kapat

18.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN DÜNDAR(cdundar@sabah.com.tr )


Afet değil cinayet

Önce "dehşet gecesi"nden birkaç fotoğraf? İzmit'te kucağında 3 yaşında bir çocuk taşıyan kadın, depremi anlatıyor:

"Bina sallanınca önce kocam benim üstüme düştü, sonra ben oğlumun üstüne düştüm. Enkaz altnda kaldık. Kocam kurtulur kurtulmaz beni dışarı çekti. Ben de oğlumu çektim."

Anlattğı sahne saat 03.30'da yaşanmıştı. Kadın anlatırken saat 08.30'du. Küçük çocuk, hala annesinin kucağındaydı.

Ölüydü.Bir başka sahne:
NTV'nin stüdyodaki spikeri, bilgi almak üzere kanalın Gölcük'te bulunan bir muhabirine bağlanıyor. "Sabah 6'da yola çıktım" diyor genç muhabir, "Yollardaki manzara korkutucuydu, ama Gölcük anlatılır gibi değil".

Sonra muhabirlik bitiyor, haber kişiselleşiyor:

"Annem, babam ve kızkardeşim 6 katlı bu binanın enkazı altındalar" diyor acılı ses: "Hiçbir haber alamadım. Lütfen onlar için ve buradaki herkes için dua edin? İnsan yaşananların ne kadar acı olduğunu başına gelince anlıyor ancak?"

***

Son bir fotoğraf daha:
Genç adam, depremi duyar duymaz annesine haber verdi. "Hazırlan, gelip seni alacağım" dedi. Annesi kalp hastasıydı. Evinin girişinde biri ahşap, biri demir parmaklıklı iki kapı vardı. Zil çalınca anne heyecanla ahşap kapıyı açtı. Ancak demir kapının kilidini açmaya çalışırken, kalbi heyecana daha fazla dayanamadı.Yere yığıldı. Oğlu, çıldırmış gibi, demir parmaklıklı kapıyı omuzlayarak yıkmaya çalıştı. Ama tam o sırada beli kırıldı ve O da demir kapının dışına yığıldı. Acı içinde kıvranırken çaresiz izledi, annesinin can verişini?

Arkadaşımızdı.

***

Kanadalı deprem araştırmaları uzmanı Karl Bucktought'un 10 Temmuz günü Saroz körfezinde olacağını tahmin ettiıi deprem, bir ay gecikmeyle ve küçük bir hata payıyla sarstı Türkiye'yi?

Erikli köyü halkı bu tahmini ciddiye alıp önlem düşünmek yerine 10-16 Ağustos tarihleri arasında "Zelzele festivali" düzenlemeyi kararlaştırmıştı.

Deprem, "festival"in son günü vurdu.

***

Lakin "asıl vuranın deprem deıil, binalar olduğunu, Kandilli Rasathanesi Müdürü Ahmet Mete Işıkara söyledi. "İnsanlar deprem yüzünden değil, denetimsiz yapılan inşaatlar yüzünden ölüyor" dedi.

Gerçekten de örneğin Karamürsel'de göçen üç binanın üçü de aynı müteahhitin imzasını taşıyordu.

Türkiye "doğal afet" sanılan bu facianın gerçek nedenini ve sorumlularını bilmiyor mu..?

Biliyor elbet?

Önceki yılın Haziran ayında Adana'yı yerle bir eden o korkunç depremden sonra da herkes çürük binaların müteahhitlerini suçlamıştı.

Sonra ne oldu müteahhitlere? haberi olan var m¹?

Ben hatırlatayım:

Açılan soruşturma sonunda 4 müteahhit hakkında 86 kişinin ölümüne yol açmaktan dava açıldı.

Depremden 1 yıl sonra sonuçlandı mahkeme:

4 müteahhidin ikisi 2,5'ar yıl, diğer ikisi de 3'er yıl hapis cezası aldılar.

86 ölümden sorumlu tutulan 4 müteahhit için toplam 11 yıl ceza kesildi.

Karar Yargıtay'da kesinleşinceye kadar da müteahhitler birer milyar lira kefaletle salıverildiler.

Acaba çıktıktan sonra yeni bina yapmışlar mıdır??

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır