kapat

22.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
"Engelleri iki günde aştık"
Devletin seferber olduğunu söyleyen Başbakan Bülent Ecevit, ilk iki gündeki karmaşaya iletişim ve ulaşım ağlarındaki çökmenin neden olduğunu söyledi

ANKARA- Başbakan Bülent Ecevit, deprem felaketiyle ilgili olarak dün akşam TRT'ye çıkarak, canlı yayında açıklamalarda bulundu. Türkiye'yi yasa boğan depremi, "Tarihin en ağır doğal afetlerinden biri" olarak Başbakan Bülent Ecevit, Başbakanlık Kriz Merkezi'ne gelen son haberlere göre 60 bin binanın yıkıldığını, ölü sayısının 11 bin 115, yaralı sayısının da 39 bin 38 olduğunu açıkladı. Ecevit, "Enkaz kaldırma çalışmaları sürdükçe ölü sayısının daha da artmasından kaygı duyulmaktadır" dedi. Ecevit'in yaptığı açıklamaları özetle şöyle:

DEVLET SEFERBER OLDU: "17 Ağustos Salı günü sabahın erken saatlerinden beri devletimiz, tüm olanakları seferber ederek, depremden zarar görenlerin, özellikle de enkaz altında kalanların yardımına koşmaktadır. Bu büyük afet karşısında, devlet kuruluşları ile birlikte, özel sektör kuruluşları, gönüllü halk ve gençlik örgütleri ve birçok ülkeden halkımızın yardımına koşan kurtarma ve sağlık ekipleri de çalışmalara etkin katkıda bulunmaktadırlar. Hepsine hükümetimiz adına şükranlarımı sunuyorum."

NEW YORK TIMES'IN YAZISI: "Amerikan New York Times gazetesinin başyazında belirtildiği gibi; 'Bir yoğun yerleşim merkezinin bu kadar yakınında meydana gelen böylesine yıkıcı bir depremin neden olduğu ani can kayıplarını süratle sınırlayabilmek bütün hükümetlerin gücünü aşar'. O nedenle biz de, devlet kuruluşlarının yanısıra, ulusumuzun tüm gücünü seferber etmeyi, yurt içinden ve dışından yardıma koşanlara gerekli olanakları sağlamayı, onlarla dayanışma ve işbirliği içinde olmayı görev bildik."

YARDIMA ENGELLER: "Depremden ağır zarar gören merkezlerin yardımına koşulurken, ilk 2 günde büyük engelle karşılaşıldı. Bunlar; iletişim ve ulaşım alanlarında karşımıza çıkan engellerdir. İkinci engel ise, depremin vurduğu merkezlerden birçoğuyla telefon bağlantısının kesilmiş olmasıdır. Ben, bazı bilgileri ancak yerinden edinebildim. Fakat o bilgileri ve alınması gereken önlemleri Ankara'ya telefonla iletmekte büyük zorluk çektim. Hatta yer yer olanaksızlıkla karşılaştım. İlk 2 günün zorlukları o kadarla da kalmamıştır. Elektrik ve sular da kesilmiştir."

HERYERE ULAŞILDI: "Ancak devletin tüm olanakları seferber edilerek, bu engeller 2 gün içinde büyük ölçüde aşılmıştır. Artık her yere yardım araçları ile ve iş makinaları ile erişilebilmektedir. O sayede yardım ve hizmet akışı ve enkaz kaldırma çalışmaları hızlanmıştır. Devletin ve özel sektörün vinçleri gece gündüz çalışmaktadır. Bu çalışmalara Türk ve yabancı gönüllüler de büyük özveriyle katılmaktadırlar."

SAĞLIK HİZMETLERİ: "Sayısız cankurtaran aracı ile deniz otobüsleriyle ve gerek Silahlı Kuvvetlerimiz'in ve jandarmamızın gerek pelislerimizin helikopterleriyle yaralılar sağlık merkezlerine hızla ulaştırılmaktadırlar. Yurtdışından gelen sağlık ekiplerinin de bu çalışmalara değerli katkıları olmaktadır. Evleri yıkıldığı için veya artçı depremlerden kaygı duydukları için gecelerini açıkta geçirmek zorunda kalan yurttaşlarımızın barınma, temizlik ve yiyecek gereksinmelerini karşılamak, çadırkent uygulamasıyla, kolaylaşmış olmaktadır."

CENAZE SORUNU: "Karşılaştığımız bir başka ağır sorun cenazelerle ilgilidir. Kimlikleri belirleninceye kadar cenazelerin bekletilmeleri ise salgın hastalıklara neden olacaktı. Bu tehlikeyi önlemek için, kimliği belirlenemeyen depremzedelerin fotoğrafları çekilmektedir. Hala enkazın altında bulunan cenazelere ilişkin sorun ise daha da ağırdır. O yüzden salgın hastalık tehlikesi ortaya çıkmaktadır. Bu tehlikeye de ilaçlama yoluyla çözüm aranmaktadır."

