kapat

20.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Dersimizi aldık mı?
Depreme hazırlıksız yakalandık. Hem önlemler, hem de böyle bir felaketin yaşanması durumunda yapılması gerekenlerin zaman kaybetmeden gerçekleştirilmesi açısından yetersiz kaldık. Peki dersimizi aldık mı?

Yasemin KARAKAŞ ŞAHİNKAYA

İlk önce yaşadığımız olayın vehameti anlaşılamadı. "Ucuz atlattık" düşüncesiyle, olayın üzerinde durulmadı. Daha sonra anlaşıldı ki, felaket büyük! Bu durumda da birey olarak, örgüt olarak, özel ve kamu kuruluşları olarak organize olmak için çok geç kalındı. Pek çok hayat ve pek çok ocak söndü gitti, yardım gelene kadar. İnsanlar, teknik donanımdan yoksun, son derece iptidai şartlarla, ama canla başla koyuldular enkaz kaldırma ve kurtarma çalışmalarına...

Gerçi söylediğimiz gibi, biliyorduk böyle bir felaketin olabileceğini ve bu durumda elimizin kolumuzun bağlı kalacağını. Ama her işimizde olduğu gibi, hayati konularda da bir nusubet gelmeden önlem almak ya da çalışma yapmanın "lüzumsuzluğuna" inanmışız bir kere.

Ne önlem alma, ne kurtarma, ne kurtarılanların bakımı ve istihdamı, ne de yaraların sarılması yönünde, -kamu kuruluşlarının böyle bir felaket anında yetersiz kalacağı bilindiği halde- hiçbir ciddi çalışma yapılmaması yaşama verdiğimiz değerle doğru orantılı olsa gerek.

Neler deniyor, neler yapılıyor?
Sivil Toplum Kuruluşları işte burada devreye giriyor, toplumsal yaşamda... Birey olarak ya da devlet olarak yapılamayan, yapılsa da yeterli olmayan çalışmaların organize olarak el birliğiyle kotarılması aşamasında...

İnsan Yerleşimleri Derneği Başkanı Korhan Gümüş, kimin neye ihtiyacı olduğunun kesine yakın bir şekilde tesbit edildikten sonra, günüllüleri sistemli bir şekilde seferber etmenin zorunluğunun altını çiziyor. Gümüş, "Yapılan çalışmalar bilinçli değil. Yabancı ülkelerde bir dolu kuruluş varken, Türkiye'de bir tek AKUT var. O da lokal bölgelerdeki felaketlerde yeterli olabilir," diyor.

Türkiye'de bu tip doğal afetlere önlem olarak ve felaketlerden sonra yapılması gerekenler konusunda eğitimli insanlara ihtiyaç olduğu bir gerçek. Bu konuya zaman içinde gereken önemin verileceği konusunda umutluyuz. Bunun için eğitimli insanlara ihtiyaç var.

İnsan Yerleşimleri Derneği Kurucusu Asu Aksoy ise Sivil Toplum Teşkilatları olarak bir ağ oluşturup, valilik ve belediye başkanlıklarına başvurmak üzere biraraya geldiklerini, bunun dışında yapılması gerekenleri de eksiksiz koordine etmeye çalıştıklarını belirtiyor. Aksoy, "İlk etapttttttta yurtdışından gelen yardım ekiplerine dil açısından yardımcı olmaya çalışıyoruz. Doktorlara ve sağlık görevlilerine arka planda katkıda bulunuluyor," diyor. Böyle acı bir olay yaşanmadan önce yapılması gereken ancak yapılmayan pek çok şeyin bulunduğunu söyleyen Aksoy da bunları şöyle sıralıyor: "Sivil kurtarma ekiplerinin de eğitimli ve teknik donanımlı olması için çalışmalar yapılması gerekiyor. Her şehirde AKUT gibi ekiplerin olması gerekir. Bundan önce oluşturulduysa bile yetersiz kaldığı bir gerçek. Artık pek çok konuda planlı bir şekilde hareket edilmeli."

Teknik donanımın önemi
Filmlerdekinin aksine, eldeki sınırlı imkânlarla mucizeler yaratılmadığını hepimiz yaşadığımız depremin ardından gördük. Teknik donanımlı, koordineli ve bilinçli çalışmanın önemi bir kez daha ortaya çıktı. Kamuya ait teknik donanımların yanı sıra yaşanılan felakette özel sektörden de valilik ve belediyelerce teknik donanım yardımı istendi.

Toplu Konut Yapımcıları Derneği Başkanı Üzeyir Garih, istek üzerine şahıs olarak afet bölgesine iki makina gönderdiklerini, ancak dernek üyeleri olan Türkiye'nin en büyük inşaat şirketlerinin ekipmanlarının kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarına tahsis edilebileceğini, hatta edildiğini söylüyor. Garih, TOKYAD'ın da elinden gelen teknik yardımı yapacağını ama aynı felaketi tekrar yaşamamak için, bina yapımının ehliyetli insanlar tarafından denetlenmesi zorunluluğunun bir an önce getirilmesinin altını çiziyor.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır