|
|
Bir de yetmez...
SABAH Kitapları 1998'in haziran ayında Yzb. Frederick Burnaby'nin Küçük Asya Seyahatnamesini yayımladı.
Üzerinden bir yıl geçti, İletişim Yayınları yöneticileri, "Şu kitabı bir de biz Türkçeye kazandıralım" hevesine kapıldı...
İngiliz ordusunun namlı subaylarından Yüzbaşı Frederick Burnaby, 1876 yılının sert kışında, at üstünde, İstanbul'dan, Batılıların küçük Asya dediği Anadolu'ya bir yolculuğa çıktı... Burnaby, sıradan bir subay değildi. İngiliz ordusundaki 'en güçlü adam' olarak tanınıyor, yedi dili iyi derecede biliyordu. Dolayısıyla bu seyahatinin izlenimlerini topladığı 'On Horseback Through Asia Minor-At Sırtında Boydan Boya Küçük Asya' adlı kitabı bir 'standart eser' niteliği kazandı. Bugün bile, ünlü Peter Hopkirk, kitabı, "Türkiye'de doğuya, ülkenin Rusya ile olan kanlı, eski sınırına doğru yolculuk edecek hiç kimse, çantasına Yüzbaşı Burnaby'nin büyük macera klasiğini atmadan yola çıkmamalıdır. Ruhlarında aşk ve macera tutkusunun bir nebzesi varsa bu eser seyahatlerine renk katacaktır" diye tavsiye edebilmektedir.
Türkçeye kazandırmak
Kısacası, Burnaby'nin eserinin, 'Türkçeye kazandırılması gereken yapıtlar' arasında başlarda bir yeri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Öyle de olur, Haziran 1998'de, "Yzb. Frederick Burnaby'nin Küçük Asya Seyahatnamesi" başlığıyla SABAH Kitapları'ndan yayımlanır. Ancak, seviyeli bir yayıncılık şirketi olarak tanınan İletişim Yayınları'nın yöneticileri, kuşkusuz, "Aman bunu bir de biz Türkçeye kazandıralım, çift dikiş, garantili olsun" diye düşündüklerinden, geçtiğimiz ay Burnaby'nin aynı kitabının bir başka çevirisini, "At Sırtında Anadolu" başlığıyla piyasaya sürüyorlar.
Etik meselesi
SABAH Kitapları yayın yönetmeni Serpil Demirtaş, "Bu tür çok eski kitaplarda telif hakları sorunu olmadığı için böyle bir çakışma olabilir. Ancak bu tür durumlarda doğru davranış, kitabı yayın programına koyan yayınevinin, piyasada kitabın var olup olmadığını araştırdıktan sonra kitabı yayımlamasıdır. Aksi, ahlaklı bir davranış olmaz" diye yorumluyor bu gelişmeyi.
İletişim Yayınları'nın dikkatini duruma çektiklerini ve "kem küm" mahiyetinde bir yanıt aldıklarını belirten Demirtaş, "Benzer bir olay benim de başıma geldi. Beş yıl önce copyright'ı olmayan çok eski bir kitabı çevirtmiş yayına hazırlatıyordum.
O sırada başka bir yayınevinden kitabın çıktığını öğrendim. Tüm hazırlıkları durdurttum" diyerek, etik açıdan uygun davranışın ne olması gerektiğini de anlatıyor.
SABAH Kitaplarını'nın çevirisiyle, İletişim Yayınları'nın çevirisi arasında önsözler dışında hiç bir fark yok. SABAH Kitapları, çağdaş bir uzmanın , Peter Hopkirk'ün yazdığı ve kitabın çağdaş okurca daha iyi değerlendirilmesini sağlayan bir önsözü kitabın girişine almayı tercih etmiş.
İletişim Yayınları'nın kitabında ise, yazarın kendi kitabı için yazdığı farklı önsözler bir arada yer alıyor.
Okur olarak, biz hayatımızdan mennunuz aslında, karşılaştırma imkanımız doğuyor, buna rağmen, okur olarak da, İletişim Yayınları'ndan uyarıcı bir ibareyi, en azından saygı gereği beklediğimizi ifade etme gereği duyuyoruz.
Ortalığı karıştıran İngiliz
Frederick Gustavus Burnaby, sıradan bir subay değildi. 1.92 m. boyunda, 95 kilo ağırlığında, anormal güçlü bir adamdı. Howard Kolejinde eğitmi gördü. 16 yaşında süvari subayı olarak İngiliz ordusunda göreve başladı. 1881'de alay komutanı oldu. İzinlerinde çeşitli gazetelerin özel muhabiri sıfatıyla savaş bölgelerini gezdi. 1885'te Sudan'da seferdeyken mızraklanarak öldürüldü.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|