiriş onu pula çevirir, o araya yatmış, kazıyor.. Her an, ama her an ölüm tehlikesi içinde 10 saat, 16 saat, 24 saat uğraşıyor..
Şimdi, Etiler'de sapa sağlam evine, gömlek değiştirmek için girmeye korkan da benim insanım.. Ölümü aklına bile getirmeden dehşetin içine dalan da..
Durumlar mı, insan davranışlarını değiştiriyor acaba?..
Felaketzedelere yardım etmek..
Hünkar'da yemek yiyoruz.. Tuğrul Şavkay, ben, bir de Feridun Usta..
Genç ve güzel bir kız masamıza geliyor.. Israrlı cümlelerle anlatıyor ki, muhatabı Tuğrul Şavkay, ben değilim.. Neden ben değilim.. Bana küs.. Alkent'te yaşıyormuş.. "Bize koyun falan dediniz ya" diyor..
Yahu aklı başında, okumuş yazmış biri üstelik..
Yazılarımdaki ironiyi dahi anlamamış..
Bas bas bağırıyorum..
"Koyun olmayın. Önünüze konanı yemek zorunda değilsiniz.. Hele parasını da siz veriyorsanız" diyorum.. "İnsansınız siz, koyun değil" diye bağırıyorum aslında farkında değil.. Koyunluğu kendine yakıştırmış, belli. Bana küsmüş..
Eee!. Ne yapalım şimdi?..
Efendim anlattığı şu..
Gece bir battaniye almış, atlamış arabasına, Avcılar'a gitmiş, orada yaşlı bir kadına battaniyesini vermiş. Kadın da çok mutlu olmuş..
Anlatmaktan mı hoşlanıyor, yaptıklarını..
Tuğrul'a "Yazın da herkes böyle yapsın" mı demek istiyor pek anlamadık..
Ama bana hitap etmediği halde, ben bu iyi niyetli hareketinin çok yanlış olduğunu anlattım gene de..
"Mal yardımı yapacaklar Kızılay'a, para yardımı yapacaklar, yığınla hesap var, başta TRT'nin oralara yardım yapsınlar.. Eline ekmek, eline su, eline battaniye alan deprem bölgesine araba sürerse, zaten tıkalı, zaten ambülanslara bile yol vermeyen oralar ne olur bilir misiniz hanımefendi?" demeye çalıştım.. Oralı olmadı... O hala Tuğrul'a, götürdüğü battaniyeyi anlatıyordu.
Depremde en büyük yardım, soğukkanlı ol
mak, paniğe kapılmamak, ilk akla gelen şeyin her zaman en iyi olamayacağını da düşünmek..
O gece herkes arabasına atlayıp, depremden ve depreme deliler gibi sürmese, yollar açık kalabilse, bugün kimbilir kaç can daha kurtulmuş olacaktı, enkaz altından çıktığı, hastaneye zamanında yetiştiği için..
Yerin üstünde biz olur olmaz heryeri arayarak tüm telefon şebekesini çökertirken, enkaz altında pili bitene kadar dışarı arayıp "Ben burdayım" demek isteyenler aklınıza geldi mi?..
Dışarıya bir türlü ulaşamayarak bilebile ölüme gidenlerin o telefon başındaki son saatlerini düşündünüz mü hiç?..
Ağlarız, ağlanacak halimize..
* Adapazarı'ndan Avcılar'a kadar uzanan ve binlerce insanın ölmesine sebep olan ana fay hattı "vay anam hattı" halini aldı. Adapazarı can pazarı. Gölcük kan ve gözyaşı gölü, Yalova yakova haline geldi.
* Malzemeden çalarak yaptıkları ve süper lüks diye milyarlarca liraya sattıkları binaları yerle bir olan ve binlerce insanın ölümüne sebep olan bazı hırsız müteahhitler İNSANLIĞIN da çoktan öldüğünü kanıtladılar. Olansa yine bazı DAVARLAR yüzünden DUVARLAR altında kalan halka oldu.
* Deprem sonrası yüzde 90'ı yıkılan Veli GÖÇER Konutları'nın adı sorumsuzluk ve baştan sağmacılığa bir örnek olması için "Ali Yazar Veli Göçer konutları" olarak değiştirildi.
* Enkazın en ince deliklerine kadar girerek kurtarılmayı bekleyen depremzedelere "Acı var mı? Olay nasıl oldu?" gibi abuk sorular soran "EN KAZ" muhabirlerinin bir an önce ortadan kaldırılması, depremde mahsur kalan vatandaşların en büyük dileği.
* Deprem bölgelerindeki Sivil Savunma Teşkilatları, ihmalleri ortaya çıkınca, kendini Savunma Teşkilatı halini aldı. Özel kurtarma ekibi AKUT'un yakut kadar değerli olduğu herkes tarafından görüldü.
* Depremdeki can kaybına yeraltındaki kırıkların değil yer üstündeki yerle bir olan binaları yapan, o binalara ruhsat veren kimi vicdanlardaki derin yarıkların sebep olduğu anlaşıldı.
* Deprem en çok Ankara'da panik yarattı. Koltuklarının aynı anda sallanması üzerine telaşa kapılan siyasiler, sallantının depremden kaynaklandığını duyunca derin bir nefes aldılar.
* Olay her geçen gün daha dehşet verici bir hal alırken dillerden aynı şarkı dökülüyor. "Bir ihmal daha var, sonu ölmek mi dersin?"
* 7.4 şiddetindeki depremden sonra yardım için ayağa kalkan Türkiye'den hep şu ses yükseldi. Vatan Millet Sakarya, Gölcük, Kocaeli, Yalova
Hakan & Utku
SEVDİĞİM LAFLAR
Yeni fikirlerden daima şüphe edilir. Genellikle karşı çıkılır. Çünkü bunlar henüz halka mal olmamışlardır, o kadar.. Başka sebep aramayın.
John Locke (1632-1704)
BİZİM DUVAR
Bir bakan kadının elini tuttu. Kadının başına neler geldi. Demek devletin uzanan elinden korkmak gerek!..
Hakan & Utku
Pazar Neşesi
Bugün pazar da.. Hangi neşe.. Ama gene de biraz tebessüm hakkımız.. İsmet Ağabey (Gümüşdere) bana uğramıştı.. O anlattı. Deprem pazarında deprem fıkrası..
* * *
Polonya'da deprem olmuş.. London Times muhabiri merkeze telefonla bildiriyor:
"Polonya'daki deprem korkunç.. Myedzychojd kenti altüst oldu.."
Merkezdeki istihbarat şefi sözünü kesmiş muhabirin:
"Kentin depremden önceki adı neydi?."
Kaderi zorlamak!..
Askere giden her arkadaşımın aklında hep denizci olmak vardı..
En rahat askerlik.. Birincisi günümüze özel.. Terör bölgesine gitme ihtimalin yok.. İkincisi geleneksel.. Deniz daima karaya göre rahat..
Çoğu tüm imkanları zorladı.. Kimi başardı, denizci oldu, şıkıdım şıkıdım oynayarak..
Kimi karacı kaldı.. Temeltepe Sivas.. Üzüldüler tabii..
Onlara hep ayni şeyi söyledim..
"Kaderi zorlamayın.."
Gölcük'te Deniz Kuvvetleri'nin çöken tesislerinin altından deniz erlerinin cesedleri çıkarılırken bir düşündüm de.. Kimbilir kaçı acaba denizci olabilmek için hangi imkanları nasıl zorlamıştı?.. Kimbilir kaçı Askerlik Şubesi "Bahriye" dediğinde bayram yapmıştı?..
En kabuslu durumlarda insanı rahatlatacak bir düşünce var, eğer inanırsanız?..
Her işte bir hayır vardır!..
En güzel dua nedir bilir misiniz?..
"Allah en hayırlısını versin!.."