Telefonlar çalýþmýyordu, gökyüzündeki yýldýzlar ise tutulacak kadar yakýn. Oyuncak müzik kutusunun pillerini söküp radyoya takmayý akýl ettiðimizde saat üç buçuk vardý. FM kanallarýný taramaya baþladýk mum ýþýðýnda. Her kanalda bir baþka spiker "Paniðe kapýlmayýn" buyuruyor, ama istisnasýz hepsinin de tonlamasý "Aman panikleyin" der gibi. Tüm yayýnlarda bir radyofonik macera piyesi üslžbu.
Bir baþka FM kanalda yine genç bir ses, deprem yarýðýnýn çapýnýn 50 kilometre olduðunu söylüyor. Bu çocuk ya geometri okumamýþ, ya dayak yememiþ.
Saat beþ buçuk. Kandilli Rasathanesi'nden yapýlan açýklamada vatandaþlar evlerine girmesin deniyor. Depremin merkez üssü Ýzmit, oralarda durum ne o saatte henüz bilmiyoruz.
Ýletiþim Çaðý'nda yaþanan þu doðal felakette halimiz içler acýsý: Depremin sosyal iletiþim notu sýfýr. Ýletiþim deyince bir masa bir de bilgisayar gelmesin akla. Böyle anlarda gereken iletiþim aðý hastaneyi de kapsar, trafiði de.
Ortak acýmýz þu sorularý sormamýza mani deðil: Neden ilk andan itibaren otoyolarýn trafiðe kapatýldýðý anonsu yapýlamasýn? TEM ve E-5'te trafiðin kilitlenmesine nasýl izin verilebilir? Ana arterlerde yýðýlma olursa yardým nasýl gidecek?
Deprem bize iletiþim çaðýnýn imkanlarýndan yararlanýlamadýðýný gösterdi, bu bir. Ýkinci olarak da anladýk ki insanlarý deprem deðil binalar öldürüyor.
Çoðu kez binalar öldürüyor insanlarý, deprem deðil. Binalar suçlu deðil.
O binayý yapan eller ve kafalar... bazan basbayaðý hýrsýzlar...
Bazan binalarý yaparken üç kuruþ kâr edeceðim diye statikçi kullanmayan müteahhitler, bazan cimri mal sahipleri...
Olmadýk yerde inþaat izni verenler, rüþvet yiyenler, Deprem Yönetmeliði uygulamayan belediyeler, kaçak inþaat peþindekiler...
Çoðu kez katil onlar.