Şimdi yıkıntıların yanı başında sevdiklerimizin cansız bedenlerinin yanında yeşeren hayat bir süre sonra her yana yayılacak...
Ama maddi ve manevi olarak yaşadığımız büyük şokun bizi toplumsal bir depresyona sürüklemesine set çekmek gerekiyor. Hayatla yeniden elele tutuşmak için moralimizi yüksek tutmamız gerekiyor. İşte bu yüzden anlayacağız ki futbol ruhlarımız için zehir değil, ilaçtır...
Bizim bu ilaca; bu ağrı kesiciye; bu moral dopinge çok ihtiyacımız var. Felaket ortamında futbol düşünmek ilk bakışta ters gelebilir. Fakat hem toplumda hem de ruhlarımızda açılacak çatlakları kapatacak en iyi sıva futbolun tatlı çekişmesidir...
Ekonominin yeniden işleyecek çarklarının açık kanıtı da futbol olacaktır. Ve şunu da biliyoruz: Bir devir kapandı! Spor sahalarını yıllardır elinde tutan barbarlık devri bitti. Artık insanlık devri başlıyor. Umutlarımız, acılarımız ve kırgınlıklarımızın tam ortasında filizleniyor. Deprem bölgelerindeki stadyumlara bakın! Sahalar hayat veren sahra hastahanelerine dönüştü. Yardım helikopterleri futbol sahalarını kullanıyor...
Bilmem, bu hale bakıp "...ya mezar olacak" ya da "Ölmeye ölmeye geldik" naraları aklımıza geliyor mu? Hiç değilse şuna sevinebiliriz: Futbol yeniden başladığında takımlarımız yaralarını sarıp sahalara döndüğünde sporun ölüme değil, hayata ait olduğu herkesin kafasına dank edecek.