


Devletin gevşek vidaları
ADAPAZARI, İzmit, Yalova, Düzce, Gölcük... Nereye gittiysek, kiminle konuştuysak, aynı sözü, aynı soruyu duyduk: "Devlet nerede?" Devlet, bizim devletimiz... Devlet yara almamalı. Ama bu felaketle gördük ki devletin vidaları çok gevşemiş. 19'da
Devlet gitmiş... Ortada devletimi göremiyorum... Ben... Bunca yılın valisi İlhan Sözgen olarak söylüyorum, devlet bitmiş.
İlhan Sözgen, emekli vali.
Saçını devlet hizmetinde ağartmış bir devlet adamının "Devlet gitmiş... Bitmiş" demesi kolay değil.
Sözgen:
- Tabii ki değil... Acı içindeyim... Kahroluyorum... Kimsenin, kimseden haberi yok... Organizasyon yok... Koordinasyon yok... Devletimi arıyorum... Yok.
***
12 Eylül 1980 sabahı...
Asker, ülke yönetimine el koyarken...
İlhan Sözgen "yoldaydı."
Vali olarak atandığı Niğde'ye, göreve başlamaya gidiyordu... Ama gitmesiyle gelmesi bir oldu...
Vali'liği çok kısa sürdü.
Zira Sözgen'i "Demirel, Vali yapmıştı."
Askerler, "değiştirdiler."
İlhan Bey ne devlete küstü, ne askere.
Yıllar geçti...
Yine vali oldu.
İlhan Sözgen'i otuz yıldır tanırız.
Devlete toz kondurmaz.
Ama şimdi...
Kendisi, devlete ateş püskürüyor.
***
Tahsin Kaya...
Fenerbahçe'nin eski başkanlarından.
Müteahhit.
Adapazarı'nda. Geyve'de hayli akrabası var.
Onlara yardım etmek istiyor.
Sadece akrabalarına değil...
Herkese.
Enkaz altındakilere...
Parasıyla... İş makineleriyle... Adamlarıyla.
Ama "muhatap" bulamıyor.
Bize dedi ki:
- Devlet nerede, devlet?
Tahsin Bey "büyük müteahhit."
Telefonu çeviriyor.
"Devlet büyüklerini" arıyor.
Ve soruyor:
- Devlet nerede?
***
Zihni Üstün...
Gümüşhaneli... İzmir'de ikamet eder.
Demirel'in gezilerinden tanıyoruz.
Müteahhit.
"Şu sıralar" Marmara bölgesinde işleri var.
"Deprem sonrası" bir oraya, bir buraya koşturuyordu.
- Zihni Bey, neler oluyor?
- Sorma, rezalet.
- Hayırdır.
- Çınarcık'ta en az üçyüz kişi enkaz altında... Kendi imkanlarımla kurtaracağım ama... Devlet yok ki.
- Nasıl yok.
- Kriz var kriz... Krizi de kim çıkarıyor, biliyor musunuz?
- Kim?
- Kriz masası.
***
Adapazarı... İzmit...
Yalova...
Düzce, Gölcük...
Nereye gittiysek, kiminle konuştuysak...
"Aynı sözü... Aynı soruyu" duyduk:
- Devlet nerede?
***
Adapazarı... Aziziye Camii'nin önünde, kadın bağırıyor:
- Devlet nerede?
Az ileride Yeni Cami.
Onun önünde bir adam hıçkırıyor... Karısını... Çocuklarını arıyor:
- Devlet nerede?
Yine az ilerde...
Bir apartman, başını öne eğmiş.
Evet, eğmiş.
Depremde yıkılmamış.
Ama bina öne doğru eğilmiş. Sanki, gelip geçeni selamlıyor.
"Tehlikeli" bir durum.
Cadde, trafiğe kapalı değil. Binanın önünde önlem sıfır. Apartman göçüverse... "Yeni bir facia" yaşanacak.
Çevredeki insanlar bağırıyorlar:
- Devlet nerede?
***
Devlet, bizim devletimiz...
Devlet yara almamalı.
Ama bu felakette...
Gördük ki "devletin vidaları çok gevşemiş."