kapat

22.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


İnsaflı olalım

Binlerce vatandaşımız, canımız, ciğerimiz, maddi ve manevi zenginliklerimiz, umutlarımız yıkıntılar altında kaldı.

Büyük milletler, böyle felâketleri mucizevi yeniden doğuşların kaynağı yaptılar.

Biz de büyük milletiz.
Yeteneğini yüzyılın başında kurtuluş savaşı ile kanıtlayan bu millet, yeni bir yüzyıla girerken aynı mucizeyi tekrarlayacaktır.

Yeter ki içindeki cevheri tekrar keşfetsin..

Türk insanı zihninde devlete, sahip olduğundan daha büyük güçler yüklüyor. Ama hiç bir devlet doğadan daha güçlü değildir.

Devletlerin gücü de, onu örgütleyen ve işleten toplumların organizasyon ve karar alma yetenekleri ile sınırlıdır.

Batı basını, Türkiye'deki şiddette bir deprem karşısında hiç bir ülkenin çok daha iyi durumda olamayacağını yazıyor.

Yara sarmaya yönelik bir tesellinin payı olsa da gerçeğe yakın bir değerlendirmedir bu.

Şimdi kendimizden daha büyük güçler vehmettiğimiz devleti suçlayıp duruyoruz.

Evet, ilk anda haberleşmeye felç inmesi nedeniyle felâketin boyutlarını kestiremeyen hükümetin kararsızlığı zararlı olmuştur ama kısa zamanda halkın fedakârlığı, başta asker olmak üzere devletin koruyucu ve kurtarıcı gücü yardıma koşmuştur.

Bu şiddette bir deprem barajları yıkabilir, sellere de binlerce kurban verebilirdik.

Ama şükür ki afet bölgesindeki 48 barajda hiç bir çatlama, yıkılma olmadı.

Geleceği kurtarmak..
Genelkurmay Başkanı 53 bin Mehmetçiğin yıkıntılar altından 19 bin hayatı kurtardığını, 5 bine yakın ölü çıkardığını açıkladı.

Yabancı kurtarma ekiplerinin çalışmalarına yoğunlaşan medyanın kendi askerimizin kahramanlığını görmediğini söyleyip sitem etti.

Haklı olabilir ama medyanın bu yabancı gönüllülerin özverisini ödüllendirme duyarlılığı ve onlardaki sivil örgütlenme becerisini kendimize örnek olarak tanıtma çabası çok görmemelidir.

Türkiye, İstanbul ve çevresini vurduğu büyük bir deprem felâketini ilk kez yaşıyor. Bilim, bu felâketin son olmadığını ikaz ediyor.

Bu tecrübeyi yıkıcı suçlamalarla heba edecek yerde devleti ve toplumu daha güvenli ve doğal afetlere karşı daha hazırlıklı hale getirmek yönünde kullanmaya mecburuz.

Bunu başaracağız..
Ama şu an tüm enerjimizi, enkaz altında kim bilir kaç kardeşimizin yarattığı hayatta kalma mucizesini boşa çıkarmamak için kullanmalıyız.

Işıkara ne dedi?

Prof. Dr. Işıkara ile dün görüştüm.

Kandilli Rasathanesi Deprem Enstitüsü Müdürü Işıkara, büyük depremi bir hükümet yetkilisine önceden haber verdiği konusundaki duyumumun kesinlikle doğru olmadığını söyledi.

"Ben ilk kez, Perşembe günü tesbit ettiğimiz dizi depremler üzerine Devlet Bakanı Özkan'la konuştum ve halkı uyarmak konusunda izin aldım. Zaten büyük deprem öncesi rasathanemiz, hiç bir öncü depremi de kaydetmedi" dedi.

Prof. Işıkara'nın şerefi ile garanti ettiği bu açıklamayı, güvendiğim başka kaynaklar da doğruladı. Özür bana düşüyor..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır