kapat

10.08.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


Artı-eksi

Nesini tartışıyorsunuz?
Durum gayet açık:
- Erbakan Hoca, 5 yıl, hiçbir siyasi partiye giremez./ Hiçbir siyasi parti onu aday gösteremez.

Ama bağımsız aday olabilir... O da Yüksek Seçim Kurulu'nun izniyle.

..........

Komik ama gerçek.

Bağımsız aday olabilirse, bu ne biçim siyaset yasağı?

Yüksek Seçim Kurulu'nun ayrıca izni gerekiyorsa, bu ne biçim kanun?

*

Soruyorlar...

Meclis içindeki arkadaşlar bile birbirlerine, bazen de bize soruyorlar:

- Bu hükümet sürer mi?

Sürer, sürer...

Herhangi bir referanduma toslamazsa... Erbakan'ın oyununa gelip, ara seçim diye bir emr-i vâki'yle karşı karşıya kalmazsa... -Allah korusun- sağlık sıhhatle ilgili mühim bir problem doğmazsa... Bir de tabii, Cumhurbaşkanlığı seçimi vesilesiyle bazı taşlar yerinden oynamazsa...

Hükümet sürer... En az 2 yıl.

Belki 4 yıl ama, en az 2 yıl.

*

Ne var ki, balayı avantajını iyi kullanamıyor bu hükümet.

Şimdi yapamadığı işleri, 1 yıl sonra, 2 yıl sonra hiç yapamaz.

Taze bir başlangıç...

Yapın işte...

Sepetinizdeki bütün pamukları dökün.

Karşınızda sert bir muhalefet yok... Zaten olsa da sesini duyuramaz. Çünkü medyanın büyük bölümü ona kapalı...

Ama bu hükümet, her konuda pazarlık yapan bir imaj yarattığı için, güven duygusu sarsılır diye endişe ederim.

Tereddüt, en kötü şey.

Vergi Kanunu değişecek... Ay, aman, acaba iş âlemi ne der? Sosyal Güvenlik Kanunu çıkacak... ay, aman, acaba sendikalar ne der?... Bir af çıkacak, 6 aydır lâf var, af yok... ay, aman acaba mağdurlar ne der.

İyi düşünün, yola öyle çıkın... Aklınız kesmiyorsa yapmayın... Yapmayacaksanız zaten ilan etmeyin, angaje olmayın. Hele af gibi hassas bir meselede, insanların yüreğini kaldırmayın. Kanunu ya çıkartın, ya da kaldırıp atın gündemden.

Daha bunun gibi çok örnek sayabiliriz.

*

Bu hükümetin hem sayısal gücü var, hem siyasal gücü...

Ama zayıf bir irade sergiliyor.

Yumruğunu vurup ben bunu böyle istiyorum diyemiyor.

Kimden çekiniyor, belli değil...

Erbakanı sevmese bile Ecevit'in bu saatten sonra verebileceği bir demokrasi tavizi var mı? Bence olmamalı.

Erbakanın elindeki kelepçeyi çözeceğim, ama onu seçim sandığına gömeceğim diyebiliyor mu?

Açıkça söylemeli bunu.

Çünkü bu millet, Ecevit'e öyle yaptı... 1987 referandumunda Ecevit'in kelepçelerini çözdü, ama öbür sandıkta o'nu seçti veya seçmedi. O başka...

Ecevit, siyaset yasağının ne demek olduğunu en iyi bilen, o acıyı tam 7 yıl yüreğinde taşımış bir politikacı...

Şimdi açık tavır koymalı...

*

Konuyu dağıtmayalım.

Hükümetin ilk kusuru irade zafiyeti.

Tereddüt...

Ve kararsızlık...

Ama en büyük meziyeti ciddiyet...

İşte o ciddiyet, siyasi irade'yle süslenmeli... Aksi halde götürün, anahtarları Bayram Meral'e teslim edin.

Yaşar Okuyan niye kötü kişi olsun... 58-60 yaş meselesini, Okuyan açıklayacağıma, Başbakan açıklayamaz mıydı?

Haydi bakalım... Bütün hatlarınızla şimdi cepheye... Bazen en iyi savunma hücumdur.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır