|
|
"İran'la kriz hiç bitmedi ki!"
Demirel, Ecevit'in İran'la gerginliğe neden olduğu yorumuna karşı "Başbakan'ın ifadelerini doğru buluyorum" dedi
Ankara -İskenderiye - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, İran ile gerginliğin eksik olmadığını belirterek, "Ama gerginlikte ne İran'ın yararı var, ne bizim yararımız var" dedi.
Günübirlik çalışma gezisi için Mısır'a gelen Demirel, uçakta gazetecilerin İran'la ilgili sorularını yanıtladı. Demirel, Fas Kralı'nın cenaze töreninde İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile görüştüğünü hatırlatarak, "Mevcut gerginliği konuştunuz mu?" diye soran bir gazeteciye "Hayır, o tip yerlerde ihtilaftan daha çok müşterek şeyler konuşuluyor" dedi. Demirel, "Başbakan'ın açıklamalarından İran ile ilgili bir gerginlik doğduğu havası var" değerlendirmesinde bulunan bir gazeteciye de şu karşılığı verdi:"İran ile gerginlik eksik olmuyor ki... Ama gerginlikte ne İran'ın ne bizim yararımız var, açıkçası. Ama tabii ki, Türkiye'nin bütün bu olup bitenlere hiçbir şey dememesi olmaz. Sayın Başbakan'ın ifadelerini uygun buluyorum."Demirel, "İran'ın Suriye'nin yerini almış olması nedeniyle geçen Ekim ayında Suriye'ye uygulanan baskı türü, İran için de söz konusu olabilir mi?" sorusuna ise "Hadiseler farklı, şartlar farklı, durumlar farklı, çözümler farklı" yanıtını verdi. "Nasıl bir çözüm olacak?" sorusu üzerine de Demirel, "Zaman içinde birçok şey bir çözüme kavuşur" dedi.
Demirel, gezisine katılan yabancı basının Türkiye'deki bazı temsilcilerinin soruları üzerine , Türkiye ile İran'ın iki komşu olduğuna işaret etti. Demirel, "Problemler ne olursa olsun hep barışçı yöntemle çözdük" karşılığını verdi. Demirel, "Suriye gibi bir durum olur mu?" sorusunu ise "Şimdilik değil" diye cevaplandırdı.
Her önüne gelen...
Demirel, bir başka soru üzerine, Ortadoğu'daki meselelerde Türkiye'nin hiçbir hesabı ve kompleksinin olmadığını vurguladı. Demirel, şöyle devam etti: "Türkiye'nin rahatlığı da burada. Rahatlığı da dürüstlüğünden ileri geliyor. Biz ne istiyoruz? Biz, ufak hesapların peşinde değiliz. Eğer Ortadoğu barış süreci başarı ile sonuçlanırsa, burada herkesin menfaati vardır. Türkiye'nin de menfaati vardır. 'Başarı ile sonuçlanırsa bizim şu kayıplarımız olur' gibi, 'nüfuz kaybımız olur' gibi bir kaygımız yok. Olmayınca, biz yapıcı bir rol oynamada fevkalade rahat ve etkiniz. Bu, bizim kredibilitemizi arttırıyor." Demirel, "Arabuluculuk yok mu?" sözleriyle araya girilmesi üzerine de, "Hayır. Arabuluculuk laflarını sevmem. Aslında yapıcı rol oynamak, arabulucuküstü bir rol oynamaktır" dedi. Demirel, Kuzey Irak'ta bir gelişme olup olamadığının sorulması üzerine, "Kuzey Irak'ta şu anda bir gelişme yok, yani eskisinden farklı bir şey yok. Daha doğrusu, yeni bir durum yok" dedi."ABD Dışişleri Bakanı Albrıght, Talabani ve Barzani ile görüştü. Bir şey mi var orada?" sorusuna Demirel, şu karşılığı verdi:"Satranç tahtasıdır ve belli taşlar var. Bu taşları her zaman için şöyle veya böyle oynamak mümkün. Ve zaman da ona müsait. Zaman zaman taşlar böyle, zaman zaman öyle oynanıyor."Demirel, "Kim oynuyor?" sorusuyla araya girilmesi üzerine gülerek, "Önüne gelen" yanıtını verdi. Demirel, "ABD dahil mi buna?" sorusu üzerine de şunları söyledi:"Ona girmek istemiyorum, fakat bizim açımızdan değişen bir şey yok. Şöyle yok: Kuzey Irak hala kimsenin nüfuzunun olmadığı bir yerdir. Hala orada değişik gruplar vardır. Hala orası PKK'nın üssü olarak kullanılmaktadır. Hala Türkiye'yi rahatsız etmektedir ve hâlâ oradaki halkın güvenlik içinde olması, Türkiye'nin de meselesidir."
