Dün İstanbul ayağa kalktı. Fısıltı gazetesi haberi bir anda milyonlara ulaştırdı.. Telefonlar kilitlendi. Büyük panik yaşandı kentte.. Haber ise şuydu, "CNN İstanbul'da bugün 7 şiddetinde büyük bir deprem daha olacak" demiş..
TV kanallarımız, ellerinde CNN'in o haber kasedi olduğu için "CNN böyle bir haber vermedi. Bu söylentiler yalandır" dese halk rahatlayacak.. Bunu yapmıyorlar.. Peki ne yapıyorlar? Bizim Kandilli allamesine soruyorlar.. ATV bu haberin bandının yarısını gösteriyor. 60 saniye daha bandı göstermeye devam etse, milyonlarca İstanbullu gerçeği duyacak..
Haberin gerçeği şudur:
"CNN'e çıkan Robert Wesson isimli jeoloji uzmanı, artçı depremler olacak. Bunların şiddeti muhtemelen 6'ya kadar çıkabilir. Bu da hasarlı binaların yıkılmasına neden olur diyor.."
Halkı rahatlatacağımıza, endişelere sürükleyip, adına da habercilik diyoruz..
İnsanlar birşeyler yapmak istiyor.. Ama çaresizlik içinde.. Bir irade yok ki onlara "Şunu yapın" desin ve onlar yapsın..
Askeriyenin elinde sahra hastaneleri ve seyyar mutfaklar var.. Ama onları harekete geçirecek irade yok.
Okuyucu "İnternet'ten Kızılay'ın sayfasına girdim. Nasıl yardım yapabileceğimiz yazılı sandım.. Yöneticilerin resimlerinden başka hiçbir şey yok" diye feryat ediyor..
NTV'nin başı Nuri Çolakoğlu deprem bölgesine helikopterle ekmek ve su göndermek istiyor. Ama uçuş izni alamıyor. Akut ekibi göndermek istiyor.. Ona da izin vermiyorlar.
Necati Doğru'nun dediği gibi, "Beyni dümura uğramış" bazılarının..
Bir Tüpraş kepazeliği yaşıyoruz ki evlere şenlik.. Genel Müdürü Hüsamettin Danış bey, "Allah su borusunu ütüledi" diyerek susuzluğun mazeretini ütülenen boruya bağlıyor.. Yahu bu tesis deniz kenarında, sen dalga mı geçiyorsun milletle.. Bir Yönetim Kurulu Başkanı var. Adı İsmail Alakoç. Konuşmasını İngilizce kelime ve terimlerle süslüyor. Diyor ki, "Beklediğimiz insanlar gelmedi.. Başta yardım istemedik.." CNN muhabiri ise Tüpraş'ın önünden daha ilk gün verdiği haberde "Yöneticiler yangının söneceğini sandılar. Ama yaptıkları yanlış. Durum çok daha tehlikeli hale gelecek. Zehirli madde depoları var yakınında" diye barbar bağırdı..
Şimdi, CNN muhabirinin bile gerçeği sizden daha iyi biçimde gördüğü bu durumda, "Biz bu işi beceremedik. Türkiye'nin yüreğini ağzına getirdik. Sınıfta kaldık. İlk gün uluslararası yardım istemeliydik" diyerek istifa edecek misiniz beyler? Hiç sanmıyoruz.. Nasıl olsa sizi görevden alacak bir irade yok ki.. Oturun rahat koltuklarınızda.. Kabahat sizde değil, kabahat, gözbebeğimiz Tüpraş gibi bir tesisi size bırakanlarda.. Daha jeneratörünü bile çalıştırmaktan acizsiniz.. Neyse ki, yabancılar olayın vahametini bizimkilerden daha çabuk anlayıp müdahale ettiler.. Bu sayede de zehirli meddelerin bulunduğu bölümlere ulaşamıyor yangın ve belki de milyonlarca kişi ölümden kurtuluyor..
Gelelim Kandilli allamelerine.. Elin oğlu 15 bin kilometre uzaktan depremin şiddetini biliyor, biz 80 kilometre uzaktan bilemiyoruz.. Kandilli'nin paşası "Biz 6.7 şiddetinde dedik. Amerikalı 7.4 şiddetinde dedi. Fark yok" diyor.. Nasıl yoksa...
Devenin soruya verdiği cevap gibi, "Neyimiz düzgün ki..."