TÜPRAŞ YANGINI KONTROL ALTINDA: "Karşılaştığımız bir başka ağır sorun, depremin Tüpraş'ta neden olduğu yangındı. Bu yangın tüm Kocaeli'ni ve İzmit Körfezi'ni tehdit etmekteydi. Ancak başka ülkelerden gelen deneyimli ekiplerin de katkısıyla ve kendi uzmanlarımızın ve işçilerimizin özverili çalışmalarıyla Tüpraş yangını kesin kontrol altına alınmıştır ve tehlike tümüyle önlenmiştir."

HALKIN DAYANIŞMASI EN BÜYÜK DESTEĞİMİZ: "Birçok kamu görevlisi de kendi yakınlarını yitirirken, görevlerini gece-gündüz sürdürmektedirler. Halkımız ağır sorunlar karşısındaki dayanışma geleneği bu deprem felaketinin sorunlarını çözmede de en büyük desteğimiz olacaktır. Bu dayanışma geleneği, depremin ulusal ekonomimize vereceği zararları aşmada da en büyük etken olacaktır."

SİLAHLI KUVVETLER'İN KAYBI: "Depremden Silahlı Kuvvetlerimiz de büyük kayıplara uğramıştır. Özellikle Gölcük'teki Donanma tesislerimiz tümüyle kullanılamaz duruma gelmiştir. Birçok Silahlı Kuvvetler mensubumuz enkaz altında kalarak şehit olmuştur. Ona rağmen, Silahlı Kuvvetlerimiz, bir yandan kendi yaralarını sarmaya çalışırken, bir yandan da kurtarma, enkaz kaldırma ve inşaat çalışmalarına büyük katkıda bulunmaktadır."

YARDIMLAR FONDA TOPLANACAK: "Yurttaşlarımız büyük bir özveriyle, yardım hesaplarına katkıda bulunmaktadırlar. Bu katkılar bir fonda toplanacak ve tam bir saydamlık içinde, depremzedelerin ivedi veya uzun vadeli gereksinmeleri için değerlendirilecektir."

DEVLETİN SAYGINLIĞI: "Finans çevrelerinde etkili bazı uluslararası kuruluşlar ve ülkeler de yardımda bulunma isteklerini belirtmektedirler. Bu istekler, devletimizin saygınlığının ve güvenirliğinin somut bir kanıtıdır. Türkiyemiz, devletiyle ve ulusuyla, her sorunun üstesinden gelebilecek güçtedir."

SORUMSUZ YAYINLAR: "Türkiye'nin gücünden, saygınlığından ve etkinliğinden kuşku uyandırmaya kimsenin hakkı yoktur. Medya kuruluşlarından bazılarının olumsuz ve insafsız yayınları, büyük özveriyle çalışan kamu görevlilerimizi ve Silahlı Kuvvetlerimiz'i incitmektedir."

BANKA BORÇLARI: "Hükümetimiz, gerek devletin gerek özel sektör girişimcilerinin deprem nedeniyle karşılaştıkları sorunları çözmek için yoğun bir çalışma içindedir. Bu arada depremden zarara uğrayanların banka borçlarının ertelenmesi ve yeni kredi gereksinmelerinin karşılanması için gerekli düzenlemeler yapılmaktadır."

KONUT SORUNU: "İskan sorunun kısa sürede çözümü için hükümetimiz gerekli önlemleri hızla almaktadır. İlk aşamada çadırkentler, feribotlar ve başka olanaklar değerlendirilerek, depremzedelerin sağlıklı barınma olanakları sağlanmaktadır. Bunan ardından kısa sürede, prefabrik konutlar sağlanacaktır. Bir yandan da yeni ve güvenli yerleşim birimleri oluşturulacaktır."

MAKRO İSTANBUL PLANI: "İstanbul için depreme karşı makro plan hazırlığı hızlandırılacaktır. Duyarlı tüm bölgeler için de benzer incelemeler ve planlamalar yapılacaktır. Bu amaçla ilgili tüm bilimsel kuruluşların katkıları sağlanacaktır."

KURALSIZ YAPILARA AĞIR YAPTIRIM: "Yıkılan binalardan bazıları, kurallara uygun yapılmış devlet binaları. Bunlar genellikle fay hattı üzerindeki binalar. Ama kurallar bile bile çiğnenerek yapılmış ve o yüzden yıkılmış olanların da çok sayıda olduğu belli. Bu konuda daha etkin bir denetim düzeni kurulmasını sağlayacağız. Yaptırımları ağırlaştıracağız. Belediyeleri de uyaracağız."

SORUNLARI KISA SÜREDE AŞACAĞIZ: "Ekonomimizin depremle ağırlaşan sorunlarını olabildiğince kısa sürede aşmak için gerekli çalışmalara şimdiden başlanmıştır. Türkiye, birçok ağır felaketlere ve sorunları büyük ulusal gücüyle ve dayanışmasıyla aşabilmiştir. Son depremin zararını da kısa sürede aşabilecek güçteyiz. Yeter ki ulusumuzun ve devletimizin gücüne güvenelim ve sorunlara elbirliğiyle yüklenelim. Ve yeter ki yüreklerimizdeki yası karamsarlığa değil, kararlılığa dönüştürebilelim."


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır