Tüm Türkiye'yi sarsan yüzyılın en büyük afeti, ne yazık ki bir süreden beri dengeye oturan ve reformlara endekslenen piyasalarda da sarsıntı yarattı. Uzun süredir yüzde 100'ün altında dalgalanan ve artık aşılmaz denilen bu seviye geçildi. Başta yabancılar olmak üzere bonoya gelen satışlar, alıcısız piyasada faizi çok çabuk tırmandırdı. Pazartesi yüzde 94'lerde seyreden oranlar, yüzde 105'e çıktı.
Yılbaşından beri ilk kez Merkez Bankası'ndan avans kullanmadan maaş ödeyen Hazine, 1.2 katrilyonluk itfasını sorunsuz yapabildi. Ödemenin büyük kısmını üç yıllık tahvil satışından borç alarak gerçekleştiren Hazine, ihalede ortalama yüzde 127.6 bileşik faiz verdi. Faizin yükselmesinin nedenlerinden biri deprem. Etkisi 8 puan oldu. Daha önemli neden ise ihalede programa uygun şekilde üç yıl vadeli tahvil satışından kaynaklanıyor. Piyasa kuponlu tahvilleri iskontolulara göre daha yüksek faizden alıyor. Dövizde Çarşamba yoğun talep gözlendi. Merkez Bankası 500 milyon dolarlık müdahale yaptı. 8.5 milyar dolar fazla pozisyonu olan Merkez Bankası, büyük güç sahibi. Borsa ise, şirketlerden hasar bilgilerinin gelene kadar aşırı oynaklığın önlenmesi için Salı'ya kadar tatil edildi.
Hasarın boyutları, bunun bütçeye etkisi önümüzdeki günlerde şekillenecek. 17 Ağustos'a kadar giderleri azaltma ve geliri artırmaya odaklanan bütçede ne gibi değişiklikler olacak, ortaya çıkacak. Yeni yatırımlara karşılık, vergi kayıpları belirlenecek. Her ne kadar yetkililer 'değişiklik olmayacak' diye açıklamalar yapsa da depremin Merkez Bankası'nın para politikasına etkisi gözlenecek.
Dünya Bankası ve IMF'den şu anda somutlaşan 550-600 milyon dolarlık yardımın dışında ne kadar para geleceğine ve zamanına bakılacak. İnsanların bütçesine gelen hasarın, durgunluğu aşmaya çalışan ekonominin seyrini nasıl değiştireceği izlenecek.
Kısacası piyasaların dengesini bulması bir süre alacak...