kapat

27.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


"İstemiyorum anne..."


Evet, şimdiki çocukların çoğu böyle; önlerine hangi yemeği koysanız "istemiyorum anne" cümlesiyle karşılaşıyorsunuz.

O yemedikçe siz ısrar ediyorsunuz, babası "hadi kızım"lı destek çıkıyor ve böylece çocukların yemek saatleri "büyük gözaltı" şeklinde cereyan ediyor. Ben de Ceren'le bebekliğinden beri bu sorunu yaşıyorum. Tabii çoğu zaman kendimi kızımın yerine koyup, onun için zor bir durum olduğunu düşündüm ve tepkilerimi kontrol etmeye çalıştım ama her zaman başarılı olamıyorum.

Bu konuda yedi yıllık derin(!) bir deneyimim olduğu için sizlerle gözlediklerimi paylaşmak ve biraz da içimi dökmek istiyorum.

Yaz sıcaklarıyla beraber kızım artık hiçbir şey yemiyor ve nasıl yaşadığını doğrusu çok merak ediyorum. Ceren'den söz ederken biliyorum ki pek çok anne "Hıh aynı benim çocuğum," dedi. Biliyorsunuz, sıcaklarla birlikte iştahın kesilmesi son derece normal ama konu çocuğunuz olunca tepkileriniz bazen mantık çerçevesinden çıkabiliyor.

Çocuğuma bakamıyor muyum?
Çocukların yeme miktarı, onların yapılarıyla da ilgili. Çocuk ihtiyacı olduğu kadar yiyor ve bunda kalıtımın da etkisi var. Bu nedenle dengeli beslenmesine dikkat ederek çocuğu zorlamamak gerekiyor.

Ama anneler bu konuda çok hassas, çocuğun gelişimi için beslenmenin önemini de biliyorlar. Üstelik herhangi biri, çocuğun biraz zayıf olduğunu ima etse annelerin yüreği nasıl da "cız" ediyor. "Yoksa ben çocuk bakmayı beceremiyor muyum? İyi bir anne değil miyim? Çocuğum için yeterince uğraşmıyor muyum?" gibi pek çok soru sormaya başlıyorlar kendilerine. Çünkü siz ne kadar inanmasanız da, çocuğunuzun şişman olması, ona çok iyi baktığınız şeklinde yorumlanıyor toplumda.

Ceren bebekken benim de zaman zaman bu tür düşüncelere kapıldığım olurdu. Çünkü tüm gelişimleri normal hatta boyu uzun olmasına rağmen, kilosu hep normalin altındaydı ve bu bazen bende üzüntü yaratırdı. Doktorumuz da beni teselli ederek "Bak göreceksin Ceren, incecik ama uzun boylu, manken İman gibi olacak" derdi. Ben de çocuğun çok yemesindense, az ve öz yemesi gerektiğinin daha iyi olduğunu, böylece ilerde kilo sorunu olmayacağını düşünürdüm. Ancak yine de pek çok anne gibi yeterince yemediği için üzülmekten de kendimi alamazdım.

Bu işte bir terslik var
Çocuğun yememesinin bir diğer boyutu da sofradaki artan yiyecekler. Örneğin ben bu sabah kahvaltımı Ceren'in artan yumurtası, mısır gevreği ve peyniriyle yaptım. Ardından da içmediği vitaminini yutup, işe bomba gibi geldim! Esasında bunu her zaman yapmam ama nedense bu sabah çok iştahlıydım. Yani sizin anlayacağınız bizim evde kızımın yemedikleriyle bir kişi daha doyabiliyor. Bu söylediklerimden, onun porsiyonlarını abarttığımı düşünmeyin sakın. Hiç yemediği için oluyor bütün bunlar.

Pek çok annenin fazla kilolarının, çocuklarının artanlarını yemekten kaynaklandığını da herkes biliyor herhalde. "Aman boşa gitmesin, burada da bir lokma kalmış atıvereyim ağzıma" derken bir bakıyorsunuz ki, kilolar almış başını gidiyor ve ne kadar rejim yapsanız da bunları eritemiyorsunuz. Eritemezsiniz, çünkü bu küçük lokmalarla bir şey yemiyormuş gibi görünüyorsunuz ama onlar "damlaya damlaya kilo oluyor." Kilolar konusunda ben henüz ipin ucunu kaçırmış değilim ama gelecek vaadettiğim söylenebilir...

Ceren'in bebekliğinden beri hep düşünürüm, bu durumda bir terslik var diye. Çünkü çocuklar tam ihtiyaçları olduğu gelişim dönemlerinde yemek seçiyorlar ve yararlı pek çok yiyeceği yemiyorlar. Ne zamanki yetişkin oluyorlar ve artık beslenmelerinde bazı şeyleri kısmaları gerekiyor, o zaman da bir iştah bir iştah... Sizce de bir terslik yok mu bu işte?

Kızım şimdi yine her şeyi yemiyor ama en azından aldığı besinler çeşitlendi. Ve yemek sırasındaki olaylar çoğu zaman yukarıda sözünü ettiğim gibi gelişse de artık doktorun haklı olduğunu gördüm. Kızımın ince ve narin fiziği doğrusu çok hoşuma gidiyor. Bir zamanlar yemiyor diye üzülürken, şimdi inşallah genç kız olduğunda da böyle olur diyorum.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır