kapat

27.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


Ormanlar.. İnsanlar.. Devlet..

'Başkan' dedim, Bedrettin Dalan'a telefonda.. "Acilen bir yemek yiyip sohbet etmemiz gerek!.."

Kalktım gittim.. Çalışma salonunu (Odası değil) bir ormana çevirmiş.. Çepe çevre ağaçların arasında yaşıyor.. Köşede, bir minik çağlayanı bile var.. Sular kayaların üzerinden şırıl şırıl akarken müthiş bir müzik yaratıyor..

Benim evimin salonu da öyle.. Yarısı sanki balta girmemiş orman.. Uzanıp, okuduğum divan bu minik ormana bakıyor. Ben de o minik çağlayan yok. Onun yerinde CD çalarda dizilmiş doğa sesleri var.. Kuş sesleri.. Su sesleri.. Balina, yunus sesleri.. 34 milyon liraya buldum, 10 CD'lik bu seti.. İnanın nasıl dinlendirici..

Niye ayrıntı veriyorum..

Dalan'ın da, benim de en büyük merakımız yeşil.. Ağaç.. Orman!..

Askerliği beraber yaptığımız Mamak Keçikıran'da adımıza ektiğimiz ağaçlar var..

Dalan'la ormanları konuşacağız.. O belediye başkanı iken çok radikal bazı eylemlere girişmişti. Ben de desteklemiştim.. İkimiz de orman ve vatan haini ilan edilmiştik..

"Anlat bakalım başkan, şu orman işlerini" dedim..

Anlatmaya başladı..

İşte size notlar..

"Türkiye'de orman sorunun çözümü, Anayasa'nın 169 ve 170'inci maddelerini kaldırmaktan geçer.."

"Bugün ormanları 140 bin korucu koruyor.. Gerçekten korusalar keşke.. Ama mümkün değil.. Kaçak rantı büyük. Rüşvet de büyük.."

"1942'de çıktı ilk orman yasası ve ormanlar devletin oldu. O zamana kadar, insanlar sahip oldukları ormanları kendileri korurlardı canları gibi.."

"Kayıtlara bakın.. 1936'da Tunceli'de orman var. Ormanın sahibi içine izinsiz giren avcıyı vurmuş.. Bugün 4 milyon lisanslı avcı orman içlerinde fink atıyor."

"Ormanın baş düşmanı keçilerin Avrupa sınırı Edirne'de başlar.. Ordan ötede keçi bulamazsınız. Türkiye'de keçi vatandaşın, orman devletindir. Tam tersini yapacaksın. Bir yasa çıkaracaksın. Orman vatandaşın, keçi devletin olacak.."

"Vatandaşın derken, sadece işletmesi.. Toprak devlette kalacak. Anlaşmaya, kurala uygun işletmeyenin elinden derhal alınacak. Devlet de, devletleştirdiği keçileri derhal ete çevirip, içe dışa satacak. Keçi ve orman bir arada olmaz."

"Orman işletmesi özel teşebbüse verilince, 140 bin Orman Korucusunu eğitimden geçirip polis yapacaksın. Burada da bir sorun yaşanmayacak."

"Dünyada en kolay yanan şey, sararmış buğday başaklarıdır. Siz hiç buğday tarlası yangını duydunuz mu?.."

"Ormanlar, genelde toprağın en pahalı olduğu yerlerde yanıyor, neden acaba?.."

"Finlandiya 300 bin kilometre kare bir devlet.. 200 bin metrekaresi orman.. Türkiye yuvarlak hesap 800 bin kilometre kare.. Bizim de 200 bin kilometrekare ormanımız var. Finlandiya 10 milyar dolar orman ürünü ihraç ediyor. Biz 2 milyar dolar ithal ediyoruz. Peki niye?.."

"Devlet ormanı koruyamıyor.. Acemi anneler vardır. Yeni doğan bebeklerini her şeyden korumak için koynuna alır, sonra üzerine yatarak boğar öldürür. Devletin ormanı koruması da böyle.. Boğup öldürüyor."

"Devlet ormanı işletemiyor da.. O zaman bu işi vatandaş yapmalı.. Toprak devletin. Koruma ve İşletme vatandaşın.. Bakın bakalım bir metre orman yanıyor mu?.. Bakın ormanlar nasıl büyüyor.. Bakın ormandan ne milyar dolarlar geliyor."

"Bir de anakentler civarındaki ormanlar var. Bunlar yangınla, kesimle gecekondulaşmaya açılıyor. Biz 3194 sayılı yasanın çıkmasını sağladık. 'Dalan Yasası' dediler adına.. Bu yasa ile, yüzde 6 yapılaşma izni vererek ormanı özel korumaya aldık. 300 metre kare bina yapan, 5 dönüm ormanı koruyor. Dünyada böyle.. Anayasa mahkemesi yasayı iptal edince uygulama durdu. Şimdi bakın İstanbul'a.. Boğaz'a.. Bu iptal edilen yasa ile vatandaşın korumasına verilen yerler dışında her santim gecekondu.. Kimin haklı olduğu kısa zamanda ortaya çıktı."

"Bugün anakentlerde iki yerde yeşil kaldı.. Askeri araziler ve mezarlıklar.. Demek ki, büyük şehirler civarında ormanı korumanın bir yolu da, buraları mezarlık olarak planlamak.."

***

Bedrettin Dalan'a durup dururken gitmedim tabii.. Türkiye iki Millenium Üniversitesi'ni tartışıyor bugün.. Dünyanın gıpta edeceği iki kampusu.. Bunlar ormanı yok mu edecekler, koruyacaklar mı?..

Ben vatan hainiyim de..

Siz ne dersiniz?..

Özürler!..

Cumartesi köşemizde iki kaza var. Birisi artık alışılagelen.. Tatil Keyfi'nin yazarları Hakan ile Utku'nun imzaları "GENE" unutuldu. Sakınılan göze çöp batar. Ben Hakan ile Utku'ya ne kadar özen gösteriyorsam, o kadar hata oluyor. Kusura bakmayın çocuklar..

İkincisi..

Amerika ve Futbol başlıklı yazımız.. O yazı, sadece ve sadece son cümlesi için yazıldı. Gazetede bütün yazı var.. Son cümle yok.. Şimdi tamamını okuyunca, daha iyi anlayacaksınız..

***

Los Angeles'da oynanan Bayanlar Dünya Şampiynası final maçının reytingleri açıklandı.

13.3!..

Bu şimdi ne demek, iyi anlatmak için karşılaştıralım. New York Nicks ile San Antonio Spurs arasındaki NBA finallerinin ortalama reytingi 11.3!.

1994'te gene Los Angeles'da oynanan Erkekler Dünya Kupası finalinde 12.8!..

Geçen yıl Paris'te oynanan Dünya Kupası'nda 6.9!..

Yani Amerikalılar'ın en çok izledikleri futbol, kadın futbolu..

Bu neyi gösteriyor peki?..

Amerikalılar'ın futboldan anlamadığını..

Ne Milli Eğitimmiş?..

"Söylesem tesiri yok Sussam gönül razı değil.."

Sabaha kadar bunu söyledim kendime.. Ortaköy'de otururken gözü yaşlı bir anne..

Kızı üniversite sınavlarını parlak bir puanla kazanmış..

Niye ağlıyor peki?..

Kız, Beşiktaş Kız Lisesi'nde okuyor. Son sınıfı geçmiş.. Lise 2'den kalan tek dersi var. Onun için bunca emek, bunca işkence sonunda kazanılan puanlar yanacak?..

"Ağustosa bütünleme var, girsin" dedim..

"O bütünleme son sınıflar için.. Lise 2'den kalan dersin sınavı şubatta" dedi..

Yahu bu nasıl inanılmaz bir rezilliktir?..

Şubattaki bütünleme ne işe yarar?..

Peki kime soracağım bunu..

Beşiktaş Kız Lisesi müdürüne mi?..

İstanbul milli eğitim müdürüne mi?..

Yoksa milli eğitim bakanına mı?..

Sorsam ne olacak?..

Kılları kıpırdamaz.. Kendi kızları değil ki..

Gazeteler her gün üniversite sınavları yüzünden bunalıma giren gençlerin intihar haberleri ile doluyken, tek ders sınavını alay eder gibi şubata koyanlara sorsak ne olacak ki?..

Bir milli eğitim ki, görevi gençleri öldürmek.. Canını alamazsa, ruhen yok etmek..

Hoş geldin!..

'Hoşgeldin Namoğlu.. Hoş geldin Beşiktaş'ın yeni Emniyet Müdürü.. Ama ne olur 'Hoş' gelin" diye yazmıştım ya..

Ünal Özüak uğradı Sabah'a, yazının çıktığı gün ve bir anısını anlattı.

İkisi de mimar ya.. Behruz Çinici ile Şah zamanında İran'a gitmişler, bir mesleki iş için..

Ve gittikleri gün dikkatlerini çekmiş..

İranlılar gelirken değil, giderken "Hoş geldiniz" diyorlar adama..

Yani lafın gelişi değil.. Önce nasıl geldiklerine bakıyorlar.. Sadece "Hoş" gelene, "Hoş geldiniz" diyorlar!..

İyi mi?..

SEVDİĞİM LAFLAR
İnanırsanız, bazı şeyleri başarabilirsiniz. Ana inanmazsanız, hiçbir şey yapamazsınız.

Samuel Butler (1835-1902)

BİZİM DUVAR
Hükümet geri adım atmıyor. Nasıl atsın.. Arkası uçurum!..

Hakan & Utku

TEBESSÜM
- Sahte sarışınla Boeing 747'nin nesi ortaktır?.

- Kara kutuları..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır