Türkiye'de demokrasinin kalite kazanması daha epey zaman alacak.
O zamana kadar iktidarlar, ülke yararına olan yasaları meclisten geçirmek için, hukuk düzenine zarar verecek tavizleri bile göze almaya devam edecektir.
Koalisyon ortakları Fazilet'le anlaştı:
Fazilet, uluslararası tahkime destek verecek;
İktidar da Necmettin Erbakan, Şevket Kazan ve Şevki Yılmaz gibi yasaklıları kurtaran, Fazilet'in de kapatılmasını güçleştiren yasa değişikliklerini meclisten geçirecek..
Tam bir al takke-ver külâh!
Tahkim Türkiye'yi ileri götürecek ama bunun karşılığında bedeller ödenecek:
Anayasa Mahkemesi'nde görülen bir davanın sonuçlarını, meclis ortadan kaldıracak.
Savunma silâhlarından biri, laik demokratik rejimin elinden alınacak.
Fazilet'liler de, öbürleri de baştan beri pazarlık yaptıklarını reddediyorlar.
Hepsi yalan söylüyor..
Dün de Başbakan Ecevit "Benim Anayasa anlayışıma göre Sayın Erbakan ve benzer durumdaki kimseler 5 yıl için siyasal haklardan yoksundurlar" dedi.
Bu söz güvence değildir.
Ecevit 1974 affını teröristler için yapmadığını söylüyordu ama hepsi çıktı.
Yüksek Seçim Kurulu da bu yasaklıların bağımsız aday olarak milletvekili seçilebilecekleri şeklinde yasayı yorumlayabilir..
Ve Türkiye "Kanlı mı olacak, kansız mı?" tartışması açan, "Cezayir'deki gibi kan dökülecek, fıstık gibi olacak" diyen yeminli rejim düşmanlarının kılavuzluğunda gerici karmaşanın içine tekrar sürüklenebilir.
Parlamento, kaş yaparken göz çıkarma yanlışına düşmekten sakınmalıdır.
Kanun açık kapı bırakmamalıdır.
Tahkim çıkmalı, ama Anayasa Mahkemesi kararı ile mahkum olanlara, yasa boşluğundan af olanağı tanınmamalıdır.
Çünkü onlar pişmanlık bile göstermiyor..
Kimi kapatılan Refah'ın devamı olan partiyi karıştırmaya devam ediyor, bıraktığı yerden devam edeceği günü yurt dışında kaçak olarak bekliyor!
Allah'a emanet
Bugün SABAH'ın manşetinde yer alan haber, iki önemli gerçeği kanıtlıyor:
Türkiye Cumhuriyeti, benzeri bulunmayacak ölçüde korumasız bir ülkedir;
Ve benzersiz düşmanlıklara rağmen ayakta kalmayı başaran güçlü bir devlettir.
230 yerel TV ve 1055 yerel radyodan çoğu, her gün 24 saat topluma zehir saçıyor.
Cihat adına insanları suça, hatta cinayete özendiriyor.. Vatana ve çağın gerçeklerine ihanet ediyor, beyin yıkıyor.. "PKK mücadelesinde ölenler şehit değildir" diyor, "Kadın, günaha götüren vasıtadır" diyor.
Ve devlet, bu yıkıcı faaliyeti takip edemiyor, halkı ve kendini koruyamıyor.
Çünkü frekans tahsisleri halâ yapılmadı ve RTÜK de henüz örgütlenemedi.
İhanet ancak, bazı uyanık valilerin ve polisin çabaları, ayrıca vatandaşların ihbarları ile Ankara'ya duyuruluyor.
Anlayacağınız..
Laik düzenimizi Allah koruyor!