İRAN: Ecevit tırmandırıyor 'Özür dileyin'
İRAN İslam Cumhuriyeti'nin en etkili kurumlarından biri olan Uzmanlar Kurulu Sözcü Yardımcısı Ayetullah İbrahim Amini-Necefabadi, Kum kentinde verdiği Cuma namazı vaazında, Türkiye'nin "son sınır saldırısı sonucu iki kişinin şehit olması nedeniyle özür dilemesi gerektiğini" öne sürdü. Ayetullah'ın Türkiye ilgili konuşması şöyle:
"Türk savaş uçağının oturma alanı olan bölgeye talihsiz bir saldırısı oldu. İran'ın iç sorunlarından kaynaklanan bir fırsatı avantaj olarak kullanıp bu suçu işlemişlerdir. İran insanı, Türkiye'nin ya da Türk ordusunun, ortada bir sebep yokken İran İslam devletine böyle bir saldırı gerçekleştirmesini beklemezdi. Toplumumuz oldukça öfkelidir. "
"Ordumuz çok sabırlı"
"Bu çok çirkin bir harekettir. Devlet Başkanı, insanlarının büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülke, İsrail ve Amerika'nın talebiyle komşu bir ülkeye saldırmıştır. Bu çok, çok çirkin ve aşağılık bir harekettir. Bizim ordumuz, hava kuvvetlerimiz misilleme yapamayacak değildir elbette. Ancak sabır gösterdiler. Onların bu sabrına teşekkür ediyorum. Türk yetkililerini uyarırım ki; Amerika ve İsrail'i hoşnut etmek için komşu bir ülkeye saldırmak hiç de çıkarlarına olmayacaktır. (Türk yetkililer) Allah dersinizi verecektir. Ve böyle şeyleri bir daha yapamayacaksınız. Olanlardan özür dilemelisiniz."
"Ecevit sorumsuz"
Tahran Radyosu da, dün 14.00'deki (TSİ 12.30) öğle haberlerinden sonra yayınladığı siyasi yorumda, "Türkiye Başkanı Bülent Ecevit sorumsuzca bir açıklama yaparak, İran'ı Türkiye'deki ayrılıkçı Kürtleri desteklemekle suçladı" dedi. Bu tip suçlamaların öncülüğünü genellikle Türk basınının yaptığı ileri sürülen yorumda, "Ama bu kez gerginlik peşinde olan Türkiye başbakanının kendisidir. Şahsen bu alana girmiştir ve Türkiye devleti tarafından bir teknik heyetin Tahran'a gelmesi beklendiği sırada diplomatik olmayan bir tutum takınmıştır" iddiasında bulundu.
Daha önceki benzer "sınır ihlali iddialarını başta reddeden Türkiye'nin", incelemeler sonucunda tazminat bile ödediği ileri sürülen yorumda, "dolayısıyla karşılıklı inceleme heyetlerinin çalışmaları başlamadan önce Türkiye Başbakanı'nın İran'ı PKK'yı desteklemekle suçlaması tam bir önyargıdır" ifadesi kullanıldı. Türkiye'nin bölgede "jandarma rolü oynamak istediği" iddia edilen Yorumda ayrıca, "Doğaldır ki, bu genişlikte ve çeşitlilikte bir bölgeyi denetlemek, esasen yutulamayacak bir lokmadır. Dolayısıyla Ecevit'in durumu karşısında, üzüntümüzü bildirmek ve uyarmaktan başka bir çare yoktur" ifadesi kullanıldı.
Tehlikeli oyun
Öte yandan Tahran'da yayın yapan molla yanlısı Kayhan gazetesinde yer alan bir yazıda da Türkiye'ye eleştiriler yağdırıldı.
Yazıda, "Ankara hükümetinin oynadığı, Allah'ın yasakladığı tehlikeli bir oyundur. Kor, ateşe dönüşürse, bundan her iki taraf da zararlı çıkacak, Amerika ve onun uydusu İsrail'in Siyonist rejimi olacaktır" ifadeleri yer aldı.
UÇAN BABA
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in günlük programı yoğun temposuyla adeta baş döndürüyor. Geçen haftasonunda sık sık Ankara dışına çıkan Cumhurbaşkanı, önceki gece 02.10'da Fas'dan döndü, sabah da Mısır'a gitti. Ankara'da olduğu zamanlarda Türkiye'nin dört bir köşesinden gelerek, sorunlarını, dileklerini ileten heyetleri kısa zaman aralıklarıyla kabul eden Demirel'in geçen haftasonundan itibaren gerçekleştirdiği Ankara dışı programların yoğunluğu dikkat çekti. Demirel 22 Temmuz öğle saatlerinde Kocaeli'ye gitti ve Tersane Komutanlığı'nda gemi devir-teslim ile sancak verme törenlerine katıldı. Öğleden sonra Ankara'ya gelen Demirel, akşam İstanbul'a gitti, "Doruktakiler 98" törenine katıldı. Demirel, 23 Temmuz'da İstanbul'da önce MGK'ya, ardından da Harp Akademileri Töreni'ne katıldı.
Mısır'a gitti
Cumartesi günü İstanbul'dan Ankara'ya gelen Demirel, saat 15.45'te Kızılay'da miting düzenleyen Türk-İş Başkanı Bayram Meral ve Emek Platformu üyelerini kabul etti. Demirel, Pazar günü ise sabah saat 09.15'te Fas Kralı Hasan'ın cenaze törenine katılmak üzere Esenboğa'dan Rabat'a gitti. Demirel, cenaze törenine katıldıktan sonra aynı gece Rabat'tan hareket etti ve saat 02.10'da Ankara'ya ulaştı. Sabaha karşı Fas'tan gelen Cumhurbaşkanı, birkaç saatlik dinlenmeden sonra, ayağının tozuyla günübirlik ziyaret için sabah 11.00'de Mısır'a hareket etti. İskenderiye'nin Nusha Havaalanı'nda Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek tarafından samimi bir şekilde karşılanan, ardından Ras El Tin Sarayı'nda resmi törenle karşılanan Demirel, Mübarek'le görüştü, ardından heyetlerarası görüşmelere katıldı. Demirel 12 anlaşma ve protokol ün ele alındığı görüşmelerin ardından gece saat 21.45'te Ankara'ya hareket etti.
Hızına yetişemediler
Demirel, hızına ayak uyduramayan basın mensuplarına da takılmadan edemedi. Baba, Fas'ta kendisini izleyen gazetecilerin, ertesi gün Mısır gezisine katılmadığını görünce, "Dünkü geziye benimle birlikte katılan yok. Olsaydı da bugün gelebilir miydi, bilmiyorum" dedi.
Ecevit: PKK'ya ileri ölçüde kucak açtılar
BAŞBAKAN Bülent Ecevit, İran'ın, terör örgütü PKK'ya eskisinden daha çok kucak açtığını bildirdi.
Ecevit, İran'la ilgili gelişmeleri değerlendirmesini isteyen gazetecilere, sınırı aştığı iddia edilen iki Türk askerinin serbest bırakılmadığını söyledi. Erlerin bir an önce serbest bırakılması için gerekli işlemlerin yapıldığını belirten Ecevit, "Dün de söylemiştim, eğer böyle bir sınır aşma olayı olmuşsa herhalde kasıtlı değildir, kasıtlı olması söz konusu olamaz. İki askerimiz İran'ı istila etmeye kalkışacak değillerdir" dedi. Ecevit, bu olayın bir an önce olumlu bir şekilde kapanmasını beklediklerini ifade ederek, şöyle konuştu:
"PKK'nın Suriye'deki varlığı büyük ölçüde azaldı, fakat Suriye'nin yerini şimdi İran büyük ölçüde almış gözüküyor. PKK'ya kucak açıyor. Bu komşuluk ve dostluk ilişkileriyle bağdaşmayacak bir davranıştır. Bu konuda İran yönetimiyle aramızda görüşmeler sürecektir. İran'ın bir an önce gerçek dostluk ve dayanışma işbirliği sürecine girmesi konusunda Türkiye ile birlikte hareket edeceğini umarım. Biz hiçbir ülkenin içişlerine karışmayız ve topraklarımızda başka ülkelerin içişlerine karışma eğiliminde olan kuruluşlara, gruplara asla izin vermeyiz. Biraz da kendi içişlerinde yarattığı kargaşadan kaynaklanan bazı gelişmeler var. Dikkatler bu konu üzerine çekilmek isteniyor. İran'la aramızda görüşmeler oluyor. Bunu daha somutlaştırma gereği de açık. Çünkü dediğim gibi, son zamanlarda PKK'ya İran eskisinden çok, daha ileri ölçüde kucak açmış gibi görülüyor. Bunu da, komşuluk ilişkileriyle bağdaştıramıyoruz."
İran Büyükelçisi: Yapabileceğimin en iyisini yapıyorum
İRAN'IN Ankara Büyükelçisi Muhammed Hüseyin Lavasani, Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı. Lavasani, Dışişleri Müsteşar Vekili Büyükelçi Faruk Loğoğlu ile bir saat süren görüşmeden sonra "İki Türk askerinin salıverilmesi için yapabileceğinin en iyisini yapıyorum. Nüfuzumu kullanıyorum" dedi. Türk tarafının İran'a teknik heyet gitmesini kabul etmesinden mutlu olduğunu söyleyen Lavasani, böylece sınırda ne olup bittiğinin anlaşılacağını ifade etti. Lavasani "Eğer teknik heyettekilerin pasaportları Pazartesi gününe kadar hazır olmazsa, onları pasaportsuz olarak İran'a alabileceğimizi söyledim. Bu, iyi niyetimizin bir göstergesidir" diye ekledi. Lavasani, iki ülke arasında ikisi Ankara'da, ikisi de Tahran'da olmak üzere 4 yüksek güvenlik komitesi toplantısı yapıldığını hatırlatarak, iki tarafın da sıkıntılarını şikayette bulunmadan önce bu komitelere getirmesi gerektiğini söyledi. İran'ın, Türkiye ile Suriye arasında yaşanan gerginlik sırasında arabuluculuk yaptığını ve başarılı olduğunu da hatırlatan Lavasani, gazetecilere "Doğru olmayan şeyler beni rahatsız ediyor. Lütfen söylediklerimi iyi not alın" dedi. Lavasani gibi Dışişleri yetkilileri de, görüşmenin yararlı olduğunu bildirdiler.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|