kapat

18.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber Ýndeksi
Yazarlar
Günün Ýçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
Ýþte Ýnsan
Astroloji
Reklam
Sarý Sayfalar
Arþiv
Hazýrlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ.
Habersiz ölüm
Mehmet Bey, "Çýðlýðý enkaz altýnda kaldý kadýnýn" diyor. Yüzüne bakýp bir þey söylemiyorum. Çünkü bütün Ýzmit, þimdi "habersiz" gelen ölümün o sessiz çýðlýðý altýnda...

Daha geçen gün Ay ile randevusuna tam vaktinde gelen Güneþ, geceyi kâinatýn bütün yýldýzlarýyla donatmasýna raðmen, dün sabah Ýzmit semalarýnda aydýnlýðýnýn kandilini kýsmýþtý sanki. Ve Güneþ, bu loþ aydýnlýðýna daha yeni uyanýrken, bütün geceyi uykusuz geçiren ben, Ýstanbul'dan Ýzmit yoluna düþtüm.

Gebze, Darýca, Dilovasý, Körfez, yani Ýstanbul'u Ýzmit'e baðlayan kara yolu çevresinde kurt-kuþ, börtü böcek, ne varsa, terk eylemiþ gibiydi dünyalarýný... Bir tek insanlar, kimi iki çomaðýn üzerine bir çarþaf germiþ, kimi bir aðacýn duldasýna sýðýnmýþ, hatta kimisi piknik tüpünü de yanýna almayý ihmal etmeyerek yol boyuna dizilmiþti.

Havada bir yanýk kokusu... Tüpraþ'ýn Körfez'deki dolum tesislerinden yükselen dumanýn kokusu mu; yoksa gece gelen, üstelik hiç haber vermeden gelen "ecel"in onca Ýzmitlinin üzerine döktüðü can çýðlýðýnýn kokusu mu?

Belli deðil...

Ölümün zalim balyozu
Ýzmit'te "deprem", zalim tokadýný en çok Plaj Yolu üzerine düþürmüþ. Plaj Yolu, deniz kýyýsýnda sonradan doldurulma olduðu için mi nedir, kimi apartman ensesine bir balyoz indirilmiþ gibi yamyassý bir durumda, kimisi rüzgârýn savurduðu çýnar yapraklarý misali daðýlýp saçýlmýþ... Apartmanlar, sžretlerine serin selvilerin gölgesinin düþmediði dev mezarlarý andýrmakta... Her mezarýn taþýný, bir dev "kepçe" beklerken, çevresinde anasýný oðlunu, bacýsýný kardeþini yitirmiþ insanlarýn gözyaþlarýna döktükleri sessiz feryatlarý...

Sahil Apartmaný'nýn üçüncü katýndan ecelin sýrat köprüsünü geçerek hayatýn aydýnlýðýna atlayan Mustafa yaþadýklarýný anlatýyor: "Gece saat üç müydü, bir su sesi duydum. Sanki Ýzmit Körfezi, þahlanan bir at gibi üzerime gelmekte. Ama nasýl bir su sesi... Ýþte bu sesin ardý sýra koþmaya baþladým. Ardýmdan babam yetiþti. Babamla göz göze geldik. Baktým annem pencerede. Babam çekti aldý onu. Ben de babama... Üçümüz sokaðýn þurasýna adým atmýþtýk ki, koca apartman diz üstü çöküverdi."

Haber, kuþun kanadýnda
Mustafa henüz 18 yaþýnýn baharýnda. Üzerinde bir beyaz atlet ile bir pijama. Komiser babasý, bir pantolon uydurmuþ ama, üzerinde gömlek yerine bir fanila...

Babasý, enkaz altýndan çýkan eþyalarýn telaþýnda. Karakoldan arkadaþlarýný getirmiþ, enkazýn baþýna nöbetçi dikmiþ. Ona, "Burdan çýkan, bundan sonra ne olabilir ki" diyemiyorum.

Bakýyorum, eþya dediði bir-iki plastik leðen parçasý, bir kýrýk lavabo, yalnýzca çerçevesi kalmýþ bir tuvalet aynasý, pamuðu astarýndan taþra çýkmýþ bir-iki yatak...

Mustafa ile konuþurken annesi geliyor. Onun de derdi elemi de kýzkardeþine saðlýk haberlerini muþtulamak...

Fakat, kuþ kanadý olsa ne yazar?
Telefondan umut yok çünkü...

Mustafa, apartmanýn 26 daire olduðunu söylüyor, üstelik onlardan baþka da kurtulan yok.

Sabahleyin bir "ceset" çýkarmýþlar, Mustafa ile konuþurken bir "ceset" daha katýlýyor aramýza.

