kapat

18.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


Hırsızlama evler

Halkımız, ilk şoku atlattıktan sonra, baktı ki yetkililerden gelen giden yok, her şeyi bırakıp kendisi yıkıntılara daldı..

Kimi, zifiri karanlıkta yarıklardan içeri sürünerek girdi ve bir yaralı ile çıktı..

Kimi, elleri ile demir çubukları büküp, hiç tanımadığı bir insanın hayatını kurtarmak için çabaladı.. Arkadaşlarının yardımı ile bunu başardı da..

Kimi, kazmayla, kürekle, testereyle tonlarca ağırlıktaki enkaza meydan okudu..

Kimi, elindeki balyoz ile beton blokları kırmaya çalıştı.. Sanki dağları delmeye gelen Ferhat gibiydi..

Kimi, açılan delikten yarı beline kadar enkazın içine daldı ve kendi yaşamını hiçe sayarak, enkaz altındaki yaralıya moral verdi....

Kimi, sadece elleri ile birbiri üstüne binmiş beton blokları kaldırmaya çalıştı.. Sanki Herkül olmuştu..

Kimi, elindeki su bardağı ile, enkaz altında sıkışmış kalmış bir yaralıya ulaşıp ona su içirdi..

Üstelik bütün bunlar olurken artçı depremler sürüyordu.. Yani bu insanlar her an kendileri de enkaz altında kalabilirdi..

Kurtarabildikleri her kişiyi kollarında taşıyarak veya battaniyelere sararak hastanelere yetiştirdiler..

Her kurtarılmanın gerçekleşmesinin ardından alkışlar koptu..

Her ölü çıkarılmasının ardından ise, ağır, küskün ve sinirli bir sessizlik..

Hiç tanımadığı insanlar için sevinen veya üzülen bir Türkiye manzarası..

Can kurtarmak için, önceki gece sabaha karşı işe başladı ve dün gün boyunca zamana karşı yarıştı adeta Türk insanı..

Ve inanılmaz bir dayanışma gösterdi..

Gerçekten inanılmaz..

Büyük depremin üzerinden neredeyse 12 saat geçmiş ve daha ulaşılamayan yıkıntıların var olduğunu öğreniyoruz..

Peki ama bizi, yani Türkiye'yi yönetenler, yıllardır neden hiç ders almıyor?

Niye tedbiri önceden almıyoruz?

Benzer depremler gelişmiş ülkelerde olduğu zaman neden sonuç bu kadar vahim olmuyor?

Çünkü onlar tedbir alıyorlar.. Ne yapıyorlar?

Gönüllü guruplar oluşturuluyor. Bunlar çeşitli meslek gruplarından kişiler.. İki veya üç aylık çok ciddi kurs görüyorlar..

Enkazdan nasıl insan kurtarılır?

Kurtarma çalışması nasıl yapılır?

Bunun gerçekleştirilmesi için ne gibi aletler lazım?

Enkazın nasıl kaldırılması gerekir ki, yaralılar daha da zarar görmesin?

İşte bunları öğreniyorlar.. Şimdi özel eğitimli köpekleri ile yine gelecekler.. TV ekranlarından onların çalışmalarını yine gıpta ile izleyeceğiz..

Gelelim yıkılan binalara.. Çok basit bir gözlem:

Yanyana iki bina düşünün. İkisi de eşit katlı.. Diyelim ki 7.. Ve ikisi de 28 haneli.. Biri tamamen çökmüş ve neredeyse tek kat haline gelmiş, öteki ise ayakta dimdik duruyor..

Bunun müteahhiti kim?

Sorumlu mimarı kim?

İnşaat kalfası kim?

Kontrol mühendisi kim?

Hangi belediye yetkilileri, hırsızlama yapılan bu çürük binalarda insanların oturabileceği iznini verdi?

Bizce bu kişileri de, şimdiden, çıkacak af kapsamına alalım..

Korkarız ki, bu çarpık kentleşmenin sonuçlarından yine ders almayacağız..

Bir dahaki depreme kadar yine böyle çürük binalar yapılacak..

Siz Ankara'daki yöneticiler, Belediye Başkanları, müteahhitler:

Bu depremin merkez üssünün İstanbul olması halinde, ortaya çıkacak tabloyu gözlerinizin önüne getirebiliyor musunuz?

Facianın boyutlarını görebiliyor musunuz?

Onbinlerce kişi ölürdü..

Biz bu korkunç manzarayı görebiliyoruz.. Ama sizler?

Hiç ama hiç sanmıyoruz.. Cünkü sizden öncekiler de aynen sizin gibiydiler..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır