kapat

20.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Işığı yeniden görmek...


Bugün hayatı yazmak vacip oldu. Çünkü bazen o çarkın içinde varolabilme savaşına kendimizi o kadar çok kaptırıyoruz ki! Doğanın bizlere sunduğu nimetlerden yararlanabilmek için koşarken durup nefes bile almıyoruz zaman zaman. Dostluğu, arkadaşlığı ve paylaşma duygusunu daha da ötesi insanlığımızı unutup, bir kenara atıyoruz çoğu kez.

"Neden? Niçin?" Kendimize bunu çoğu zaman sormuyoruz bile. Çok uzun gibi görünen bir çizginin üzerinde yürümeye çalıştığımız yaşam bazen sadece "45 saniye" gibi bir sürede değişebiliyor veya bitebiliyor.

Çok değil daha bir hafta önce yine doğanın bir güç gösterisine şahit olduk: Güneş tutulmasına... Sanki bir festivali kutlarmışcasına, sanki bir panayıra hazırlanıyormuşcasına günler öncesinden başladık koşuşturmalarımıza. Ve zaman gelip çattığında Güneş ile Ay'ın dansını izlerken bu muhteşem olaya alkışlarla, ıslıklarla sevinç coşkusu içinde şahit olduk. Bu sefer yine bir doğa olayını yaşadık. Ama hiç beklemediğimiz bir anda yakalayıverdi hepimizi.

Bir öncekinin aksine sevinçle, heyecanla beklediğimiz değil de korkunçluğunu ürpertisini duyduğumuz bir doğa olayını yaşadık bu kez.

Ve niçin, nasıl olduğunu bile anlayamadan yaşadığımız sadece "45 saniye..." doğanın sonsuz gücü karşısında bir ertesi gün tekrar ne olacağını bilmeden, karşı koyamadan, çaresizlik ve korkuyla bekleyerek.

"Her zaman kendimle ilgili kararları kendim veririm," olgusunun hiç de "gerçek" olmadığını görerek. Ve bu olayda "madalyonun diğer yüzü" yok...

Küçük-büyük, zengin-fakir, herkes için "aynı yüz"...

Bundan dolayı doğanın bize bahşettiklerini, sahip olduklarımızı ya da diğer tüm nimetleri şuursuzca katledip hepsine, her şeye "Ben sahip olacağım" hırsıyla koşuşturmaya bir "dur!" demek gerek.

Ve "hayat" dediğimiz çizginin bir yerlerinde, mutluluğun kıymetini bilmek gerek.

Ve tüm bunları bilerek hâlâ çıkar kavgasında olmak niye?

Her zaman çizgide koşabilmek ve o çizginin hep bir yerlerinde olabilmek elimizde olan bir şey değil... Hele hele ki böyle zamanlarda.

O yüzden şimdi dostluk ve paylaşma zamanı...


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır