kapat

20.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NEBİL ÖZGENTÜRK(nebilo@sabah.com.tr )


Kenetlendik

Evet, kenetlendik, çünkü "Komşusu aç ve muhtaç iken, karnı tok, keyfi çok, sırtı pek olan bizden değildir"

Bizim yazı işlerine inanılmaz fotoğraflar düşüyor...

Her gün, her saat binlerce fotoğraf..

Aslında bu felaketi sayfalara sığdırmak mümkün değil, her gün beş on baskı yapacak kadar malzeme geliyor; düşündürücü, kahredici görüntüler..

Keza, TV ekranları da öyle..

Ancak..
Çığlıklar, ölümler, yangınlar, enkazlar, rakamlar, ölçekler bir yana..

Yurttaş bilincinden sözetmek gerek biraz....

Daha doğrusu yurttaşların birbiriyle dayanışmasından..

Devletin çaresizliği, müteahhitlerin hırsızlığı konuşuladursun..

Kadirbilirlikten, vefadan, sevgiden bahis açalım az biraz..

Binlerce enkazın çevresine kümelenmiş sade yurttaşlarımızın hasletinden..

Dedim ya, yazı işleri masasına onca fotoğraf düşüyor.. Editör arkadaşlar sıklıkla şaşırıyor, üzülüyor ama bazen de moral buluyorlar, "helal be" diyorlar.....

Sizin de sayfada gördüğünüz gibi, "komşusu aç ve muhtaç iken, karnı tok, keyfi çok olan bizden değildir" misali komşuluk ve insanlık dayanışmasından bir demet fotoğraf..

Yalova'dan Gölcük'ten, Kocaeli'nden..

Yani "Ölüm Ülkesi"nden..

Kimse gemiyi terketmemiş belli ki..

Evi başına yıkılmamış ve de tehlike hâlâ kapısını tıklatıyor olsa da, komşusuna yetişmeye çalışıyor bıkıp usanmadan..

Sağlam kalmış mutfağında ne bulursa kaynatıp aş yapıyor..

Sırtlıyor kazanı, bir iki de yardım eli, başlıyor dağıtmaya..

Kuru fasulye, çorba, börek...

Bunca uyarı yapılıyor, "çatlak eve girmeyin, enkaz bölgesinden uzaklaşın!" diye..

Adamın umurunda mı?

Daha düne kadar dertleştiği, belki de vardiya dönüşlerinde pişpirik oynayıp bir iki kadeh kaldırdığı dostu, konusu, komşusu can çekişiyor..

Uyarı mı dinler?

Giriyor enkazın içine, vinçi, çekici beklemeden hem de..

Kurtarırsa, dostunu, arkadaşının kızını kızanını, ne mutlu ona..

Hele şu motorsikletliye bakın... 34 UTA 40 plakalı motorsikletliye.. Çaresizlik adama neler yaptırıyor neler.. Ne fener var ne ışıldak, ne de yansıtıcı, çare hazır..

Getirmiş motorsikletini, açmış farını, enkazın dibinde, bir nefes arıyor, kayıp komşusunu gözlüyor..

***

Demirtaş Ceyhun'un "Ah biz bıyıklı Türkler" isimli bir araştırma-kitabı var.. Ceyhun, edebiyatçılığının yanısıra aslında mimar... Uzun yıllar Mimarlar Odası Başkanlığı da yaptı..

Açtım telefonu, "N'oluyoruz", demeye kalmadan..

Fay hattına çürük malzemeyle konut yapanları, izin verenleri bi güzel payladı önce..

Sonra, Anadolu insanına ve dahi Türkler'e ilişkin büyük emek vererek hazırladığı araştırmasından bir bölümünü kimi örnekler vererek anlattı..

Hasletlerimiz, dayanışmamız, komşuluk ilişkilerimiz vs.

"Anadolu kavimlerinin genlerinde, soylarından gelen bir dayanışma dürtüsu var.. Göçebe toplum olmamızdan kaynaklanan.. Hep bir başka ülkeye, bir başka toprağa göçmek zorunda kaldıkları ve başka kavimlerin topraklarında yaşamak zorunda oldukları için birbirlerine sarılmak, komşuluk ilişkilerini kuvvetlendirmek zorundaydılar.. Bireyselleşmeden çok uzak, bencilliğe bulaşmadan yaşayıp geldiler.. Bizlere kadar da uzandı bu durum.. Sade Anadolu insanı, köyünde kasabasında inanılmaz bir dayanışma yaşar.. Bu deprem felaketinde rde ortaya çıktı zaten.. Düşünebiliyor musunuz, Tanrı misafiri kavramı sadece bizde vardır.. Batı ülkelerinde, Tanrı misafiriysen git kiliseye der... Oysa bizde, ocağına düşen biri kanlısı da olsa el kaldırmaz.. Güzeldir bizim Anadolu insanı.."

Evet güzeldir bizim Anadolu insanı..

Şiirlerde de ne güzel geçer değil mi?
Örneğin, Cahit Külebi, Hikaye isimli şiirinde,"Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin, benim doğduğum köyler de güzeldi, Sen de anlat doğduğun yerleri Anlat biraz" der..

Ahmet Arif de, o unutulmaz "Anadolu" şiirinde yüksek sesle haykırır..

"Andoluyum ben/Tanıyor musun?/ Gör nasıl yaratılırım/ Namuslu genç ellerinle/ Kızlarım oğulllarım var gelecekte/ Her biri vazgeçilmez cihan parçası/Kaç bin yıllık hasretimin koncası/ Gözlerinden, gözlerinden öperim/ Bir umudum sende/ Anlıyor musun/ Anadoluyum ben/Tanıyor musun?"

e-mail'de dayanışma mesajları
Deprem kurbanlarına yardım için Internet'te hızlı bir e-mail

trafiği işliyor. İşte birkaç örnek:

ABLAM Marmara Üniversitesi'nde doktor. Gelen yaralıların büyük kısmı çıplakmış. Gerek iç çamaşırı gerek diğer giysileri olmadığı için çok rahatsızlarmış (Büyük kısmı utançtan ağlıyormuş). Hiç paraları da yokmuş. İç çamışırı, giysi, ayakkabı, ne varsa Marmara Üniversitesi Hastanesi'ne götürebilirseniz, iyi olur.

OCEAN Ergun romorku bugün 11.00 ve 16.00'da bölgeye gidecek. Serum, ilaç ve yiyecek isteniyor. İlgilenenler Tuzla Tersanesi'nden bu gemiye ulaşabilir.

BUGÜN 11.30'da Tuzla Tersanesi'nden Yalova ve Değirmendere'ye gönüllü taşıyacak bir gemi kalkıyor. Tercüme yapabilecek, enkazda çalışabilecek, yaralı bakabilecek herkese ihtiyaç var. Fener, battaniye, su (kendiniz için de alın), ekmek, kürek, kazma, balyoz, iş eldiveni (taş taşırken ellerinizini dayanıklılığını artırır) getirin.

ARKADAŞLAR enkaz altından gelen yüzlerce ses var. Bunlar kurtarılmayı bekliyor. Her geçen dakika sesler azalıyor. Son 48 saate girdik. Çabuk, hızlı, etkin ve organize yardım... Sadece para verip işleri başkasından beklemek lüksümüz kalmadı.

ARKADAŞLAR herkesi deprem bölgesine bekliyoruz. Oradaki binaların altında en az 10 bin kişi daha olduğu haberi geldi. İnsan gücü gerekli. Kaybedecek zaman yok. İlgilenenler için AKUT'un telefonu: 0212 252 46 44

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır