kapat

20.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kadınların tutkulu dostlukları
Seren Serengil ve kız arkadaşı Eda Modoğlu'nun dostluk-ları, birlikte tatile çıkmaları, gece-gündüz birbirlerinden ayrılmamaları 'lezbiyenlik kuşkusu'na neden oldu!

Aslında tarih bu tip 'kadın dostlukları'yla dolu. Yazar Lilian Faderman, "Erkek Aşkının Ötesinde" adlı kitabında bu tür romantik kadın dostluklarını irdeliyor.

Faderman, 19'uncu yüzyılda kadın dostluklarına kötü gözle bakılmazken, kadınların yaşadıkları değişim süreci sonrasında bu dostluklara kuşkuyla bakıldığını savunuyor.

Herkesin yakın bir arkadaşı vardır. Özellikle kızların, ergenlik çağından başlayarak, hemen her şeyi paylaştıkları, sırdaş oldukları bir arkadaşları olmuştur. Aile ilişkileri, aşklar, erkeklerle ilgili meraklar, isyanlar hep kız arkadaşlarla konuşulur. Bir odaya kapanılıp veya telefonda, saatlerce sohbet edilir.

Bu yakın arkadaşlar, her yere birlikte giderler. Okula, gezmeye, hatta tuvalete bile. Hele kalabalık bir ortamda birbirlerini asla yalnız bırakmazlar. Yapışık ikiz gibidir onlar. Aynı şeyleri yiyip içerler, aynı mağazalardan alışveriş ederler, aynı şarkıcı-türkücüleri beğenir, aynı artislerden hoşlanırlar.

Heteroseksüel ilişkiyi tehdit
Tarih de bu tip kadın dostluklarıyla dolu. Amerikalı yazar Lillian Faderman, "Erkek Aşkının Ötesinde" adlı kitabında bu konuyu ele alıyor. Tarihten örnekler vererek, kadının özgürleşmesine ve cinsel tercihlerine uzanan bir gezinti yapıyor.

İlginç saptamaları var yazarın. Ona göre, kadınlar arasındaki tutkulu romantik dostluk, 18. ve 19. yüzyıllarda iyi bilinen ve hoşgörüyle yaklaşılan bir toplumsal kurum.

Çünkü aynı toplum, kadına ailesi dışındaki erkeklere güvenmemesi gerektiğini empoze ederken, onun yaratacağı duygusal boşluğu, yakınlığı da, kadına ve aileye zarar gelmeyecek bir şekilde telafi etmesine destek veriyor. Kadının evlilik ve ailenin gereklerinin tümüyle dışında, hatta bunların yerine, romantik bir dostluğu hayatının merkezine yerleştirmesini olağandışı bulmuyor.

Ancak, kadınların toplumdaki rolünün değişmeye başlamasıyla, kadınlar arasındaki romantik dostluğa bakış da değişiyor. "Kadınlar arası aşk (duygusal açıdan geçmiş çağların romantik dostluklarından hiç farkı olmayan ilişkiler) şimdi kötü ya da hastalıklı oldu," diyen Faderman'ı bu kanıya iten nedenler şunlar:

Kadının rakibi kadın mı, erkek mi?
"Burada sorun kadınlar arası aşkın, kadın özgürlüğüyle birleştiğinde, heteroseksüellliği devirebileceği fikri. Heteroseksüellik ise yalnızca erkekle kadın arasındaki seks değil, ataerkil kültür, erkek üstünlüğü ve kadının köleliği anlamına geliyor.

Kadına, kadının rakibi olduğu, erkeğin ise aşkının tek nesnesi olduğu öğretildi. Bu tür ilişkiler aynı zamanda heteroseksizme meydan okuyan, politik bir seçimi anlatıyor. "

Romantik kadın dostluklarının, evlilik öncesinde aşk ve seksin yasak olduğu dönemlerde ve toplumlarda yaygın olduğunu savunan yazar, bu tür dostluk içindeki kadınların her şeylerini birbirlerine anlatıklarını, maddi ve manevi paylaşımlar konusunda çok cömert olduklarını, birbirlerini öpüp okşadıklarını, birlikte uyuduklarını, bağlılık yeminleri edebildiklerini, duygu coşkunluğu yaşadıklarını anlatıyor. Ona göre, kadınlar bu yolla kendilerini erkeklere karşı daha güçlü hissedebiliyorlar.

Dostlukları erkekler bozuyor
Lillian Faderman, kitabında dost kadınların her şeylerini paylaşma konusunda özverili olduklarını da yazıyor. Kadınların bilinen rekabetlerinin erkekler için olduğunu anlatan yazar, kadın dostluklarında erkek söz konusu olmadığı sürece bu tür bir çekişmenin yaşanmayacağını örneklerle aktarıyor.

Faderman buna örnek verirken, İrlandalı yazar Edith Somerville'in şu sözlerine dikkat çekiyor:

"Bana öyle geliyor ki, beyinleriyle geçinen kadınlar arasında en dikkati çeken olgu dostluktur. Yaşamın entellektüel, toplumsal, parasal tüm aşama ve yönlerini kapsayan derin bir dostluk. Bağımsız ve sanatçı kadın hayatını denemiş olan herkes bunu bilir."


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır