kapat

20.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Bir daha asla!


Günlerce ailem tatilde, ben de özgürüm diye, seviniyordum. Ama bir daha asla yalnız kalmak istemiyorum...

Korkunçtu! Anlatamıyorum, çünkü deprem anında yaptıklarımı hatırlamıyorum. En yakın arkadaşımla beraber kalıyorduk evde. Sallantı ve gürültüyle yataktan fırladık ve evin içinde bilinçsizce koşuşturmaya başladık. Biter bitmez de gecelik ve çıplak ayakla bahçeye koştuk.

Tek bir sahne geliyor gözümün önüne; o da arkadaşımın korku dolu ifadesi ve acı bir sesle attığımız çığlıklar... Felaket bir şeydi. Evde koşarken, dengemi kaybedip duvarlara çarpıyordum. Bir anda elektrikler gitti ve işte o anda bağırmaya başladık. Dayımlar, amcamlarla buluştum sonra.

Peki ya annemler? Onlar yoldalardı. Bir gece önce saat 19:00'da Kemer'den otobüse binmiş geliyorlardı. Ben yalnızdım. Yani deprem olduğunda onların gelmesine 4 saat vardı. Bu da demek oluyor ki, deprem bölgesindeydiler. Viyadükler yıkılmıştı; enkaz altında olabilirlerdi. Haber alma imkânım yoktu. Çıldırdım. Göztepe Parkı'nda arabanın içinde beklerken annemleri düşündükçe fenalık geçirdim.

Ayakta bile duramıyor, konuşamıyordum. Boş boş çevreye bakıyordum. Annem, babam, ağabeyim aynı otobüste. Aklıma kötü şeyler getirmemeye çalışıyordum ama elimde değildi. Panikten cep telefonumu evde unuttuğum için de kimseye ulaşamıyordum.

***

Neyse ki birkaç saat sonra eve üstümü değiştirmek için geldiğimde telefondaki çağrıyı gördüm ve rahatladım. Sonra da konuşabildik. Sabaha karşı İstanbul'da olmaları gerekiyordu ama ancak gece yarısı gelebildiler. Neler yaşadığımı, o 15 saati nasıl geçirdiğimi ben de bilmiyorum.

Onların yolda olduklarını bildiğim için biraz rahatladım ama otobüs şirketinin otobüsle bağlantısı kesildi. Türkiye'nin en büyük şirketlerinden biriyle geliyorlardı ve haber alamıyorduk.

Şirketin iki tane terminali var; belli bir saatten sonra biri kapanıyor, diğeri açılıyor. 15 saat boyunca dayım ve yengemle ikisi arasında gidip geldik ve hiçbir şey öğrenemedik. Annemlerin gelmesine yakın, şirketin Genel Müdürü "Kemer otobüsleri 2,5 saat uzaktalarmış" dedi ve o sırada dayımın işaretiyle, annemlerin geldiğini gördüm.

Birbirlerinden bu kadar habersizler işte. Bir de telefonla konuşurken arkasını dönüp fısıldıyor. Ya bizi kandırıyorsa, ya otobüslerden hiç haber yoksa, içindekiler sağ değillerse! Bunları nereden bileceğiz? Bir dedikleri bir dediklerini tutmuyor ki adamların. Bizi koyun zannediyorlardı herhalde.

Tüm tanıdıklarıma söyleyeceğim; o şirketin diğerlerinden farkı sadece ve sadece adının olması, başka hiçbir şey değil.

Sanırım hâlâ şoktayım. Şu an evdeyim ama birazdan çıkacağım tekrar. Çıkmayı düşünüyorum, çünkü duramıyorum. Arkadaşımla beraber o korkuyu yaşadıktan sonra uzun bir süre geceleri rahat uyuyamayacağımı biliyorum. Huzursuzum, her an sallanacakmışız gibi geliyor.

Bundan böyle;
ú Evde yalnız kalıp bir haftalığına özgürlüğümü ilan ettim diye sevinmeyeceğim. Eve her gece 15 kişiyi toplamasam da olur.

ú Annemlerin beni bırakıp gitmelerine izin vermeyeceğim.

ú Bu kadar acı çeken insanı, evsiz kalanları, yakınlarını kaybedenleri gördükten sonra halimden şikayet etmeyeceğim.

ú Panik olmayacağım! Soğukkanlı olmak her şeyi daha da kolaylaştırıyor.

ú Ve o korkunç geceyi unutmaycağım.

***

Bunlar sadece benim korkularım, benim yaşadıklarım. Ama diğerlerinin yaşadıklarının yanında bir hiç kalıyor. Çok üzgünüm ve şaşkınım. Söyleyecek bir şey bulamıyorum, çünkü bu yaşananları tanımlayamıyorum.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır