Üç gün önce Türkiye gece saat 03.01'de dehşete uyandı. Marmara'yı yerle bir eden deprem 45 saniyede evleri yıktı, insanları mezara soktu ve Türkiye'nin kalbine kanlı bir bıçak sapladı. Bu öyle bir bıçak ki sapına dokunulduğu anda yaradan kan fışkırıyor. Şimdi dikkatler akan kanı durdurmaya yöneldi. Enkaz altındaki çığlıklara koşmak ilk görev.
Ancak unutulan bir şey var... Yaşanan 45 saniyenin dehşeti ruhlara unutulmayacak bir biçimde kazındı. Bu görünmeyen yaranın iyileşmesi en az 3 ay ile 6 aylık bir zaman dilimini gerektiriyor.
Depremin ruhlarda yarattığı psikolojik şoku hafifletmek ve ortaya çıkan sorunları tedavi etmek için özel bir hazırlık yapan Balıklı Rum Hastanesi Anatolia merkezi yetkileri sadece panik hissinin 3 ay süreceğine işaret ederek, yakınlarını kaybedenlerin ise en az 6 ay sarsıntı içinde kalabileceklerine işaret ettiler.
"Depremden büyük kayıplarla kurtulan insanlar kendilerini aşırı yalnız ve çaresiz hissederler. Gelecek kaygıları en üst dereceye çıkar. Kısa sürelerle deprasyona girerler. Kayıplarının şiddetine göre matem reaksiyonları ani ağlama ve bayılma nöbetleriyle ortaya çıkar. Hayal görme, gerçeklerden kopma, panik, anksiyete bozukluklar, yaşamın tehdit altında olduğunu hisleri bu kişilerde çokça görülebilir."
Pektaş, bu belirtileri 6 aydan daha fazla gösterenlerin mutlaka bir sağlık kuruluşunda tedavi altına alınması gerektiğini hatırlattı.
Ne yapmalı?
Korku hissinizi mutlaka birileriyle paylaşın.
Panik derecesinde korku hissedenlere karşı anlayışlı davaranıp, onları akılcı gerekçelerle iknaya çalışın.
Kendinize ve çevrenize soğukkanlı olmayı telkin edin.
Çevrenizde yakınlarını kaybeden kişilere karşı hassas ve sevecen davranın. Onların yalnız kalmamasına dikkat edin.
Çocuklara karşı özellikle dikkatli davranın. Terk edilmek ve anne-babalarını kaybetmek korkusuyla dolu olan çocuklara özel olarak yakınlık gösterip çevrenizden ayırmayın.