Yani, güneş de Türkiye'de tutulacak.
Tarih de belli:
11 Ağustos 1999 Çarşamba..
Öğleden sonra saat 14.00 sularında Karadeniz kıyılarında görünmeye başlanacak tutulma, 20.25 dakika içinde güneydoğuya kayarak Türkiye'yi terk edecek..
Sonra Suriye, İran, Irak gibi komşularımızda da görülecek ama, onların tutulması hiçbir zaman bizim tutulmamızın yerini tutmayacak.
Güneş en iyi biz de tutulacak..
Oysa, bir zamanlar güneş sadece doğudan doğar idi.
Sezen Aksu da, bu keyfiyeti şarkılarında başlık yapmış ve "güneş doğudan yükselir" demiş idi.
Henüz doğudan "batma" noktasına gelmediyse de tutulma aşamasına gelmiştir.
Ve bu aşama, memleketimiz için asla süpriz değildir.
Ne güneşleri karartan, ne ışıkları söndüren, "Hiçbir şeyden korkmadı aydınlıktan korktuğu kadar" dedirtecek yığınla insanı barındıran bu coğrafyada "tam tutulma, mukadderdir."
Lakin, yine de şükretmeli 11 Ağustos tutulmasına ki, Türkiye'nin dönemsel olarak en kısa karanlığı olarak tarihe geçecektir.
En kısa, çünkü sadece 2 dakika...
Olay şöyle olacak;
Ay, öğle saatlerinde, güneşi bir kenardan başlayarak örtmeye başlayacak.
İlk sürecin adı parçalı tutulma...
Bundan yaklaşık bir saat yirmi dakika sorda da tam tutulmaya girilecek.
O gün, tam tutulmanın izlenebileceği Bartın-Cizre hattında, güpegündüz gece olacak...
Hava geceymiş gibi karacak. Gökyüzüne bakıldığında yıldızlar görülebilecek.
Tam o sırada gökyüzünü gözlediğiniz, kadar çevrenizdeki hayvanları ve bitkileri de izlemeye çalışın...
Onlar gerçekten gece oldu sanacaklar.
Bazı bitkiler çiçeklerini kapatacak, bazı hayvanlar uykuya dalacak...
Ama bu en kısa gece, bittiğinde en çok onları şaşırtacak.
Bartın-Cizre hattının, yani Türkiye'yi kuzeybatıdan, güneydoğuya kateden hattın dışında da, ilginç olaylar yaşanacak.
Tam tutulma hattında güneşin tamamı örtülürken birçok kentte yüzde 90'ların üzerinde karanlık görülecek...
Yani parçalı tutulma..
Parçalı tutulmanın izlendiği kentlerde, örneğin İstanbul'da yere baktığınızda binlerce, onbinlerce "ışıktan hilal" göreceksiniz.
Çünkü, parçalı tutulma sırasında ağaçların yaprakları arasından sızan ışıklar, yere hilal biçiminde yansıyacak...
Güneş tutulması neden bu kadar önemli?
Çünkü, bir insanın tüm yaşamı boyunca yalnızca bir kere tanık olabileceği muhteşem bir astronomi olayı da ondan..
Parçalı tutulmalar daha sık yaşansa da, tam tutulma ender görülen bir vaka..
Üstelik, o tam tutulma da yerkürenin yalnızca dar bir şerintide izlenebiliyor.
Şansa bakın ki, o dar şerit bu kez Türkiye'den geçiyor..
Bunun neresi şans diyenlere de deriz ki; karanlığın iki dakika -yalnızca iki dakika- sürmesi derslerle dolu bir şans değil de nedir?
Vaktiyle, Turhan Selçuk, "Abdülcanbaz'ın Maceraları"nda dünyanın kendi etrafında dönüşünü durdurmuştu. Dünyanın bir yüzü hepten karanlıkta kalmıştı.
Sonra da dondurucu soğuklar başgöstermişti... Hayatın sonu gelmek üzereydi ki..
Abdülcanbaz, insanlığı kurtardı..
Maceranın yayınlandığı tarih nedense 12 Eylül dönemiydi..