"Mümkünü yok" diyor, Mustafa, "burdan sað çýkan olmaz."

Ne diyebilirim ki...

Baþýmý çeviriyorum, 35-40 yaþlarýnda bir adam... Ayný yaþlardaki arkadaþýna koþuyor, boynuna sarýldýktan sonra sokaðýn ortasýna yýðýlýp kalýyor. Melalini anlamak için gözyaþlarýyla sývanmýþ yüzüne bakmak yeter.

Ama Mustafa, acýsýnýn tercümaný oluyor:

"Bizim iki üstümüzdeki komþunun Ýstanbul'daki aðabeysi... Þimdi o aileden hiç kimsenin yaþamadýðýný nasýl anlatacaksýn bu adama?"

Sevinci sevinci, her ne olursa olsun anlatmak mümkün de, acýyý, ayrýlýðý hayatýn hangi kefesine koyup da "ölüm"e merhem yapacaksýn...

Plaj Yolu, "Sahil Apartmaný" benzeri apartmanlarla dolu...

Mustafa'yý eceline galip gelen o tuhaf ve anlatýlmaz hayat sevinciyle baþ baþa býrakýp, bir alt sokaða iniyorum.

Buradaki apartman ise, bir "mýh" gibi topraðýn baðrýna çakýlmýþ... Ýki katý topraðýn altýnda, altýsý üstünde imiþ daha 5-6 saat önce. Þimdi ise dörde dört bölüþmüþler ecelin sekiz sayfalýk defterini...

8-10 kiþi, bir "pancar" motordan uzattýklarý çelik halatla, yerin altýna ulaþmaya çalýþýyor. Ýki saat öncesine kadar, yerin altýndan inlemeler geliyormuþ, þimdi kesilmiþ...

Umut, alýp baþýný gitmiþ adý bilinmez bir diyara...

Apartmanýn yanýndaki arsada, binadan döküldüðü, sonradan mý çýkarýldýðý belli olmayan eþyalar...

Bir sandýðýn baþýnda, belli ki eþinin ya da kýzýnýn etekliðiyle ayakkabýsýna sarýlmýþ bir adam. Eteklik de, ayakkabý da adamýn gözyaþlarýndan geçit vermez daðlardan sýzan çaðlayanlara kesmiþ...

Bütün Plaj Yolu'nu anlatmanýn mümkünü var mý?

Bir apartmanýn çöküþ hýzýný, üç-beþ araba kestiðinden olacak, enkaz gelip çocuk parkýnýn sýnýrýnda durmuþ...

Bir baþkasýnýn iskeleti duruyor ama, bedeninin süsleri pencereler dökülmüþ... Üzerinde akþamdan kalma bir demlik ile bir kaç çay bardaðýný taþýyan masanýn sanki bütün bu olan-bitenden hiç haberi yokmuþ gibi...

Çýðlýðý enkaz altýnda
Ýzmit þehir merkezine iniyorum.

Bütün dükkânlar kapalý.

Cengiz Topel Caddesi'ni boyuna arþýnlayan tren yolu çevresinde kimi geceden kalan uykusunu tamamlamaya çalýþan, kimi hâlâ yaþadýðý þaþkýnlýðýn efsununu üzerinden atamamýþ bir çok insan...

Kimi Ýstanbul gibi yakýn kentlerden gelmiþ, sevdiði bir akrabasýnýn, anasýnýn bacýsýnýn acýsýna ortak olmaya, ama çoðu da bir kaç saat önce yaþadýklarý dehþetin zulmetinden kurtulanlar...

Hat boyunda yer bulamayanlar Yeni Cuma Parký'ný bir panayýra çevirmiþler...

Ölümün gülsuyu ile harmanlanmýþ o "yanýk" kokusu, bütün Ýzmit cadde ve sokaklarýnda tütüyor sanki.

Bu kokuya ambulanslarýn siren sesleri karýþýyor.

Yüzünü göremiyorum, kadýn mý erkek mi belli deðil, ama topraðýn baðrýndan henüz çýkarýlmýþ biri, bir kamyonetin arkasýnda canýna can bulmak için hastaneye yetiþtirilmeye çalýþýlýyor.

Cengiz Topel Caddesi ile Leyla Atakan Caddesinin köþesinde yýkýlan bir apartman daha...

Komþu apartmandan Mehmet Bey, "Çýðlýðý enkaz altýnda kaldý kadýnýn" diyor.

Mehmet Bey'in yüzüne bakýp bir þey söylemiyorum.

Çünkü bütün Ýzmit, þimdi "habersiz" gelen ölümün o sessiz çýðlýðý altýnda...

Refik DURBAÞ


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. - Tüm haklarý saklýdýr